Karar Özeti
7. Ceza Dairesi 2024/6659 E. , 2024/9713 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/587 D.İş MAHKEMESİ : Tercan Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/16 E., 2018/212 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet KARARLAR : 1. Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin itirazın reddine dair 0
Karar Detayı
7. Ceza Dairesi 2024/6659 E. , 2024/9713 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/587 D.İş MAHKEMESİ : Tercan Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/16 E., 2018/212 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet KARARLAR : 1. Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin itirazın reddine dair 02.12.2021 tarih ve 2021/587 değişik iş sayılı kararı 2. Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin 17.09.2021 tarihli ve 2018/16 Esas, 2018/212 Karar sayılı ek kararı ile 12.12.2018 tarihli kararın aynen infazına ve infazın kaldığı yerden devamına KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet etmek suçundan sanık ...'nın, anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci, beşinci ve onuncu fıkraları uyarınca neticeten 2 yıl 6 ay hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.12.2018 tarihli ve 2018/16 Esas, 2018/212 Karar sayılı kararının, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 19.04.2019 tarihli ve 2019/774 Esas, 2019/811 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmek suretiyle kesinleşmesini müteakip, 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (7242 sayılı Kanun) ile değişik 5607 sayılı Kanun uyarınca uyarlama yapılması talebi üzerine aynı Mahkemenin 16.04.2020 tarihli ve 2018/16 Esas, 2018/212 Karar sayılı ek kararı ile infazın durdurulmasına karar verildiği, ardından Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin 17.09.2021 tarihli ve 2018/16 Esas, 2018/212 Karar sayılı ek kararı ile dava konusu eşyanın değerinin 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası uyarınca hafif ya da pek hafif olmadığı gerekçesiyle sanık lehine uyarlama yapılamayacağından bahisle Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin 12.12.2018 tarihli kararının aynen infazına ve infazının kaldığı yerden devamına hükmedildiği ve bu karara yapılan itiraz üzerine Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.12.2021 tarihli kararıyla itirazın süreden reddine karar verilmek suretiyle usulüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 12.09.2014 tarihli evrakları ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/58650 sayılı ve 23.09.2024 tarihli ve KYB-2024/94116 sayılı Tebliğnameleri ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEMLER Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/58650 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Benzer bir olay nedeniyle Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 12.01.2022 tarihli ve 2021/29361 esas, 2022/385 karar sayılı ilâmında yer alan, "... Somut olayda, suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 8.012,11 Türk lirası olduğu, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasına eklenen düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği anlaşılmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12. maddenin 1. fıkrası mucibince ilgili hükümlerin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ... Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarnamesi içeriğindeki hususlar yerinde görüldüğünden ... kararının 5271 sayılı CMK'nun 309/4-a maddesi uyarınca BOZULMASINA ..." ile, Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 12.11.2020 tarihli ve 2019/10269 esas, 2020/15850 karar sayılı ilâmında yer alan, "... Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklinde düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin, dosya bilirkişiye tevdii edilerek tespit ettirilmek sureti ile; 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası mucibince ilgili hükümlerin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukukî durumunun yerel mahkemece yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu..."şeklindeki açıklamalar karşısında, 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesine eklenen "b) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması halinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır. (3) İkinci fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz." fıkrası gereğince etkin pişmanlık hükümlerinin kovuşturma aşamasında uygulanmasının mümkün hale geldiği nazara alındığında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen ve yukarıda açıklanan hükümlere göre lehe - aleyhe kanun değerlendirilmesi yapılıp yine 5607 sayılı Kanun ile de karşılaştırılarak sonucuna göre sanığın hukukî durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir..” Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 29.02.2024 tarihli ve 2023/14870 Esas, 2024/2124 Karar sayılı tevdi kararı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.09.2024 tarihli ve KYB-2024/94116 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olay nedeniyle Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 12.01.2022 tarihli ve 2021/29361 esas, 2022/385 karar sayılı ilâmında yer alan, "... Somut olayda, suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 8.012,11 Türk lirası olduğu, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasına eklenen düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği anlaşılmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12. maddenin 1. fıkrası mucibince ilgili hükümlerin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ... Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarnamesi içeriğindeki hususlar yerinde görüldüğünden ... kararının 5271 sayılı CMK'nun 309/4-a maddesi uyarınca BOZULMASINA ..." ile, Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 12.11.2020 tarihli ve 2019/10269 esas, 2020/15850 karar sayılı ilâmında yer alan, "... Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklinde düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin, dosya bilirkişiye tevdii edilerek tespit ettirilmek sureti ile; 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası mucibince ilgili hükümlerin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukukî durumunun yerel mahkemece yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu..."şeklindeki açıklamalar karşısında, 15/04/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına dair Kanun'un 63. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesine eklenen "b) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması halinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır. (3) İkinci fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz." fıkrası gereğince etkin pişmanlık hükümlerinin kovuşturma aşamasında uygulanmasının mümkün hale geldiği nazara alındığında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen ve yukarıda açıklanan hükümlere göre lehe - aleyhe kanun değerlendirilmesi yapılıp yine 5607 sayılı Kanun ile de karşılaştırılarak sonucuna göre sanığın hukukî durumunun takdir ve tayin edilmesi ve uyarlama yargılaması yapılıp yapılmaması konusunda bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçelere dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/58650 sayılı kanun yararına bozma istemine yönelik yapılan incelemede; Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.09.2021 tarihli ve 2018/16 Esas, 2018/212 Karar sayılı ek kararı ile sanık lehine uyarlama yapılamayacağından bahisle Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin 12.12.2018 tarihli kararının aynen infazına ve infazın kaldığı yerden devamına hükmedildiği, Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/587 Değişik iş sayılı kararı ile itirazın usulden reddedildiği, uyarlama yargılamasına konu esasla ilgili bir karar verilmediği; itirazın reddine ilişkin kararda herhangi bir Kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. B. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.09.2024 tarihli ve KYB-2024/94116 sayılı kanun yararına bozma istemine yönelik yapılan incelemede; Sanığın, yargılama konusu eylemi için suç tarihinden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmi ikinci fıkrasına "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin eklendiği ve 10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmi ikinci fıkrasının “yirmi üçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği belirlenmiştir. 2. Dosya kapsamına göre, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin 14.337,94 TL olduğu, bu nedenle suç tarihi olan 17.07.2016 tarihi itibarıyla 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrası gereğince eşyanın değerinin pek hafif kapsamda kaldığı anlaşılmıştır. 3. Buna göre, sanık hakkındaki Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 19.04.2019 tarihli ve 2019/774 Esas, 2019/811 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı üzerine kesinleşen Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin 12.12.2018 tarihli mahkûmiyet kararının yeniden ele alınarak uyarlama yargılaması yapılması suretiyle suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 89 uncu maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi yollamasıyla anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca temel ceza belirlendikten sonra, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası gereği uygulama yapılması ve ardından kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin pek hafif olması nedeniyle cezada 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrası gereği indirim uygulanması gerekirken, Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.09.2021 tarihli ve 2018/16 Esas, 2018/212 Karar sayılı ek kararı ile "dava konusu eşyanın değerinin 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası uyarınca hafif ya da pek hafif olmadığı gerekçesiyle sanık lehine uyarlama yapılamayacağından bahisle mahkemenin 12.12.2018 tarihli ve 2018/16 Esas, 2018/212 Karar sayılı kararının aynen infazına" karar verilmesi Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/58650 sayılı kanun yararına bozma istemine yönelik yapılan incelemede; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, B. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.09.2024 tarihli ve KYB-2024/94116 sayılı kanun yararına bozma istemine yönelik yapılan incelemede; 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.09.2014 tarihli ve KYB-2024/94116 sayılı kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.09.2021 tarihli ve 2018/16 Esas, 2018/212 Karar sayılı ek kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli müteakip işlemlerin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.11.2024 tarihinde karar verildi.