KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2024/2366 E., 2025/12164 K.·Bozma Üzerine
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/790 E., 2023/921 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet, müsadere
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
430 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. Sanık Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Bozma öncesi verilen 24.02.2015 tarihli hükmün katılan vekili ve sanık tarafından temyiz edildiği ancak katılan vekilinin temyiz isteminin suçta kullanılan nakil aracının müsadere edilmesi gerektiği ile sınırlı olduğu görülmekle aleyhe temyiz isteminin bulunmadığı anlaşılmış olup, bozma öncesi sanık hakkında 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve bu hükmün aleyhe
temyiz isteminin bulunmaması sebebiyle sanık lehine cezada kazanılmış hak teşkil edeceğinin gözetilmemesi suretiyle sanığın neticeten 2 yıl 11 ay hapis ve 1.320,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş olması hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği;
hükmün 4. bendinden sonra gelmek üzere "24.02.2015 tarihli hükümde sanık hakkında verilen mahkûmiyet kararı yalnızca sanık tarafından temyiz edilmiş olup aleyhe temyiz bulunmadığından ve bu durum sanık lehine 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca cezada kazanılmış hak oluşturduğundan, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi gereğince sanığın cezasının 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası üzerinden İNFAZINA," ifadesinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II. Suçta Kullanılan Nakil Aracının Müsaderesine Yer Olmadığına İlişkin Karar Yönünden
Diğer sanık Sinan Sevdim'in 18.06.2014 tarihli savunmasında, ele geçen kaçak sigaraların malen sorumlu ...'a ait olduğu şeklindeki beyanı ve malen sorumlunun daha önce farklı dosyalarda kaçakçılık eylemlerinin bulunması karşısında; malen sorumlunun iyiniyetli üçüncü kişi konumunda bulunmadığı ve nakil aracının müsaderesi gerektiği halde yazılı şekilde nakil aracının iadesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/2366, K. 2025/12164, 30 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama