İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Ceza Dairesi

YARGITAY · 7. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2024/7631 K.2025/1616

Sanık ... hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan anılan Kanun'un 3/5.maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62. ve 52. maddeleri uyarınca 5 ay hapis ve 80,00 Türk lirası adlî para cezası ile…

Esas2024/7631Karar2025/1616Tarih5 Şubat 2025Okuma7 dk · 1.368 kelime

KÜNYE

7. Ceza Dairesi 2024/7631 E., 2025/1616 K.·İnceleme Konusu Kanun Yararına Bozma

Karar tarihi
5 Şubat 2025
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Sayısı
2021/209 E., 2021/1240 K.
Suç
5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
Karar
Uyarlama talebinin reddi, aynen infaz
Yoluna başvuran
Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Tebliğname görüşü
İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.368 kelime·7 dk okuma·3 bölüm

Sanık ... hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan anılan Kanun'un 3/5.maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62. ve 52. maddeleri uyarınca 5 ay hapis ve 80,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2016 tarihli ve 2015/337 Esas, 2016/50 Karar sayılı kararının, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.02.2021 tarihli ve 7-2016/212630 sayılı kararıyla,

15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un kaçakçılık suçu bakımından lehe olan hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle dosyanın mahkemesine iade edilmesini müteakip, İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.11.2021 tarihli ve 2021/209 Esas, 2021/1240 Karar sayılı kararı ile 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun hükümleri uygulamasının sanık aleyhine olduğu gerekçesiyle 23.02.2016 tarihli ve 2015/337 Esas,

2016/50 Karar sayılı kararıyla uyarlama talebinin reddi ile ilamda değişiklik yapılmasına yer olmadığına ve aynen infazına ilişkin kararın, Dairemizin 21.06.2023 tarihli ve 2022/6635 Esas, 2023/6399 Karar sayılı ilamıyla sanık müdafiinin temyiz isteminin süreden reddine karar verilmek suretiyle kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 19.12.2023 tarihli ve 2023/23983 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.01.2024 tarihli ve KYB-2023/138594 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmiş, Dairemizin 16.05.2024 tarihli ve ek görüş talepli tevdii kararı üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.11.2014 tarihli ve KYB-2024/111428 sayılı Tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

A.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.01.2024 tarihli kanun yararına bozma isteminin;

"Dosya kapsamına göre, İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/02/2016 tarihli kararının temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16/02/2021 tarihli sayılı kararıyla 15/04/2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un kaçakçılık suçu bakımından lehe olan hükümlerinin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle dosyanın iade edilmesini müteakip, İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda,

''mahkememizce verilen 23/02/2016 tarihli ve 2015/337 esas, 2016/50 sayılı kararda değişiklik yapılmasına yer olmadığına, mahkememizin 23/02/2016 tarihli ve 2015/337 esas, 2016/50 sayılı kararının aynen infazına'' şeklinde bir ibareye yer verilmekle yetinildiği anlaşılmış ise de,

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme ile Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 18/11/2005 tarihli ve 2005/2691 esas, 2005/3395 karar sayılı ve Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 13/10/2005 tarihli ve 2005/10431 esas, 2005/12718 karar sayılı ilâmları nazara alındığında,

Somut olayda, hükümlü hakkında yapılan uyarlama yargılamasında hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, her iki yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan yasa maddeleriyle verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe yasa değerlendirmesi yapılması ve temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 232/6. maddesi uyarınca denetime imkân verecek şekilde hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden,

inceleme konusu kararın hüküm kısmında mahkememizce verilen 23/02/2016 tarihli ve 2015/337 esas, 2016/50 sayılı kararda değişiklik yapılmasına yer olmadığına, mahkememizin 23/02/2016 tarihli ve 2015/337 esas, 2016/50 sayılı kararının aynen infazına şeklinde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ”şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

B. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.11.2024 tarihli kanun yararına bozma isteminin,

"1-Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16/02/2021 tarihli ve 7-2016/212630 sayılı kararıyla, 15/04/2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun gereğince lehe olan hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle dosyanın mahkemesine iade edilmesi kararının bozma niteliğinde olması nedeniyle hükmün kesinleşmediği, kesinleşmemiş hüküm nedeniyle uyarlama yargılaması yapılamayacağı ve atılı suç yönünden zamanaşımı süresinin işlemeye devam ettiği nazara alınarak, sanığın yargılama konusu eylemi için, belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'a

muhalefet eylemiyle ilgili olarak mahkemece verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 05/07/2011 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içinde 04/09/2012 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan verilen hükmün usulüne uygun olarak kesinleşmesi ve ihbarı üzerine hükmün açıklandığı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/8-c maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarih ile sanığın denetim süresi içinde yeni suç işlediği tarih arasında zamanaşımının durduğu, duran süreler de eklendiğinde 5237 sayılı Kanun'un 67/2-d ve 67/4. maddeleri gereği olağanüstü zamanaşımı süresinin ilk derece mahkemesinin hüküm tarihinde dolduğu gözetilmeden, kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde,

2-Kabule göre de.

İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/02/2016 tarihli kararının temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16/02/2021 tarihli sayılı kararıyla 15/04/2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un kaçakçılık suçu bakımından lehe olan hükümlerinin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle dosyanın iade edilmesini müteakip, İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda,

''mahkememizce verilen 23/02/2016 tarihli ve 2015/337 esas, 2016/50 sayılı kararda değişiklik yapılmasına yer olmadığına, mahkememizin 23/02/2016 tarihli ve 2015/337 esas, 2016/50 sayılı kararının aynen infazına'' şeklinde bir ibareye yer verilmekle yetinildiği anlaşılmış ise de,

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme ile Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 18/11/2005 tarihli ve 2005/2691 esas, 2005/3395 karar sayılı ve Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 13/10/2005 tarihli ve 2005/10431 esas, 2005/12718 karar sayılı ilâmları nazara alındığında,

Somut olayda, hükümlü ... hakkında yapılan uyarlama yargılamasında hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, her iki yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan yasa maddeleriyle verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe yasa değerlendirmesi yapılması ve temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 232/6. maddesi uyarınca denetime imkân verecek şekilde hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden,

inceleme konusu kararın hüküm kısmında mahkememizce verilen 23/02/2016 tarihli ve 2015/337 esas, 2016/50 sayılı kararda değişiklik yapılmasına yer olmadığına, mahkememizin 23/02/2016 tarihli ve 2015/337 esas, 2016/50 sayılı kararının aynen infazına şeklinde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir."

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

A.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.01.2024 Tarihli Kanun Yararına Bozma İstemi ve 29.11.2024 Tarihli Kanun Yararına Bozma İstemindeki 2 Nolu Görüş Yönünden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.02.2021 tarihli ve 7-2016/212630 sayılı kararıyla, 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun gereğince lehe olan hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle dosyanın mahkemesine iade edilmesi kararının bozma niteliğinde olması nedeniyle hükmün kesinleşmediği, kesinleşmemiş hüküm nedeniyle uyarlama yargılaması yapılamayacağı cihetle, Yargıtay

Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

B.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.11.2024 Tarihli Kanun Yararına Bozma İstemindeki 1 Nolu Görüş Yönünden

Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR

A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.01.2024 Tarihli Kanun Yararına Bozma İstemi ve 29.11.2024 Tarihli Kanun Yararına Bozma İstemindeki 2 Nolu Görüş Yönünden;

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

B. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.11.2024 Tarihli Kanun Yararına Bozma İstemindeki (1) Nolu Görüş Yönünden;

1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.11.2021 tarihli ve 2021/209 E., 2021/1240 K. Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309/4-a bendi uyarınca müteakip işlemlerin mahallinde yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

SONUÇ / HÜKÜM

oy birliğiyle, 05.02.2025 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/7631, K. 2025/1616, 5 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. İstem
  4. II. Gerekçe
  5. III. Karar
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2024/7631
Karar No
2025/1616
Tarih
5 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2024/7632 K.2025/1054
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2024/7633 K.2025/982
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/7634 K.2025/1932
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2024/7636 K.2025/2650
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2024/7636 K.2025/1190
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/7637 K.2025/2464

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.