KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2023/5860 E., 2025/7197 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/63 E., 2022/275 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın ve nakil aracının müsaderesi
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
620 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.Soruşturma aşamasında etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanığa suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarının Devlet Hazinesine hüküm tarihine kadar ödendiği takdirde cezasında 1/2 oranında indirim yapılacağının ihtar edilmesi gerekirken, 1/3 oranında indirim yapılacağı ihtar edilmek suretiyle sanığın yanıltılması ve bu itibarla ödeme yapmadığından bahisle hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması,
2.Sanığın tekerrüre esas alınan adlî sicil kaydının 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin olduğu anlaşılmış olup, 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi,
yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla; tekerrüre esas alınan dosyada uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı belirlendikten sonra sonucuna göre sanığın sabıkasının tekerrüre esas teşkil edip etmeyeceğinin tartışılmasında zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi, bozmayı gerektirmiştir.
Açıklanan nedenlerle, sanık ve malen sorumlunun temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, 24.04.2025 tarihinde karar verildi.
(K.D.)
KARŞI OY
Sayın Daire çoğunluğuyla ihtilafım sanığın tekerrüre esas alınan ilâmı hakkında uyarlama yargılaması yapılıp yapılmaması gerektiğine ilişkindir.
İncelenen dosya kapsamında; sanığın tekerrüre esas alınan ilâmı Ağrı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.01.2014 tarihinde kesinleşen 06.10.2010 tarihli ve 2009/602 Esas, 2010/592 Karar sayılı ilâmdır.
Anılan dosyada sanığın eylemi suç tarihi itibariyle 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'un (4733 sayılı Kanun) 8/4. maddesi kapsamında yer almakla birlikte Mahkemece 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/5. maddesinden hüküm kurulmuş, anılan hükme sanığın temyiz talebinde bulunması üzerine Dairemizin 15.01.2014 tarihli ve 2013/6087 Esas,
2014/460 Karar sayılı kararı ile sanığın 4733 sayılı Kanun'un 8/4. maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeksizin hüküm tesisinin aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmadığı açıklamasıyla hükmün düzletilerek onanmasına karar verilmiştir.
Tekerrüre konu ilâm ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3/5. maddesinden neticeten hapisten çevrili 3.000,00 TL ve doğrudan verilme 20,00 TL adlî para cezasına hükmedilmiştir. Sanığa ait güncel adli sicil kayıtlarına göre de anılan ilamda sanığa verilen cezanın 21.04.2015 ve 10.04.2017 tarihlerinde yerine getirildiği anlaşılmıştır.
Bu açıklamalar ışığında;
Sanığın tekerrüre esas alınan ilâmı yönünden uyarlama yargılaması yapılması durumunda; eylemin 4733 sayılı Kanun 8/4. maddesi kapsamında olduğu, yapılabilecek tüm indirimler ile sanığın cezasının netice itibariyle hatalı olarak verilmiş olan mevcut ceza miktarından daha az olma ihtimalinin bulunmadığı, diğer taraftan 5607 sayılı Kanun'un 5/3. maddesindeki düzenlemeye göre de, etkin pişmanlık hükümlerinden istifade şartı olarak failin kaçakçılık suçundan mükerrir olmaması gerektiği, sanığın tekerrüre esas ilâma konu eylemin 4733 sayılı Kanun 8/4. maddesi kapsamında bulunduğu,
4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçuna ilişkin ilâmın da etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmediği hususları birlikte değerlendirildiğinde; sayın heyet çoğunluğunun tekerrüre esas alınan dosyada uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı belirlendikten sonra sonucuna göre sanığın sabıkasının tekerrüre esas teşkil edip etmeyeceğinin tartışılmasında zorunluluk bulunduğu yönündeki bozma görüşüne, yapılacak uyarlama yargılamasının sanığın hukuki durumunda bir değişiklik oluşturmayacağı düşüncesiyle usul ekonomisinin de gözetilmesi bakımından iştirak edilmemiştir.
24.04.2025
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/5860, K. 2025/7197, 24 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama