KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2024/3787 E., 2026/653 K.
- Karar tarihi
- 2 Şubat 2026
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2023/3116 E., 2024/238 K
- Suç
- 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Beraat
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Detayı
570 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.10.2023 tarihli ve 2022/214 Esas, 2023/409 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5411 sayılı Kanun'un muhalefet suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir. B. İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi
32. Ceza Dairesinin, 23.01.2024 tarihli ve 2023/3116 Esas, 2024/238 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Banka vekilinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeler sonucu düzenlendiğine, sanığın menfaat temin etme amacıyla yetkilerini kötüye kullandığına, şube yetki limitinin üsrt sınırına yakın seviyelerde yetkisini kötüye kullanarak kural dışı işlemler yapmak suretiyle kredi tahsis ettiğine ve banka zararına sebebiyet verdiğine, sanık hakkında beraat kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. B.
Değerlendirme ve Gerekçe Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı ilâmında da açıkça belirtiliği üzere. "Bölge adliye mahkemelerinin hükmün bozulmasına karar verebileceği hâller, 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde tahdidi olarak sayılmıştır.
Bu düzenlemelere göre istinaf mahkemelerince hükmün bozulmasına karar verilen hâllerde bölge adliye mahkemesi ceza dairesinin, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermesi gerekmekte olup, görüldüğü üzere bölge adliye mahkemesinin bozma kararı verebileceği hâller, kati surette davanın esasına ilişkin değil ve fakat yargılamaya dair usul kurallarının ağır ve açık ihlalleri ile hükme müteessir usul kurumlarının ihmali suretiyle hüküm kurulması durumlarına münhasırdır.
5271 sayılı Kanun'un 286. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan kararları temyiz edilebileceğinden, bölge adliye mahkemesinin Kanun'un açık hükmüne aykırı şekilde verdiği bozma kararının temyiz edilebilmesinin de mümkün olmadığı anlaşılmıştır.
Bu sebeple ilk derece mahkemesi hükmünün hukuka aykırılık taşıdığının tespit edilmesi durumunda bölge adliye mahkemesi ceza dairesince ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırarak yeniden hüküm kurulması gerektiği hâlde bozma kararı verilmesi nedeniyle sanığın temyiz hakkının kısıtlanması söz konusu olacaktır." Bu nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi
16. Ceza Dairesinin, kanuni dayanağı bulunmayan 07.04.2022 tarihli bozma kararı ile anılan bozma kararına istinaden İlk Derece Mahkemesince tesis edilen 12.10.2023 tarihli kararın hukuki değerden yoksun olduğu ve görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olması da gözetilerek. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesinin, 23.01.2024 tarihli ve 2023/3116 Esas, 2024/238 sayılı kararı, İstanbul
8. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 11.01.2022 tarihli ve 2020/294 Esas, 2022/4 Karar sayılı hüküm ile ilgili olarak, gerekiyorsa 5271 sayılı Kanun'un 280/2. maddesi de gözetilmek suretiyle istinaf incelemesi yapılıp hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesi 32. Ceza Dairesinin, 23.01.2024 tarihli ve 2023/3116 Esas, 2024/238 Karar sayılı kararının gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi
Özgün Analiz
Olay Özeti
Olay Özeti: Sanık hakkında 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na muhalefet suçundan ilk derece mahkemesince beraat kararı verilmiş, katılan Banka vekilinin istinaf başvurusu bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmiştir. Temyiz incelemesinde, sürece dayanak oluşturan daha önceki bir bölge adliye mahkemesi bozma kararının kanuni dayanaktan yoksun olduğu tartışılmıştır.
Hukuki İlke
Hukuki İlke: Bölge adliye mahkemelerinin hükmün bozulmasına karar verebileceği hâller CMK 280. maddenin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde tahdidi olarak sayılmış olup, bu bentler dışında verilen bozma kararları kanuni dayanaktan yoksundur ve bu bozmaya istinaden ilk derece mahkemesince kurulan hüküm görevsiz mahkeme kararı niteliğinde hukuki değerden yoksundur. Bu durumda bölge adliye mahkemesi hükmü kaldırıp CMK 280/2 uyarınca yeniden inceleme yapmalıdır; metinde CMK 223/2-e, 286, 302/2 ve 304/2 maddelerine de atıf yapılmıştır.
Uygulama Sonucu
Uygulama Sonucu: Bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasına ve dosyanın anılan daireye gönderilmesine karar verilmiştir.
Dava Strateji Notu
Dava Strateji Notu: Bölge adliye mahkemesinin CMK 280/1-(e) ve (f) dışında bir sebeple verdiği bozma kararlarının ve bu bozmaya dayanan sonraki hükümlerin hukuki değerden yoksun olduğu itirazı, müvekkilin temyiz hakkının kısıtlandığı hâllerde etkili bir temyiz argümanı olarak kullanılabilir.