KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2023/9279 E., 2024/12071 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/506 E., 2022/382 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hükümler
- Beraat, mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesi
- Tebliğname görüşü
- Kısmî ret, kısmî onama
Karar Metni
596 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I- Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
III- Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak; 1.Sanık hakkinda 5607 sayılı Kanun'un 3/1. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra aynı Kanun'un 4/2. maddesi gereğince artırım yapılması ve belirlenen ceza üzerinden 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesinde düzenlenen değer azlığı indiriminin uygulanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, suretiyle 5237 sayılı Kanunun 61.maddesine aykırı davranılması,
2.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarih, 2015/398 Esas ve 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 10.01.2012 olduğu, iddianame düzenleme tarihinin 31.10.2013 olduğu,
Yüksekova 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/557 Esas, 2020/170 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 09.12.2011 olduğu, iddianame düzenleme tarihinin ise 24.04.2012 olduğu,
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, derdest ise dosyaların birleştirilmesi, kesinleşmiş ise dosyaların da aslının veya onaylı bir örneğinin bu dosya arasına alınması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanık ... katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 23.12.2024 tarihinde karar verildi.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/9279, K. 2024/12071, 23 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama