Karar Özeti
7. Ceza Dairesi 2024/322 E. , 2025/12215 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/117 E., 2023/224 K. SUÇ : 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî düzeltilerek onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itiba
Karar Detayı
7. Ceza Dairesi 2024/322 E. , 2025/12215 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/117 E., 2023/224 K. SUÇ : 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî düzeltilerek onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, şikâyetçiler ... , ... ve ... vekili ile şikâyetçi ... Sigorta vekilinin sanıklar hakkında 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na (5411 sayılı Kanun) muhalefet suçundan kurulan hükümler yönünden suçtan doğrudan zarar görmediklerinden temyize hak ve yetkilerinin bulunmadığı, katılan ... Bankası vekili, sanık ... müdafileri, sanık ... müdafi, sanıklar ... ve ... müdafiin ise hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Sanık ... müdafiileri ile sanık ... dır müdafiin duruşmalı inceleme talebinin, bankacılık zimmeti suçu yönünden dosyanın geçirdiği safahat ve dosya kapsamı itibarıyla 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereği yürürlükte olan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 318. maddesi gereği reddine karar verilmekle yapılan incelemede; I- Şikâyetçiler ... , ... ve ... Vekili ile Şikâyetçi ... Sigorta Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden; Banka zimmeti suçlarında doğrudan zarar görenin banka olduğu gözetilerek, sanıklara atılı zimmet suçundan doğrudan zarar görmeyen banka mudileri ... , ... ve ... davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığı gibi kamu davasına katılmalarına karar verilmiş olması da hükmü temyize hak vermeyeceğinden ... Sigorta vekili ile banka mudileri ... , ... ve ... vekilinin temyiz isteklerinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, II- Sanık ... ve ... Müdafileri ile Katılan Banka Vekilinin Anılan Sanıklar Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükümlerine İlişkin Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar ... ve ... müdafiileri ile katılan banka vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; 1.Suç tarihinde yürürlükte bulunan 5411 sayılı Kanun'un 160/2. maddesinde yer alan "Suçun, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi hâlinde faile on iki yıldan az olmamak üzere hapis ve yirmibin güne kadar adli para cezası verilir; ancak, adli para cezasının miktarı bankanın uğradığı zararın üç katından az olamaz. Ayrıca meydana gelen zararın ödenmemesi hâlinde mahkemece re'sen ödettirilmesine hükmolunur." şeklindeki düzenleme uyarınca, üç katı uygulamasında nitelikli zimmet kapsamında değerlendirilen eylemler nedeniyle oluşan ve tazmin edilmeyen toplam zarar miktarının dikkate alınacağı cihetle; dosya kapsamına göre zimmete geçirilen toplam miktarın 5.206.214,37 TL olduğu, 1.235.343,00 TL'nin diğer sanıklar ... ve ... tarafından iade edildiği, bu nedenle sanıklar ... ve ... usulsüz işlemleri nedeniyle oluşan 508.500,00 TL banka zararı giderildiğinden 5411 sayılı Kanun'un 160/2. maddesi gereği üç kat adli para cezası uygulamasının yapılamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurularak sanıklar hakkında fazla ceza tayini, 2. Sanıklardan zimmete geçirilen 508.500,00 TL banka zararına göre hesaplanan 34.735,63 TL nispi harcın tahsiline karar verilmesi gerekirken, hesap hatası yapılarak 37.735,63 TL nispi harcın tahsiline karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş, söz konusu hukuka aykırılıkların Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. Açıklanan nedenlerle katılan banka vekili ile sanıklar ... ve ... müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği; hükmün (C-5) numaralı bendinin hükümden çıkarılması, yine takip eden bentte yer alan "1.525.500,00 TL" ibaresinin çıkarılarak yerine "500.000,00 TL" ibaresinin eklenilmesi ve hükmün (F) bendinde yer alan 37.735,63 TL ibaresinin çıkarılarak yerine 34.735,63 TL ibaresinin eklenilmesi suretiyle sair yönleri aynen bırakılan hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 34.735,63 TL nispi temyiz onama harcının sanıklar ... ve ... müteselsilen TAHSİLİNE, III- Sanık ... Müdafileri ve ... Müdafi ile Katılan Banka Vekilinin Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar ... ve ... müdafiileri ile katılan banka vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; 1. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 3/1. maddesinde yer alan “Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur.” düzenlemesi ile aynı Kanun'un 61. maddesi uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ve failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı unsurlarının dikkate alınması gerekmekte olup, sanıklar ... ve ... 49 banka mudisine yönelik olarak 156 adet işlemle gerçekleştirdikleri toplam zimmet miktarının 5.206.214,37 TL olduğu gözetildiğinde, diğer sanıklar ... ve ... 'nin eylemlerine nazaran gerçekleştirdikleri usulsüz işlem sayısına ve zimmete geçirilen miktara göre adı geçen sanıklar hakkında fiilleri ile orantılı olarak asgari hadden uzaklaşılmak suretiyle ceza tayini gerekirken yeterince teşdit uygulanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. Suç tarihinde yürürlükte bulunan 5411 sayılı Kanun'un 160/2. maddesinde yer alan "Suçun, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi hâlinde faile on iki yıldan az olmamak üzere hapis ve yirmibin güne kadar adli para cezası verilir; ancak, adli para cezasının miktarı bankanın uğradığı zararın üç katından az olamaz. Ayrıca meydana gelen zararın ödenmemesi hâlinde mahkemece re'sen ödettirilmesine hükmolunur." şeklindeki düzenleme uyarınca, üç katı uygulamasında nitelikli zimmet kapsamında değerlendirilen eylemler nedeniyle oluşan ve tazmin edilmeyen toplam zarar miktarının dikkate alınacağı cihetle; sanıkların zimmetine geçirdiği toplam miktarın 5.206.214,37 TL olduğu, 1.235.343,00 TL'nin sanıklar tarafından iade edildiği, sanıkların uhdesinde kalan 3.970.871,37 TL tutarındaki paradan 3.338.737,30 TL tutarındaki kısmın ise mudiler yanıltılarak imzalatılan boş tediye/talimat fişleri kullanılıp, mudilerin bilgi ve talimatı olmaksızın hesaplarından çekildiğinden nitelikli zimmete konu olduğu anlaşılmakla 5411 sayılı Kanun'un 160/2. maddesinde yer alan düzenleme uyarınca üç katı uygulamasında nitelikli zimmet kapsamında değerlendirilen eylemler nedeniyle oluşan zarardan sanıklar tarafından iade edilen tutar düşülmek suretiyle 3.338.737,30 TL banka zararının üç katı adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılarak fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, katılan banka vekili ile sanıklar ... ve ... müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 07.10.2025 tarihinde karar verildi.