İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2024/7895 Karar: 2025/9525 Tarih: 2025

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2024/7895 K.2025/9525

7. Ceza Dairesi 2024/7895 E. , 2025/9525 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2607 E., 2023/1201 K. SUÇ : 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Sanık ... hakkında, zimmet suçundan verilen beraat kararına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi Sanık ... hakkında, İlk Derece Mahk

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2024/7895 E. , 2025/9525 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2607 E., 2023/1201 K. SUÇ : 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Sanık ... hakkında, zimmet suçundan verilen beraat kararına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi Sanık ... hakkında, İlk Derece Mahk

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2024/7895 E. , 2025/9525 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2607 E., 2023/1201 K. SUÇ : 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Sanık ... hakkında, zimmet suçundan verilen beraat kararına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi Sanık ... hakkında, İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararının kaldırılarak nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden sanığın beraati TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Banka zimmeti suçundan doğrudan zarar görenin banka olduğu cihetle, açılan kamu davasının niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen ...'ün davaya katılmasına karar verilmesi hukuken geçersiz olup, sanık ... hakkındaki hükmü temyize hak vermeyeceğinden, yargılama konusu 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na (5411 sayılı Kanun) muhalefet suçu yönünden ...'ün, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Katılan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu vekilinin ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz istemleri yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanıklar hakkında verilen hükümlerin; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerinin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.05.2022 tarihli ve 2019/70 Esas, 2022/205 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında, 5411 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan açılan davada, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi uyarınca beraatine, sanık ... hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158/2-e-son, 62, 52/2, 52/4, 53 maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 656.100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B.İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 09.05.2023 tarihli ve 2022/2607 Esas, 2023/1201 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında zimmet suçundan verilen beraat kararına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddine, sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmünün kaldırılmasına, sanığın nitelikli dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; katılan ...'ün T.Halkbankası ... Şubesindeki vadesiz hesabından 24.06.2011 - 06.04.2012 tarihleri arasında toplam 50 adet EFT ve virman işlemlerinde müşterinin yazılı talimatı olmadan ve/veya işlem fişi üzerinde imzası bulunmadan yapılan işlemler sonucu bankanın 393.677,00 TL zarara uğradığının saptandığı olayda, görevi dolayısıyla bankaya ait para ve sair varlıkları muhafaza ve denetim sorumluluğu olan bankanın ... şubesinde müdür olarak çalışan sanık ...'nın katılan hesap sahibi ...'ün yazılı talimatı olmadan 50 adet EFT işlemi yaparak 5411 sayılı Kanun hükümleri doğrultusunda basit zimmet suçunu işlediğinin dosya kapsamı, tanık anlatımları ve bilirkişi kurulu raporu ile anlaşıldığı halde yazılı gerekçe ile beraatine karar verilmesinin, diğer yandan 5411 sayılı Kanun'a göre zimmet suçunun özgü suçlardan olduğu, banka görevlisi olmayan sanık ...'ün 5237 sayılı Kanun'un 40/2. maddesi uyarınca ancak azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabileceği gözetilmeden sanığın eyleminin basit zimmet suçuna azmettirme olarak nitelendirilmesi yerine nitelikli dolandırıcılık suçundan ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünün kaldırılarak, sanığın "unsurları itibarı ile oluşmayan atılı suçtan" beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, hükmün açıklanan sebeplerle temyizen incelenerek bozulması talebine ilişkindir. Katılan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu vekilinin temyiz sebepleri; yargılama konusu eylemlerin 5411 sayılı Kanun'un 160. maddesinde düzenlenen zimmet suçuna vücut verdiğinin açık olduğuna, gerek doktrin gerek yargı kararları ve gerekse Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından hazırlanan Raporda belirtildiği üzere, 5411 sayılı Kanun'un 160. maddesinde tanımlanan zimmet suçunun maddi ve manevi unsurunun, sanık ...'nın davaya konu eylemleri bakımından gerçekleşmiş olduğuna, yaptığı işlemlerle bankanın zararına sebep olduğunun ve üçüncü kişi lehine hareket ettiğinin sabit olduğuna, bu sebeple sanığın söz konusu eylemleri ile kendi lehine bir çıkar sağlayıp sağlamadığı hususuna bakılmaksızın “bankacılık zimmeti” suçunun yasal unsurlarının gerçekleştiğinin kabul edilmesi gerektiğine, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu denetim elemanları tarafından düzenlenen rapor ile bilirkişi raporunda sanık ...'nın sanık ...'ün talimatıyla söz konusu EFT ve virman işlemlerini gerçekleştirdiğine, dolayısıyla ...'ün bilgisi ve talimatı olmaksızın banka aleyhine hareket ettiğinin açık olduğuna, ...'e ait hesabın müşterek hesap niteliğinde olmadığına, diğer sanık ...'ün anılan hesap üzerinde vekil sıfatıyla işlem yapabilme yetkisinin bulunmadığına, işlemlerin ...'ün herhangi bir talimatı bulunmaksızın, sanık ...'ün talimatlarıyla ve sanık ... lehine yürütüldüğünün tespit edildiğine, ... adına açılan hesapta bulunan tutarın aslında ...'e ait olduğundan bahsedilemeyeceğine, sanık ...'nın eyleminin 5411 sayılı Kanun'un 160/1. maddesi kapsamında zimmet suçuna vücut verdiği ve buradan hareketle de diğer sanık ...'ün de 5237 sayılı Kanun'un 38. maddesi gereğince suçun azmettiricisi ve şerik sıfatıyla, işlemlere dahli ve sorumluluğu bulunduğunun kabul edilmesi gerektiğine, her iki sanığın da beraatine karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğuna, dosya içerisinde mübrez kurum raporunda sorumlu gösterilen banka mensubu ...'nın ...'ün azmettirmesi ile toplam 50 adet EFT ve virman işlemlerinde, müşterinin yazılı talimatı ve/veya işlem fişi üzerinde imzası bulunmadan, sanık ... tarafından kendisinden beklenen özen ve basireti göstermeyerek yargılamaya konu edilen eylemleri banka aleyhine ve başkası lehine olarak gerçekleştirdiğine, dolayısıyla sanığın kendisi lehine herhangi bir çıkar sağlamadığı kabul edilse dahi söz konusu işlemler sonucunda banka'nın zarara uğradığına ve dosyadaki raporların da bu durumu desteklediğine, açıklanan ve re'sen gözetilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. Şikâyetçi ... vekilinin temyiz sebepleri; sanık ... hakkında verilen beraat hükmüne ilişkin olarak; delillerin takdirinde hataya düşülmek suretiyle dosya kapsamına ve iddia makamının mütalaasına aykırı olarak verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, ...'ün Halkbankası ... Şubesi'ndeki vadesiz hesabından 24.06.2011 - 06.04.2012 tarihleri arasında toplam 50 adet EFT ve virman işlemlerinde ...'ün yazılı talimatı olmadan ve/veya işlem fişi üzerinde imzası bulunmadan işlem yapıldığına, bu şekilde bankanın 393.677,00 TL zarara uğradığının tespit edildiğine, sanığın hesap sahibinin yazılı talimatı olmadan 50 adet EFT işlemi yaparak Bankacılık Kanunu hükümleri doğrultusunda suç işlediğinin dosya kapsamı, tanık anlatımları ve bilirkişi kurulu raporu ile anlaşıldığı halde sanığın beraatine karar verilmesinin dosya içeriği ile uyuşmadığına, sanık hakkında verilen beraat kararının kaldırılarak mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine, sanığın gerçekleştirdiği usule aykırı para transferleri işlemlerinde kendisinden beklenen özen ve basireti göstermediğine, sanığın ...'ün bilgisi dahilinde açılan bu hesaptan sonra başka alt hesaplar açmak ve bu hesapları merdiven olarak kullanmak suretiyle kendi usulsüz işlemlerinde kullandığına, Mahkemece ... mağdur olduğu halde bankayı dolandırma eylemine iştirak ettiği gerekçesi ile hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verdiğine, bazı tanık ifadelerinin hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığına, ...'ün kendi hesabından gönderilmesini istediği paraları kabul ettiğine ancak bilgisi ve muvafakati dışında gönderilen paraların da bulunduğuna, Ticaret Mahkemesince yapılan yargılamada sanığın hukuka aykırı eylemlerinin tespit edildiğine, usulsüz işlemlerinin tespitine rağmen Mahkemenin yargılama esnasında çelişkili beyanlarda bulunan sanığın soyut beyanlarına itibar ederek sanığın beraatine karar verdiğine, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, hükmün temyiz nedenleri doğrultusunda bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Şikâyetçi ... Vekilinin Sanık ... Hakkında "Zimmet Suçu"ndan Verilen Beraat Hükmüne Yönelik Temyiz İstemi Yönünden; Banka zimmeti suçundan doğrudan zarar görenin banka olduğu cihetle, açılan kamu davasının niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen ...'ün davaya katılmasına karar verilmesi hukuken geçersiz olup, hükmü temyize hak vermeyeceğinden, yargılama konusu 5411 sayılı Kanun'a muhalefet suçu yönünden ...'ün 5271 sayılı Kanun'un 237/1. maddesi uyarınca kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, ... vekilinin sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin reddi gerekmiştir. 2.Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Vekilinin ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemleri Yönünden; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu vekilinin ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. III. KARAR A.Şikâyetçi ... Vekilinin Sanık ... Hakkında "Zimmet Suçu"ndan Verilen Beraat Hükmüne Yönelik Temyiz İstemi Yönünden; Gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenle şikâyetçi ... vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B.Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Vekilinin ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemleri Yönünden; Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle katılan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu vekili ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.06.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla