İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2024/7586 Karar: 2025/7217 Tarih: 2025

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2024/7586 K.2025/7217

7. Ceza Dairesi 2024/7586 E. , 2025/7217 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/877 E., 2024/292 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin karar tarihi itibarıyla temyiz edileb

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2024/7586 E. , 2025/7217 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/877 E., 2024/292 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin karar tarihi itibarıyla temyiz edileb

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2024/7586 E. , 2025/7217 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/877 E., 2024/292 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I.Katılan ... İdaresi Vekilinin Sanık ... Hakkında Verilen Beraat Kararına İlişkin Temyiz İstemi Yönünen Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, II.Sanık ... Hakkında Verilen Hüküm Yönünden Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçen eşya miktarı, bozma ilâmı ve tüm dosya kapsamı karşısında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; Dosya kapsamında sanıktan ele geçen ve sahteliği İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından tespit edilen sahte bandrollere ait kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakası bulunmadığı anlaşılmakla, 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5/2. maddesi uyarınca, sanığın kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık müessesesinden yararlanabilmesi için Mahkemece Gümrük İdaresince düzenlenecek KEMT varakasının dosya arasına alınarak belirlenecek olan dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını ödemesi hususunda ihtarat yapılması ve ödeme yapılması halinde, soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca daha önce sanığa bu aşamada da yeterli açıklamayı içerir bir ihtarat yapılmamış olduğu gözetilerek cezasında 1/2 oranında indirim yapılacağının bildirilmesi gerekirken yazılı şekilde ödeme yapılmadığından bahisle hakkında ilgili hükümlerin uygulanmaması hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, III. Sanık ... Hakkında Verilen Hüküm Yönünden Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçen eşya miktarı, bozma ilâmı ve tüm dosya kapsamı karşısında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Sanıktan her iki olay nedeniyle toplam 90 şişe kaçak içki ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 3/1. maddesindeki "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur." düzenlemesi ile aynı Kanun'un 61. maddesi uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ve failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı unsurlarının dikkate alınması gerekmekte olup, dosya kapsamına göre sanığın benzer olaylarla karşılaştırıldığında vehamet arz etmeyen fiilinin, eylem ile ceza arasındaki dengeyi bozacak şekilde teşdidi gerektirmediği halde, hakkaniyet ölçüleri ile bağdaşmayacak biçimde hapis ve adlî para cezasında alt sınırından uzaklaşılarak sanık hakkında fazla ceza tayini, 2.Sanık hakkında incelemeye konu ve suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/5 ve 3/10. maddeleri uyarınca kurulan hükümde teşdit uygulandığı nazara alındığında; suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi yollamasıyla aynı maddenin 5., 10. ve 23. fıkraları ile aynı Kanun'un 5/2. maddesi hükümlerinin olaya ayrı ayrı uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Kanun'un denetime imkân sağlayacak şekilde belirlenerek hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, 3.Mahkemece sanık hakkında zincirleme suç hükümlerine konu olduğu belirtilen kesinleşen ve uyarlama yargılaması yapıldığı anlaşılan dosyanın aslının ya da onaylı suretinin dosya arasına alınmasından sonra, zincirleme suç hükümlerine konu olduğu anlaşılıyor ise uyarlama yargılaması sonrası verilen cezanın mahsubuna karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, söz konusu cezanın netice cezadan düşülmesi suretiyle sanığın 660,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, IV.Sanık ... Hakkında Verilen Hüküm Yönünden Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçen eşya miktarı, bozma ilâmı ve tüm dosya kapsamı karşısında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Sanıktan 899 karton kaçak sigara ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda, 5237 sayılı Kanun'un 3/1. maddesindeki "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur." düzenlemesi ile aynı Kanun'un 61. maddesi uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ve failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı unsurlarının dikkate alınması gerekmekte olup, dosya kapsamına göre sanığın benzer olaylarla karşılaştırıldığında vehamet arzeden fiili, eylem ile ceza arasındaki denge gözetildiğinde teşdidi gerektirdiği halde, sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılmadan ceza tayini, 2.7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/23 ve 5/2. maddeleri uygulanmayan sanık hakkında, gerekçeli kararda ele geçen kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin suç tarihi itibariyle "normal değerde" olduğu anlaşılmakla sanığa verilen cezada 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesinin son cümlesi uyarınca 2/3 oranında indirim yapılmasına yer olmadığına karar verildiği belirtildiği halde, aynı gerekçede "Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/23, 5/2. maddelerinin somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırıldığında temel cezadan 3/23 maddesi uyarınca 2/3 oranında indirim yapılacağı anlaşıldığından, 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasa'nın 3/18-son. maddesi delaletiyle 3/5, 3/10, 3/23 maddeleri uyarınca belirlenecek cezaların sanığın daha lehine olduğu " şeklindeki ifade ile çelişki yaratılması ve suç tarihlerinden sonra yürürlüğe giren ve lehe hükümler içermeyen 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi delaletiyle 3/5 ve 3/10. maddelerinin sanık lehine olduğu değerlendirilerek yazılı şekilde hüküm kurulması, 3.Dosyada mevcut delillere göre, sanığın atılı suçu inceleme dışı diğer sanıklar ... ve ... ile fikir ve eylem birliği içerisinde işlediği Mahkemece kabul edildiği halde, hakkında 5607 sayılı Kanun'un 4/2. maddesi hükümleri uygulanmadan yazılı şekilde hüküm tesisi, 4.Sanık hakkında hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olduğu halde, hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesi hükümlerinin uygulanmaması hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,sanığın cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 10.04.2025 tarihinde karar verildi. (KKD) KISMİ KARŞI DÜŞÜNCE Sanık .......... hakkında 5607 sayılı Yasanın 3/16. maddesinden kurulan mahkumiyete ilişkin hükmün, sanık müdafiinin temyizi üzerine sayın çoğunluğun 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değişik 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesinin uygulanması gerekçesiyle bozma yapılmasına ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki; 15.04.2020 tarih ve 31100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değişik 5607 sayılı Yasanın 5/2. madde ve fıkrasına “Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine;” yatırması halinde cezanın indirileceği düzenlemesini getirmiştir. 7242 sayılı Yasa ile 5607 sayılı Yasının 5/2. maddesinde, her ne kadar 3/16. madde ve fıkrası istisna tutulmamış ise de yapılan düzenlemenin içeriği dikkate alındığında dosyamızda sanığın eylemi yönünden 5607 sayılı Yasanı 5/2. maddesinin uygulanma koşulları bulunmamaktadır. 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değişik 5607 sayılı Yasanın 5/2. madde ve fıkrasında “suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değeri”nden bahsedilmektedir. Oysa ki dosyamızda suça konu sahte bandrollerin ithal edildiğine ilişkin bir delil mevcut olmadığından gümrüklenmiş değerinin de söz konusu olması mümkün değildir. Ayrıca bandrollerin vergi değeri dışında kağıt olarak bir değerinden de bahsedilmesi mümkün değildir. Kaldı ki Kanun Koyucu 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/22. madde ve fıkrasında yaptığı değişiklikte değer azlığında “eşyanın gümrüklenmiş değeri” yerine “eşyanın değeri” kavramını kabul etmiştir. Bu düzenleme de göstermektedir ki 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesinin, dosyamızda aynı Yasanın 3/16. maddesinde uygulanması mümkün olmadığından bozma yönünden sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 10.04.2025

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla