KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2023/5981 E., 2025/6071 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2013/271 E., 2015/709 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Beraat, mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
- Tebliğname görüşü
- Kısmî zamanaşımı nedeniyle düşme, kısmî bozma
Karar Metni
476 kelime·2 dk okuma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir oldukları, Gümrük İdaresi vekilinin katılma talebi hakkında karar verilmemiş ise de, açılan davaya katılabilecek surette suçtan zarar gören ve davaya katılma hakkı bulunan Gümrük İdaresi'nin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260. maddesi gereğince, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yollarının açık olduğu ve sanıklar hakkında kurulan hükümleri temyize hakkı bulunduğu ve sanık ...
Salih Erçel hakkında usulüne uygun olarak yapılan 24.08.2021 tarihli gerekçeli kararın tebliği üzerine yaptığı temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I.Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Sanıkların yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi ve 67/4. maddesi gereği 8 yıllık olağan ve 12
yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 66/1-e bendi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan, sanık ..., ... ve Berat Günal'ın savunmalarının alındığı 28.11.2014, 12.09.2014 ve 25.06.2014 tarihlerinden, sanıklar ... ve ... haklarında ise mahkûmiyet kararı verilen 09.11.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.
Açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili, sanıkların temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
II.Müsadere Kararına İlişkin Hüküm Yönünden
Dava konusu kozmetik malzemeler üzerinde ele geçen eşyanın kaçak yada taklit ürün olup olmadığına dair inceleme yapılmadığı görülmekle; ele geçen ürünlerin taklit üretim olup olmadığı ile birlikte yerli üretim ya da yabancı menşeli olup olmadığının ve yurda kaçak olarak girip girmediğinin şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi bakımından bu tür işlerden anlayan,
alanında uzman bilirkişi marifetiyle tespit edilerek eşyanın yabancı menşeli olduğunun anlaşılması halinde dosyaya ibraz edilen faturaları düzenleyen firma yetkililerinin beyanlarının alınması dosyaya sunulan faturaların firma defterlerinde kayıtlı olup olmadığının tespiti ile ithale kadar inilmek suretiyle dosyaya sunulan zincirleme menşei araştırmasının tamamlanması, ilgili Gümrük Müdürlüğünden gümrük giriş beyannamelerinin tüm ekleriyle birlikte getirtilmesi,
dava konusu faturalar ve tüm belgeler konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilerek cins, miktar, menşei ve sair özellikleri itibariyle ayniyet tespiti yaptırılması ve sonucuna göre ele geçen eşyanın müsaderesine edilip edilmeyeceğine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/5981, K. 2025/6071, 29 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama