Karar Özeti
7. Ceza Dairesi 2024/2632 E. , 2025/13686 K. "İçtihat Metni" HÂKİMLİĞİ : Denizli 2. Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2023/7926 Değişik iş KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulm
Karar Detayı
7. Ceza Dairesi 2024/2632 E. , 2025/13686 K. "İçtihat Metni" HÂKİMLİĞİ : Denizli 2. Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2023/7926 Değişik iş KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İhracata konu bedelin yurda getirilmemesi suretiyle 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun’un 3/3. maddesine muhalefet etmekten kabahatli ... hakkında, 9.950,00 Türk lirası idarî para cezası uygulanmasına dair Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 30.01.2023 tarihli ve 2023/166 idarî yaptırım defter, 2023/127 sayılı idarî yaptırım kararına karşı yapılan başvurunun reddine ilişkin Denizli 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 25.09.2023 tarihli ve 2023/1128 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın Denizli 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 11.10.2023 tarihli ve 2023/7926 değişik iş sayılı kararıyla reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 07.03.2024 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.04.2024 tarihli ve KYB-2024/31772 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.04.2024 tarihli ve KYB-2024/31772 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...Her ne kadar kabahatli ... hakkında 31/03/2020 tarihli ve 203413 00... 3 sayılı Gümrük Beyannamesi ile yapmış olduğu ihracata ait 46.553,40 Euro tutarındaki bedeli 180 gün içinde yurda getirmediğinden bahisle 1567 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 9.950,00 Türk lirası idarî para cezasına yönelik başvurunun reddine karar verilmiş ise de; İlgili mevzuat incelendiğinde; 1567 sayılı Kanun'un 3/1. maddesinde yer alan, "Cumhurbaşkanının bu Kanun hükümlerine göre yapmış olduğu genel ve düzenleyici işlemlerdeki yükümlülüklere aykırı hareket eden kişi, üçbin Türk lirasından yirmibeşbin Türk lirasına kadar idari para cezası ile cezalandırılır." şeklindeki, Anılan Kanun'un 3/3. maddesinde yer alan, "Her türlü mal, kıymet, hizmet ve sermaye ithal ve ihraç edenler veya bu işlere aracılık edenlerden bu işlemlerinden doğan alacaklarını 1 inci maddeye göre alınan kararlardaki hükümlere göre ve bu kararlarda tayin edilen süreler içinde yurda getirmeyenler, yurda getirmekle yükümlü oldukları kıymetlerin rayiç bedelinin yüzde beşi kadar idarî para cezasıyla cezalandırılırlar. İdarî para cezasına ilişkin karar kesinleşinceye kadar alacaklarını yurda getirenlere, birinci fıkra hükmüne göre idarî para cezası verilir. Ancak, verilecek idarî para cezası yurda getirilmesi gereken paranın yüzde ikibuçuğundan fazla olamaz." şeklindeki, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara ilişkin 04/09/2018 tarihli ve ... nolu Tebliğin 3. maddesinde yer alan, "Türkiye'de yerleşik kişiler tarafından gerçekleştirilen ihracat işlemlerine ilişkin bedeller, ithalatçımın ödemesini müteakip doğrudan ve gecikmeksizin ihracata aracılık eden bankaya transfer edilir veya getirilir. Bedellerin yurda getirilme süresi fiili ihraç tarihinden itibaren 180 günü geçemez...." şeklindeki, Anılan Tebliğ'in "Hesap kapatma, ihbar ve ek süre" başlıklı 8. maddesinde yer alan, "(1) Ticari amaçla mal ihracında, bedelleri yurda getirilme süresi içinde gelen ihracat ile il gili hesaplar aracı bankalarca kapatılır. (2) Süresi içinde kapatılmayan ihracat hesapları aracı bankalarca 5 iş günü içinde muamelenin safhalarını belirtecek şekilde yazılı olarak ilgili Vergi Dairesi Başkanlığına veya Vergi Dairesi Müdürlüğüne ihbar edilir. (3) İlgili Vergi Dairesi Başkanlığınca veya Vergi Dairesi Müdürlüğünce, ihbarı müteakip 10 iş günü içinde ilgililere hesapların kapatılmasını teminen 90 gün süreli ihtarname gönderilir. Bu süre içinde hesapların kapatılması veya 9 uncu maddede belirtilen mücbir sebep hallerinin ya da haklı durumun belgelenmesi gereklidir ..." ve Anılan Tebliğ'in "Mücbir sebep halleri" başlıklı 9. maddesinde yer alan,“(1) Mücbir sebep kabul edilebilecek haller; a) İthalatçı veya ihracatçı firmanın infisahı, iflası, konkordato ilan etmesi veya faaliyetlerini daimi olarak tatil etmesi, firma hakkında iflasın ertelenmesi kararı verilmesi, şahıs firmalarında firma sahibinin ölümü, b) Grev, lokavt ve avarya hali, c) İhracatçı veya ithalatçı memleket resmi makamlarının karar ve işlemleri ya da muhabir bankaların muameleleri dolayısıyla hesapların kapatılmasının imkânsız hale gelmesi, ç) Tabii afet, harp ve abluka hali, d) Malların kaybı, hasara uğraması veya imha edilmesi, e) İhtilaf nedeniyle dava açılması veya tahkime başvurulması, Mücbir sebep hallerinin tevsiki; (a) ve (e) halinin yetkili mercilerden, (b) ve (ç) halinin, ithalatçının bulunduğu memleketin resmi makamlarından veya mahalli odaca tasdik edilmiş olmak kaydıyla alıcı veya ithalatçı firmadan (harp ve abluka hali hariç), (c) halinin resmi makamlarımızdan, ithalatçının bulunduğu memleketin resmi makamlarından veya muhabir bankalardan, (d) halinin ise sigorta şirketlerinden, uluslararası gözetim şirketlerinden veya ilgili ülke resmi makamlarından alınmış belgelerle tevsik edilmesi şarttır. (2) Mücbir sebep halleri ile ilgili olarak yurtdışından temin edilecek belgelerin dış temsilciliklerimizce veya Lahey Devletler Özel Hukuku Konferansı çerçevesinde hazırlanan Yabancı Resmi Belgelerin Tasdik Mecburiyetinin Kaldırılması Sözleşmesi hükümlerine göre onaylanmış olması gerekir.” şeklindeki düzenlemeler birlikte nazara alındığında, Türk parasının kıymetinin korunması amacıyla Türkiye’de yerleşik kişiler tarafından gerçekleştirilen ihracat işlemlerinde ihracat gerçekleştiren şirketlere yükümlülükler verildiği, bu kapsamda ihracat işlemlerinde ihracatçıların ihracat bedellerini fiili ihraç tarihinden itibaren 180 gün içinde yurda getirmesi ve bunu takip eden kurum nezdinde ihracat hesabının kapatılmasının sağlamasının gerektiği, İhracat bedellerinin fiili ihraç tarihinden itibaren 180 gün içinde yurda getirilmemesi eyleminin 1567 sayılı Kanun'un 3/3. maddesinde, anılan Tebliğ'in "Hesap kapatma, ihbar ve ek süre" başlıklı 8. maddesinde yer alan yükümlülük ihlalinin ise anılan Kanun'un 3/1. maddesinde idari yaptırım altına alındığı, Somut olayda, kabahatli vekili tarafından dosyaya ibraz edilen.... Bankası A.Ş. .... Şubesinin 15/02/2022 tarihli ve .... seri numaralı İhracat Bedeli Kabul Belgesinde, idari yaptırım kararına konu edilen 46.553,40 Euro bedelli ve 203413 00... 3 sayılı Gümrük Beyannamesi ile yapılan ihracata dair bedelin 46.452,10 Euroluk kısmının 25/06/2020 tarihinde havale şeklinde yurda getirildiği, .... Vergi Dairesi Başkanlığı ... Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından kabahatli şirkete 22/10/2020 tarihinde ihracata ait mal bedellerini yurda getirip getirilmediğinin belgelenmesi, bedeller yurda getirildi ise İhracat Bedeli Kabul Belgesi (İBKB)/ Döviz Alım Belgelerinin (DAB) asıllarının veya bir örneğinin hesabın kapatılmasını teminen gönderilmesi hususunda 90 gün süreli ihbarname gönderildiği, kabahatli şirket tarafından ise yasal süresinden sonra 15/02/2022 tarihinde ihracat hesabının kapatıldığına ilişkin bildirim yapıldığı, Bu haliyle, 1- Kabahatli şirket tarafından ihracat bedelinin fiili ihraç (03/04/2020) tarihinden itibaren 180 günlük süre içinde 25/06/2020 tarihinde yurda getirildiği, ancak İlgili Vergi Dairesi Müdürlüğünce hesapların kapatılmasını teminen 90 gün süreli ihtarname gönderilmesine rağmen belirtilen süre içinde hesabın kapatılmadığı gibi anılan Tebliğin 9. maddesinde belirtilen mücbir sebep hallerinin ya da haklı durumun belgelenmediğinin anlaşılması karşısında, ihracata ait mal bedellerinin yurda getirilmesi nedeniyle kabahatli hakkında anılan Kanun'un 3/3. maddesi uyarınca idari yaptırım kararı uygulanamayacağı, ancak kabahatli ihracatçı tarafından vergi dairesince verilen 90 günlük ihtarname süresine rağmen ilgili evrakın süresinde ibraz edilmediği cihetle, kabahatli hakkında anılan Kanun'un 3/3. maddesi yerine 3/1. maddesi uyarınca idari yaptırım kararı düzenlenmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, 2-Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı karara ilişkin tebliğ (ihracat bedelleri hakkında)(tebliğ no: 2018-32/48)'nin 3. maddesinde "Türkiye’de yerleşik kişiler tarafından gerçekleştirilen ihracat işlemlerine ilişkin bedeller, ithalatçının ödemesini müteakip doğrudan ve gecikmeksizin ihracata aracılık eden bankaya transfer edilir veya getirilir. Bedellerin yurda getirilme süresi fiili ihraç tarihinden itibaren 180 günü geçemez. Söz konusu bedellerin en az %80’inin bir bankaya satılması zorunludur." şeklindeki, "Terkin" başlıklı 10. maddesinde "Her bir gümrük beyannamesi itibarıyla; a) 100.000 ABD doları veya eşitini aşmamak üzere, mücbir sebeplerin varlığı dikkate alınmaksızın beyanname veya formda yer alan bedelin %10’una kadar noksanlığı olan (sigorta bedellerinden kaynaklanan noksanlıklar dahil) ihracat hesapları doğrudan bankalarca ödeme şekline bakılmaksızın, b) 200.000 ABD doları veya eşitini aşmamak üzere, bu Tebliğin 9 uncu maddesinde belirtilen mücbir sebep halleri göz önünde bulundurulmak suretiyle beyanname veya formda yer alan bedelin % 10’una kadar açık hesaplar ilgili Vergi Dairesi Başkanlığınca veya Vergi Dairesi Müdürlüğünce, terkin edilmek suretiyle kapatılır. (2) Her bir gümrük beyannamesi itibarıyla, 200.000 ABD doları veya eşitini aşan noksanlığı olan açık hesaplara ilişkin terkin talepleri bu Tebliğin 9 uncu maddesinde belirtilen mücbir sebepler ile haklı durumlar göz önünde bulundurulmak suretiyle Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından incelenip sonuçlandırılır." şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, Kabahatli firmanın 46.553,40 Euro tutarlı gümrük beyannamesinin %2,5'i esas alınarak 9.950,00 Türk lirası idari para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; kabahatli şirket tarafından toplam ihracat bedeli olan 46.553,40 Euro'nun %10 oranındaki terkin sınırının dışında kalan 41.898,06 Euro tutarındaki bedelin yurda getirilmesi gerektiği, anılan ihracat kabul belgesinde sabit olduğu üzere kabahatlinin ihracat bedelinin 46.452,10 Euroluk kısmını süresi içinde yurda getirdiği nazara alındığında, her ne kadar yatırılan miktarda 101,30 Euro eksiklik bulunsa da, bu miktarın 2018-32/48 sayılı Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı kararın 10'uncu ve İhracat Genelgesinin 28. maddesi uyarınca terkin sınırı içinde kaldığının anlaşılması karşısında, kabahatlinin yapmış olduğu ihracatın bedelini, yasal süre içerisinde yurda getirdiği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Her ne kadar kanun yararına bozma isteminde ''...kabahatli şirket tarafından toplam ihracat bedeli olan 46.553,40 Euro'nun %10 oranındaki terkin sınırının dışında kalan 41.898,06 Euro tutarındaki bedelin yurda getirilmesi gerektiği...'' yönünde anlatıma yer verilmiş ise de, gerek Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ'in (İhracat Bedelleri Hakkında) (Tebliğ No: 2018-32/48) kabahat tarihinde yürürlükte bulunan 10. maddesi gerekse İhracat Genelgesi'nin kabahat tarihinde yürürlükte bulunan 28. maddesindeki düzenlemeler dikkate alındığında, 46.553,40 Euro ihracat bedelinin 46.452,10 Euro'luk kısmının 180 gün içerisinde ülkeye getirildiği belirtilen somut olayda, ihracat bedelinin yurda getirilmeyen miktarın terkin sınırında kalıp kalmadığı hususunun anılan Tebliğin 10/1-a ve anılan Genelgenin 28/1-a maddelerindeki düzenlemeler uyarınca belirlenmesi gerektiği, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ'de (İhracat Bedelleri Hakkında) (Tebliğ No: 2018-32/48) 31.12.2019 tarihinde değişiklik yapılması nedeniyle kabahat tarihinde yürürlükte bulunan düzenlemelerde; kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki yer verilen düzenlemelere nazaran bir kısım farklılıklar bulunmasına karşın, anılan Tebliğ'in belirtilen değişiklik öncesi yürürlükte bulunan 3/1 ve 10. maddelerindeki haline yer verilmesinin maddi yazım hatası olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesindeki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talepler yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlar yerinde görüldüğünden taleplerin KABULÜNE, 2. Denizli 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 11.10.2023 tarihli ve 2023/7926 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca muteriz hakkında Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 30.01.2023 tarihli ve 2023/166 idarî yaptırım defter, 2023/127 sayılı idarî yaptırım kararı ile uygulanan 9.950,00 Türk lirası idarî para cezasının kaldırılmasına, dosyanın, Hâkimliğine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.11.2025 tarihinde karar verildi.