İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2024/6255 Karar: 2024/8863 Tarih: 2024

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2024/6255 K.2024/8863

7. Ceza Dairesi 2024/6255 E. , 2024/8863 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/24 E., 2024/69 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyi

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2024/6255 E. , 2024/8863 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/24 E., 2024/69 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyi

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2024/6255 E. , 2024/8863 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/24 E., 2024/69 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiin temyiz istemi, sanığın suç teşkil eden bir eylemi bulunmadığına, Askeri Mahkemenin yargılamasının tekrar edilerek hüküm kurulduğuna, ikinci suçun taksirle veya bilinçli taksirle işlenmesi durumunda hükmün açıklanamayacağına, sanığın kastının bulunmadığına, suça konu eylemini taksir kapsamında değerlendirmek gerektiğine, sanığın kastla hareket ettiğine dair delil bulunmadığına, atılı suç kapsamında yargılanmanın adil yargılanma hakkını zedeleyeceğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin zedelendiğine, denetim süresinde işlenen suçun kasten gerçekleştirilmediğine, hükmün açıklanması için gereken kanuni şartların oluşmadığına ilişkindir. II. GEREKÇE Yapılan incelemede; sanığın, 05.06.2011 tarihinde Bilice Jandarma Karakolunda havalı tüfekle deneme atışları yaptığı, daha sonra P. Astsb. Çvş. ....'a ait havalı tüfeği P.Çvş. ....'ın omuzuna yaslayarak birlik içerisinde futbol sahasının olduğu bölgede oturan katılan P.Er ...’ın sağ ayağına bir el ateş ederek yaralanmasına neden olduğu maddi vakıa olarak anlaşılmıştır. Sanık hakkında asta müessir fiil suçundan 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 117/1 maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık savunmalarında atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir. Katılan ... ve olayın birebir görgü tanığı olan....'ın mahkeme huzurunda usulüne uygun olarak tespit edilen yeminli beyanları da maddi vakıayı destekler mahiyettedir. Katılanın sevk edildiği Elazığ Asker Hastanesi Baştabipliğince tanzim edilen 30.09.2011 tarihli katî raporuyla yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile iyileşebilecek nitelikte olduğu belirlenmiştir. Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanması için ihbarda bulunan Tatvan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.03.2020 tarihli ve 2019/930 Esas, 2020/212 Karar sayılı kararı ve kesinleşme şerhi dava dosyasında mevcuttur. 1632 sayılı Kanun'un “Maduna müessir fiiller yapanların cezası” başlıklı 117 nci maddesinin birinci fıkrasında “Madununu kasten itip kakan, döven veya sair suretlerle cismen eza verecek veya sıhhatini bozacak hâllerde bulunan veyahut tazip maksadiyle madun hizmetini lüzumsuz yere güçleştiren veya onun diğer askerler tarafından tazip edilmesine veya suimuamelede bulunulmasına müsamaha eden âmir veya mafevk iki seneye kadar hapsolunur.” hükmüne yer verilmiştir. Müessir fiil suçunda korunan hukuki menfaat, kişilerin vücut bütünlüğü ile bedeni, ruhi ve akli sıhhatlerini koruma hakları olduğu kabul edilmektedir. Tetkik edilen tüm dosya kapsamına göre; sanığın astı konumunda olan katılana yönelik gerçekleştirmiş olduğu ayağına ateş etmek şeklinde gerçekleşen atılı suça konu eyleminin Mahkemece sabit görülerek sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 15.10.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla