KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2023/7454 E., 2025/4045 K.·K Anunyararınabozma
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mart 2025
- Mahkemesi
- İcra Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/15 E., 2021/18 K.
Karar Metni
593 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Temizlik ve Sanayi Ticaret Ltd. Şti. ŞİKÂYETÇİ : ...
SUÇ
5941 sayılı Kanun'a muhalefet
Görele İcra Ceza Mahkemesinin 01.10.2021 tarihli ve 2021/15 E., 2021/18 K. sayılı kararıyla, tüzel kişiliğin 5941 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, neticeten 27.310,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 13.03.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.03.2023 tarihli ve KYB - 2023/31926 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30.03.2023 tarihli ve KYB - 2023/31926 sayılı kanun yararına bozma isteminin;“Dosya kapsamına göre, her ne kadar Görele İcra Ceza Mahkemesinin 01/10/2021 tarihli kararı ile borçlu şirketin dava konusu çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verdiğinden bahisle, sanık sıfatı ile adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de;5941 sayılı Çek Kanunu'nun "Ceza sorumluluğu, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı" başlıklı 5. maddesinde yer alan "Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde ibrazında,
çekle ilgili olarak “karşılıksızdır” işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne kadar adli para cezasına hükmolunur...Bu suçtan dolayı açılan davalar icra mahkemesinde görülür ve İcra ve İflas Kanununun 347, 349, 350, 351, 352 ve 353 üncü maddelerinde düzenlenen yargılama usulüne ilişkin hükümler uygulanır..." şeklindeki düzenleme uyarınca bu suçun faili çek karşılığını ilgili banka hesabında bulundurmakla yükümlü olan gerçek kişi veya çek hesabı sahibinin tüzel kişi olması halinde bu tüzel kişinin mali işlerini yürütmekle görevlendirilen yönetim organının üyesi,
böyle bir belirleme yapılmamışsa yönetim organını oluşturan gerçek kişi veya kişiler olabileceği gibi, 5237 sayılı Kanun'un 20/2. maddesi gereğince de tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamayacağı, ancak suç dolayısıyla kanunda öngörülen güvenlik tedbirlerine hükmolunabileceği ile;
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 351/1. maddesinde yer alan "Şikayetçi dilekçe veya beyanında gösterilmiş olduğu delillerle bağlıdır." şeklindeki düzenleme uyarınca ve benzer bir olay sebebiyle Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 09/12/2014 tarihli ve 2014/11-301 esas, 2014/551 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, dava açan belge olması nedeniyle müşteki tarafından İcra Ceza Mahkemesine verilen şikayet dilekçesinin şüpheli veya şüphelilerin isimleri ile şikayete konu olaya ilişkin bilgileri içermesi gerektiği gibi, bu eksikliklerin sonradan mahkemece tamamlanması suretiyle yargılamaya devam edilemeyeceği hususları birlikte nazara alındığında;
Somut olayda, müşteki vekilinin 04/08/2021 tarihli şikayet dilekçesinde şüpheli olarak ... belirtilmekle birlikte, şüpheli şirketin yetkili veya yetkililerine söz konusu dilekçede yer vermediği, mahkemesince de bu yöndeki eksikliğin sonradan tamamlanması suretiyle yargılamaya devam edilemeyeceği gibi, her ne kadar sanık olarak şikayet dilekçesinde tüzel kişi gösterilmiş ise de, tüzel kişiye sanık sıfatıyla ceza yaptırımı da uygulanamayacağı, bu halde tüzel kişi hakkında açılmış olan davanın reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesindeki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden, Yerel Mahkeme tarafından, Dairemizin 22.05.2024 tarihli ve 2023/15713 E., 2024/5764 K. sayılı kararı doğrultusunda işlem yapılması gerektiği gözetilerek, istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Görele İcra Ceza Mahkemesinin 01.10.2021 tarihli ve 2021/15 E., 2021/18 K. sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/7454, K. 2025/4045, 17 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama