KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2023/3398 E., 2025/11199 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/399 E., 2021/2013 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
517 kelime·3 dk okuma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Motorin içerisine katkı maddesi katılarak standartlara uygun olmayan kaçak akaryakıt ele geçirildiği, sanığın eyleminin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/11. maddesi kapsamında kaldığı halde, dosya kapsamına uymayan 5607 sayılı Kanun'un 3/12. maddesi gereği uygulama yapılması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Olay tutanağına göre, kolluk görevlileri tarafından, kapısı bulunmayan 1,5 metre duvar ile çevrili oto yıkama işyerinde, dışarıdan bakıldığında görünür vaziyetteki 6 adet mavi renkli plastik varillerin yanında bulunan sanığa sorulduğunda, içerisinde motorin bulunduğunu, tankerleri yıkama amaçlı kullandığını beyan etmesi üzerine, Cumhuriyet savcısının bilgisi ve talimatı ile plastik variller içerisindeki toplam 1.200 Lt. Kaçak akaryakıtı görevlilere rızaen teslim ettiği olayda.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 28.03.2017 tarih ve 2016/7-178 Esas, 2017/188 Karar sayılı kararında belirtildiği şekilde, "gizlenmiş bir şeyi bulmaya çalışma ve araştırma" anlamlarına gelen arama işleminin söz konusu olmadığı, dolayısıyla suçun delili ve konusunu oluşturan koku içeren akaryakıtın, görünür vaziyetteki plastik varillerden ele geçirilip muhafaza altına alınması işleminin hukuka uygun olduğu ve hukuka aykırı bir delilden söz edilemeyeceği gibi, sanığın kamuya açık nitelikteki kapısı bulunmayan iş yeri niteliği taşımayan yerde kaçak akaryakıtla birlikte yakalanması,
sanık ve kaçak akaryakıtın ele geçiriliş biçimi ile aşamalardaki tevilli ikrarı da dikkate alınarak, mahkumiyet hükmü kurulmasında ve suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi kapsamında, kovuşturma aşamasında sanığa suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katını ödemesi halinde etkin pişmanlıktan yararlanacağının bildirildiği anlaşılmakla birlikte,
sanığa kovuşturma aşamasında ihtarat yapıldığı ve sanığa kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katındaki tutarını ya da kamu zararını ödemesi için süre verildiği halde ödeme yapmayan sanık hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmemiş, bu nedenle Tebliğname'deki (1) ve (2) nolu bozma görüşlerine iştirak olunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Sanık hakkında hükmolunan hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53/1. maddesi gereğince hak yoksunluklarına hükmedilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/3398, K. 2025/11199, 25 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama