Karar Özeti
7. Ceza Dairesi 2024/2536 E. , 2024/8566 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/640 D.İş SUÇ : 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na muhalefet KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıta
Karar Detayı
7. Ceza Dairesi 2024/2536 E. , 2024/8566 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/640 D.İş SUÇ : 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na muhalefet KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması 03.08.2016 - 20.11.2022 tarihleri arasında İstanbul ... ve .... Bankası A.Ş.'de çalışan sanık hakkında, görevden ayrılmadan önce 08.11.2022 tarihinde kendi kullanıcı adı ile indirmiş olduğu dosyaları darkweb niteliğindeki forumda, 25.02.2023 tarihinde iki ayrı excel dosyası olarak paylaşması nedeniyle başlatılan soruşturma ve yapılan yargılama neticesinde banka sırlarının açıklanması suçu nedeniyle hükmedilen 10 ay hapis ve 16.660,00 TL adlî para cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan karara karşı katılan vekili ve sanık müdafii tarafından yapılan itirazın, İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.10.2023 tarihli ve 2023/640 Değişik İş sayılı kararıyla reddine karar verilmesi suretiyle kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesi uyarınca, 18.03.2024 tarihli, 94660652-105-34-283-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.04.2024 tarihli ve KYB - 2024/34589 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.04.2024 tarihli ve KYB - 2024/34589 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/04/2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddî boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği nazara alınarak yapılan incelemede, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun "Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması" başlıklı 231/6. maddesinde yer alan, " Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için; a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması, c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi, gerekir. Sanığın kabul etmemesi hâlinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmez." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 12/09/2023 tarihli kararı ile özetle, sanık ...'in daha önce çalışmış olduğu katılan İstanbul Takas ve Saklama Bankası A.Ş.'ye ait bankacılık verisi niteliğini haiz belgelere ilişkin dosyaların authorname ve program isim bilgisini değiştirdiği ve breached.ve (darkweb) adlı underground formunda paylaştığı, atılı tespitlerin log kayıtları ile teyidinin sağlandığı, ''[email protected]'' isimli hesabının silinmiş olduğu, kurtarma bilgisine bakıldığında sonu 70 ile biten telefon numarasına tanımlandığının görüldüğü ve ...'in 0553 934 66 70 numaralı GSM hattını kullandığı, ''NTBNYEGIN01'' cihazına iki adet dosya dışında banka sırrı içeren dökümanların da indirildiği ve bazı dokümanların USB ve Gmail uzantılı e-posta adresi aracılığıyla banka dışına aktarıldığı, sanığın eylemlerinin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nda düzenlenen ''Sırların Açıklanması'' suçunu oluşturduğundan bahisle sanığın mahkûmiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de, Somut olayda, adı geçen katılan bankanın yargılama konusu eylemler sebebi ile yapmış olduğu adlî analiz amacıyla ödemiş olduğu 14.042,00 USD fatura bedeli nedeniyle uğramış olduğu zarar ile veri tabanlarında yapılması zorunlu değişiklikler nedeniyle katlanmak zorunda olduğu masraflar nedeniyle maruz kaldığı zararlar olduğunun katılan vekili tarafından belirtilmiş olması karşısında, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre basit bir araştırmayla tespit edilebilecek nitelikteki zarar miktarı belirlenerek sanığa tespit edilen bu zarar miktarını gidermeyi kabul edip etmeyeceğinin sorulması suretiyle sonucuna göre sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, merciince itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Katılan bankanın yargılama konusu eylemlerin adli analizi amacıyla ödemiş olduğu fatura bedelinin, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin altıncı fıkrasının (c) bendinde belirtilen zararlardan olmadığı anlaşılmakla; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.10.2024 tarihinde karar verildi.