Karar Özeti
7. Ceza Dairesi 2024/7423 E. , 2025/89 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/758 E., 2023/936 K. SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na aykırılık KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Gümüşhane Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.11.2023 tarihli ve 2023/758
Karar Detayı
7. Ceza Dairesi 2024/7423 E. , 2025/89 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/758 E., 2023/936 K. SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na aykırılık KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Gümüşhane Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.11.2023 tarihli ve 2023/758 Esas, 2023/936 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yoklama kaçağı kalmak suçundan, 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 63/1-a, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62., 58. ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251/3. maddeleri uyarınca 1 ay 12 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, itiraz edilmeksizin 30.12.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 19.10.2024 tarihli ve 94660652-105-29-4057-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.11.2024 tarihli ve KYB - 2024/108577 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.11.2024 tarihli ve KYB - 2024/108577 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanığın mahkûmiyetine esas yoklama kaçağı kalmak suçundan hüküm kurulurken 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 63/1 ve 5237 sayılı Kanun’un 62/1. maddeleri uyarınca belirlenen 2 ay hapis cezasından, 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesi gereğince 1/4 oranında indirim yapılması sonucu 1 ay 7 gün hapis cezası yerine, 1 ay 12 gün hapis cezasına hükmolunmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1632 sayılı Kanun'un 63. maddesinde düzenlenmiş olan yoklama kaçağı/bakaya/saklı suçlarının oluşabilmesi için, öncelikle yükümlülerin kabahat teşkil eden eylemlerine ilişkin kesinleşmiş bir idari para cezasının bulunması gerekmektedir. Somut olayda; Gümüşhane Askerlik Şubesi tarafından düzenlenen 29.08.2022 tarihli ve 2022-816 Karar sayılı idari para cezasının sanığa tebliğ edildiğine dair 16.09.2022 tarihli tebligat parçasında; adresin muhatabın bilinen en son adresi olduğu ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 10. maddesine göre tebliğ edilmesine dair not yer almakta ise de; tebligat içeriğinde "Gösterilen adrese gidildi. Muhattap adreste tanınmıyor. AKS'de kaydı bulunduğundan TK'nın 21/2 maddesi uygulanarak evrak mahalle muhtarına bırakıldı. 2 nolu haber kağıdı bina kapısına yapıştırıldı." şeklindeki açıklamanın yer almasına karşın; 7201 sayılı Kanun'un 10/2. maddesinde maddesinde “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'a göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bilâ tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata anılan Kanun'un 23/1-8. ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği cihetle, doğrudan 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre yapılan tebligatın usulsüz olduğu, dolayısıyla geçerli bir tebligattan ve idari para cezasının usulüne uygun kesinleşmesinden bahsedilemeyeceği ve 1632 sayılı Kanun'un 63/1. maddesinde düzenlenen yoklama kaçağı suçunun yasal unsurları itibarıyla oluşmayacağı anlaşılmaktadır. Yargıtay incelemesi sırasında saptanan ve ayrıntılarına yukarıda yer verilen yeni hukuka aykırılık nedeni, Kanun yararına bozma konusu yapılmadığından ve Kanun yolunun niteliği gereği re'sen giderilemeyeceğinden bu husus yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, oy birliğiyle, 07.01.2025 tarihinde karar verildi.