KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2024/3571 E., 2025/8951 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/320 E., 2023/568 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hükümler
- Sanıklar hakkında ayrı ayrı mahkûmiyet
- Temyiz edenler
- Sanıklar ... ve ...
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
529 kelime·3 dk okuma
Sanıklar ... ile ... hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Gölbaşı(Ankara) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.10.2014 tarihli ve 2014/19 Esas, 2014/396 Karar sayılı ilamı ile hakkında mahkûmiyet hükmü verilen ve temyiz talebi bulunmadığı için mahkûmiyet hükmü kesinleşen sanık ...'ın, bozma sonrası tensip zaptında sanıklar ... ve ... ile birlikte esasa kaydı yapılıp, sanık ... hakkındaki uyarlama yargılaması ile diğer sanıklar hakkındaki yargılamanın birlikte görülmesi hususunda, her hangi bir kanun yolu müracaatı bulunmadığından bu husus inceleme dışı bırakılmıştır.
I.Sanık ...'in Temyiz İstemi Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık ... tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ...'in yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Sanık hakkında hem hapis hem de adli para cezasına hükmedilmesi karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 58. maddesinin uygulanmasında adli para cezasında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı halde hiçbir ayrım yapılmaksızın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir.
Açıklanan nedenlerle sanık ...'in temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, hükmün (3) numaralı paragrafının tekerrürle ilgili fıkrasında “...cezanın...” ibaresinin çıkartılarak yerine “...hapis cezasının...” ibaresinin eklenmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II. Sanık ...'ın Temyiz İstemi Yönünden Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyaların miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık ... tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak; 1.7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesi uyarınca uygulama yapılırken, zincirleme biçimde işlenen suçlar bakımından sanık ...'da ele geçen eşyalardan daha yüksek olan kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin 869,41 TL olup, suç tarihi itibariyle "pek hafif" bulunmasına rağmen, 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesi uyarınca sanık ...'ın cezasının üçte birine kadar indirilmesi gerektiği gözetilmeden, davaya konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değeri "hafif" değer kabul edilerek yazılı şekilde cezada eksik indirim uygulanmak suretiyle fazla ceza tayini,
2.Sanık hakkında hem hapis hem de adli para cezasına hükmedilmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 58. maddesinin uygulanmasında adli para cezasında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı halde hiçbir ayrım yapılmaksızın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
3.İddianamelerde müsaderesi talep edildiği halde suça konu kaçak eşyalar ile ilgili olumlu ya da olumsuz hüküm kurulmaması, hukuka aykırı bulunmuştur.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/3571, K. 2025/8951, 29 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama