KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2024/5464 E., 2024/8615 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/689 E., 2023/842 K.
- Suç
- 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının
Karar Metni
756 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; 25.12.2012 tarihli olayda ele geçen kaçak sigaraların kendisine değil de ....'a ait olduğuna,....'ın kendisine asılsız isnatta bulunduğuna, mahkûmiyetini gerektirir nitelikte delil bulunmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine, hüküm tesisi sırasında hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu ile hafifletici nedenlerin tartışılmadığına ilişkindir.
II. GEREKÇE
25.12.2012 tarihli olayda; Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığınca hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen ...'un .... plaka sayılı aracı ile evden eve nakliyat işi yaptığını, .... adlı şahsın kendine verdiği yükten, adı geçenin çok para vermesi ve sürekli telefonla araması nedeniyle, şüphelenerek yükü kontrol ettiğinde kaçak sigara olduğunu anladığını belirterek kolluğa ihbarda bulunması üzerine bahse konu araçta 1211 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.
06.01.2013 tarihli olayda; ....plaka sayılı araç ile kaçak sigara getirileceği bilgisi alınması üzerine sanık ...'ın sevk ve idaresinde olan bahse konu aracın seyir hâlinde iken tespit edilerek durdurulduğu ve Cumhuriyet savcısının gecikmesinde sakınca bulunan hal nedeniyle verdiği yazılı arama emri ile araçta yapılan aramada 1200 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Bu olaya ilişkin olarak sanık hakkında 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'un (4733 sayılı Kanun) 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca cezalandırılması istemi ile ayrı kamu davaları açıldığı,.....plaka sayılı aracın müsaderesinin talep edilmediği ancak üzerine şerh konulduğu, ....plaka sayılı aracın ise müsaderesinin talep edildiği, kovuşturma evresinde ayrı açılan kamu davalarının Dairemizin zincirleme suç hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin bozma ilamları doğrultusunda birleştirildiği anlaşılmıştır.
Sanığın her 2 olaya ilişkin olarak 20.06.2023 tarihli bozma ilâmı öncesi alınan savunmalarında, kaçak sigaraların kendisine ait olduğunu kabul ettiği, 03.11.2023 tarihli celsedeki bozmaya karşı alınan beyanında ise; 25.12.2012 tarihli olaya ilişkin olarak inkarda bulunarak, hakkındaki mahkûmiyet hükmü Dairemizce 27.02.2018 tarihinde düzeltilerek onanan sanık Musa Acar'ın kendisine asılsız isnatta bulunduğunu belirttiği görülmüştür.
01 YE 564 plaka sayılı nakil aracının kayıt maliki olan malen sorumlu ...'ın beyanı dosya arasında bulunmaktadır.
Sanığın 25.12.20212 tarihli olayda; ticari miktarda kaçak sigara ile yakalanması ve bu eyleme ilişkin 05.04.2013 tarihli celsedeki savunmasında ikrarda bulunması, 06.01.2013 tarihli olayda; ticari miktarda kaçak sigara ile yakalanması ve bu eyleme ilişkin olarak aşamalarda ikrarda bulunması karşısında atılı suçun sübuta erdiği anlaşılmış, sanık hakkında zincirleme 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Sanığın 06.01.2013 tarihli olayda kullanılan ....plaka sayılı nakil aracını yengesi malen sorumlu ...'dan inşaata gideceğinden bahisle emaneten aldığını belirtmesi, malen sorumlu ...'ın da aynı yönde beyanda bulunarak kaçakçılık eyleminden haberinin olmadığını beyan etmesi karşısında; malen sorumlunun iyiniyet iddiasının çürütülemediği, ... plaka sayılı nakil aracının iadesinin neticesi itibarıyla doğru olduğu belirlenerek nakil aracın iadesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Sanık hakkında verilen netice ceza miktarı itibarıyla, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanma kabiliyeti bulunmadığından bu yöndeki temyiz itirazı yerinde görülmemiştir.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında takdiri indirim uygulanarak cezasında 1/6 oranında indirim yapıldığı anlaşılmakla, bu yöndeki temyiz itirazının da yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen hususlar dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
25.12.2012 tarihli olayda kullanılan ..... plaka sayılı nakil aracının üzerine soruşturma evresinde şerh konulmakla birlikte, iddianamede müsaderesinin talep edilmediği gözetilerek araç üzerindeki şerhin kaldırılmasına karar verilmesi ile yetinilmesi yerine aracın müsaderesine yer olmadığına karar verilmesi ve gerekçeli karar başlığında suç tarihinin ''25.12.2012, 06.01.2013'' yerine ''06.01.2013'' olarak gösterilmesi, isabetli bulunmamış olup, söz konusu hukuka aykırılıkların Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükümden (8) numaralı bendin çıkartılarak yerine gelmek üzere hükme ''01 YE 564 plaka sayılı aracın sahibine iadesine, .... ve.... plaka sayılı araçların üzerlerindeki şerhin kaldırılmasına'', karar başlığında suç tarihi bölümüne ''06.01.2013'' ibaresinden önce gelmek üzere ''25.12.2012,'' ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08.10.2024 tarihinde karar verildi.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/5464, K. 2024/8615, 8 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama