KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2023/5502 E., 2025/14156 K.
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/295 E., 2016/454 K
- Suç
- 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye muhalefet
- Hüküm
- Ceza verilmesine yer olmadığı
- Tebliğname görüşü
- Onama İlk Derece Mahkemesi kararının, şikâyetçi vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde
Karar Detayı
366 kelime·2 dk okuma
Suç ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 61/A-1 maddesinde düzenlenen suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete tabi olup, .... ....şirketi vekilinin şikâyeti üzerine sanık hakkında marka hakkına tecavüz suçundan kamu davası açılmış ise de.
Marka hakkına tecavüz suçlarında şikâyet hakkı, münhasıran marka sahibine ait olup, tescilli markanın sahibi olan ve marka korumasından doğan hakları tecavüze uğrayan gerçek veya tüzel kişiler şikâyetçi olabilir. Başka bir ifade ile şikâyet hakkını kullanacak marka sahibi Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tutulan marka sicilinde, adına markanın tescil edildiği gerçek veya tüzel kişidir.
Şikâyet hakkı şahsa sıkı sıkıya bağlı bir hak olduğundan bu hakkın başkaları tarafından kullanılması mümkün değildir. Hak sahibi kişiler şikâyet tarihinde, şikâyette bulunma yetkisini veren vekâletname bulunmak koşulu ile avukatları vasıtasıyla da şikâyette bulunabilir.
Davaya vekâlet konusu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 71-83. maddelerinde düzenlenmiş olup, hem 6100 sayılı Kanun'da hem de 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda vekâletnamelerin herhangi bir şekil şartına bağlı olmadığı kabul edilmiştir. Şikâyet hakkını kullanma konusunda asıl olanın vekâlet verenin iradesi olduğu yönündeki ilke ışığında somut olaya gelince.
Dosya içerisinde mevcut olan ve ..... şirketinin yetkilileri tarafından ... irtibat bürosu yetkilisi ...’e verilen asıl vekâletnamenin içeriğinde “Bir gümrük süreci ya da başka bir süreci takip etme anlaşması vaka bazında mektup, faks veya e-posta iletişimi ile yapılacaktır.” şeklindeki kısıtlamanın bulunması ve Dairemizin 29.11.2022 tarihli tevdi kararına rağmen şikâyetçi firma vekilinin, sanık hakkında şikâyet hakkının kullanılması amacıyla ve şikâyet tarihini kapsar şekilde marka sahibi firma yetkilileri tarafından kendilerine verilmiş izin içeren mektup,