Karar Özeti
7. Ceza Dairesi 2023/4871 E. , 2025/1998 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/42 E., 2022/296 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma Katılan ... İdaresi vekilinin
Karar Detayı
7. Ceza Dairesi 2023/4871 E. , 2025/1998 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/42 E., 2022/296 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yönünden; katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteminin süresinde olmadığı anlaşılmıştır. Sanık ... müdafi ve sanık ...'in temyiz istemleri yönünden; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I- Katılan ... İdaresi vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; 02.06.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 13.07.2022 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, II- 34 ... 5613 Plaka Sayılı Nakil Aracının İadesi Yönünden; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık ... müdafii ve sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık ... müdafi ve sanık ...'in temyiz sebeplerinin reddiyle, nakil aracının iadesine ilişkin hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, III- Sanık ... müdafii ve sanık ...'in Mahkûmiyet Hükümlerine Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden; Sanıkların ticari miktar ve mahiyetteki 620 karton kaçak sigarayı naklederken suçüstü yakalanmaları, bozma öncesi alınan savunma içeriklerindeki ikrarları ve tüm dosya kapsamına göre; atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Sanık ...'ın talimatla sorgusu yapılırken, ifadesini asıl mahkemesinde vermek isteyip istemediği sorulmayarak, yüzyüzelik ve doğrudanlık ilkesinin gereği olarak kabul edilen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 196/2. maddesine aykırı davranılmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, 2.Sanıklar hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemi ile dava açıldığı halde, 5271 sayılı Kanun'un 226. maddesi uyarınca sanık ...'e ek savunma hakkı tanınmadan 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi yollaması ile aynı maddenin 5 ve 10. fıkraları gereği mahkumiyetine karar verilmesi, 3.Sanık ...'ın tekerrüre esas alınan adlî sicil kaydının 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin olduğu anlaşılmış olup, 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla; tekerrüre esas alınan dosyada uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı belirlendikten sonra sonucuna göre sanığın sabıkasının tekerrüre esas teşkil edip etmeyeceğinin tartışılmasında zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi, 4.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmalık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendilerine etkin pişmanlık hususunda usulünce ihtarat yapılmayan sanıklara etkin pişmanlık ihtaratında suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödedikleri takdirde cezada yapılacak indirim oranının "1/2" olacağının bildirilmesi gerekirken, sanıklara "1/3" oranında indirim yapılacağına dair ihtarat yapılmak suretiyle sanıkların yanıltılması ve bu itibarla ödeme yapmadıklarından bahisle haklarında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması, 5.5607 sayılı Kanun'un 3/5. maddesi uyarınca belirlenen 1 yıl 6 ay hapis ve 120 gün adlî para cezası üzerinden, aynı Kanun'un 3/10. maddesi uyarınca 1/2 oranında artırım yapılırken 2 yıl 3 ay hapis ve 180 gün adlî para cezası yerine, 2 yıl 6 ay hapis ve 180 gün adlî para cezasına hükmedilerek hesap hatası yapılması hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanık ... müdafi ve sanık ...'in temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 11.02.2025 tarihinde karar verildi.