Karar Özeti
7. Ceza Dairesi 2025/4648 E. , 2026/7063 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3762 E., 2025/147 K. SUÇ : 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun'a muhalefet HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince verilen hükmü
Karar Detayı
7. Ceza Dairesi 2025/4648 E. , 2026/7063 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3762 E., 2025/147 K. SUÇ : 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun'a muhalefet HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, beraat kararına çevrilmek sureti ile istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece İstanbul Anadolu 71. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.10.2024 tarihli kararı ile 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun'a (6493 sayılı Kanun) muhalefet suçundan açılan kamu davası sonucunda sanığın anılan Kanun'un 28/1 maddesi uyarınca neticeten 1 yıl 4 ay 20 gün hapis ve 40.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. B. İstinaf Kararın sanık müdafi tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesinin kararı ile sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına ve sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Herhangi bir hukuki temel, belge ya da tespit olmadan, sanığın, izne dayalı olarak faaliyet gösterdiği hususunun isabetli olmadığına, ihracat bedellerinin yurda getirilmesine ilişkin düzenlemelere 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun (1567 sayılı Kanun), bu kanuna göre çıkartılan 32 sayılı Karar, Tebliğ İhracat Genelgesinde açıkça yer verildiğine, sanığın fiillerinin açıkça izinsiz ödeme faaliyetini oluşturduğuna ve ödeme hizmetinin istisnaları arasına girmediğine, alınan komisyon uyarınca vergi ödenmiş olmasının suçun oluşmasına engel olmadığına, somut olayda, sanığın yetkilisi olduğu şirket tarafından banka hesapları vasıtası ile şahıs ve şirketlerin ödeme ve tahsilatlarına aracılık edilerek komisyon geliri elde edildiğine, bu şekilde izinsiz olarak ödeme kuruluşu gibi hareket edildiğine dair İlk Derece Mahkemesinin kabulünün somut olaya uygun olduğuna, işlemlerin yasal defterlere kayıtlı olmadığına, kurulan şirketler üzerinden yoğun ve yüksek tutarlı transfer işlemlerinin gerçekleşmesinin ardından şirketin tasfiye sürecine sokulup, yeni şirketler kurularak para transferine devam edilmesinin, 6493 sayılı Kanun'un 28. maddesinde soyut tehlike suçu olarak düzenlenen izinsiz faaliyette bulunma suçu ile korunan hukuki yararı ihlal etmekte olduğuna, ödemeler alanı/finansal sistemin istikrarı ve güvenliğini tehlikeye soktuğuna, hukuka aykırı olan beraat kararının bozulmasına karar verilmesi talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Diğer projelere yönelik mühendislik ve danışmanlık faaliyeti (telekomünikasyon ve yayıncılık projeleri, doğalgaz ve buhar dağıtım projeleri ve diğerleri ile inşaat projelerinin yönetimi dahil) ile iştigal ettiği anlaşılan sanığın yetkilisi olduğu şirketin banka hesaplarında yer alan hareketler uyarınca başlatılan soruşturma neticesinde, sanığın, 6493 sayılı Kanun'un ''İzinsiz faaliyette bulunmak'' başlıklı 28/1. maddesinde tanımlanan anılan Kanun'a göre alınması gereken izinleri almaksızın ödeme kuruluşu gibi faaliyet gösterme suçunu işlediği iddiası uyarınca açılan dava kapsamında İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararı kaldırılarak, kendi mevzuatları gereğince doğrudan yurt dışına para transferi yapılamayan ülkelere yapılan ihracat bedelinin banka dışı yollardan tahsiline dair Merkez Bankasının iznine dayanarak, firmaların bu ülkelere yaptığı ihracat bedellerinin değişik yöntemlerle tahsil edilerek ihracatçıya ulaştırılması eyleminin 6493 sayılı Kanun kapsamında ödeme hizmeti olarak sayılamayacağı, dolaylı olarak ithalatçı firmadan tahsil edilen paranın ihracatçı firmaya ödenmesi işlemi olduğu ve bu eylemin de aynı Kanun'un 12/2-b maddesinde tanımlanan '' b) Ödeme işleminin, gönderen ya da alıcı namına mal veya hizmet pazarlığına ya da alım satımına yetkili olan ticari temsilci aracılığıyla yapılması...'' yönündeki istisna kapsamında kaldığı gerekçesi ile sanığın müsnet suçtan beraatine karar verilmesi karşısında, iddianameye konu bedellerin ihracat bedelleri olduğuna ilişkin delillerin nelerden ibaret olduğu belirlenip, İlk Derece Mahkemesince hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verilen ... hakkındaki suç duyurusunun akıbeti araştırılarak hakkında kamu davası açılmış ise dosyaların birleştirilmesi, kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise soruşturma evrakının aslı ya da onaylı örneklerinin denetime elverişli olacak biçimde dosya arasına alınarak, suç tarihinde yürürlükte bulunan 1567 sayılı Kanun ve bu Kanun'a dayanılarak çıkartılan Cumhurbaşkanlığı Kararı, yönetmelik ve tebliğ hükümleri de bir bütün halinde değerlendirildikten sonra tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sanığın hukukî durumunun tayin ve takdiri yerine eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre ise; Suç tarihinin 09.02.2016-12.04.2017 arası olmasına karşın, gerekçeli karar başlığında 2016 - 2017 olarak gösterilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b. maddesi uyarınca takdiren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2026 tarihinde karar verildi.