Karar Özeti
7. Ceza Dairesi 2025/1694 E. , 2025/6681 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/860 E., 2024/1896 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itiba
Karar Detayı
7. Ceza Dairesi 2025/1694 E. , 2025/6681 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/860 E., 2024/1896 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla ONANMASINA, 06.05.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Kolluk görevlileri tarafından tutulan tutanakta belirtildiği üzere; bir araçtakilerden şüphelenilmesi üzerine aracın takibe alındığı, araçtakilerin kimlik kontrolünün yapıldığı sırada bagaj kısmında iki adet koli görüldüğü, sanığa kolilerin içerisinde ne olduğu sorulduğunda kaçak sigara olduğunu söylediği, sanığın kolileri açarak içindeki sigaraları rızasıyla teslim ettiği, kaçak sigaraların muhafaza altına alındığı ve sanık hakkında adli işlem yapıldığı anlaşılmaktadır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2013/610 Esas ve 2014/512 sayılı kararında ve bu karara benzer birden çok kararında adli arama ve önleme aramasının hangi hallerde yapılacağına ilişkin belirlemeler yapmış, ayrıca karar alınmadan yapılacak aramalarla ilgili de görüş ortaya koymuştur. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2013/610 Esas ve 2014/512 sayılı kararında: “Ceza muhakemesinin kurallarının işlemeye başlaması "başlangıç şüphesi" ile olmaktadır. Bu nedenle koruma tedbirleri bir suçun işlendiği izlenimini veren hâlin öğrenilmesinden sonraki aşamada başvurulan adli nitelikli tedbirlerdir. Önleme aramasında tehlikeli bir kişi veya eşya aranmakta olup önleme aramasının muhatapları da suç şüphesi altında olmayan kişilerdir. CMK'nun 161/2 ve PVSK'nun Ek 6. maddeleri uyarınca edinilen bilgi veya alınan ihbar veya şikâyet üzerine veya kendiliğinden bir suçla karşılaşan kolluğun, olay yerinde kişilerin ve toplumun sağlığına, vücut bütünlüğüne veya malvarlığına zarar gelmemesi ve suçun delillerinin kaybolmaması ya da bozulmaması için gerekli acele tedbirleri aldıktan sonra durumu derhal Cumhuriyet savcısına bildirmesi ve Cumhuriyet savcısının talimatı doğrultusunda işin aydınlatılması için gerekli soruşturma işlemlerini yapması gereklidir. Başlangıçta suç işlenmesinin önlenmesi düşüncesi olsa bile, suç şüphesi ortaya çıktığı andan itibaren yapılacak durdurma ve arama adli bir nitelik taşıyacaktır.” denilmiştir. Kolluk görevlilerinin arama kararı olmaksızın kaba üst araması yapabilecekleri mümkün iken, suç eşyasının aranması bu kapsamda değildir. Somut olayda bir arama kararı olmadığı gibi Cumhuriyet savcısına bilgi verilerek yapılmış bir işlemde bulunmamaktadır. Öncelikle araçta kaçak sigara olduğunun öğrenilmesi başlangıç şüphesini oluşturmaktadır. Başlangıç şüphesi oluştuğu andan itibaren CMK kuralları gereğince usulüne uygun adli işlem yapılması zorunludur. Yukarıda bahsi geçen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun kararında belirtildiği gibi, suçla karşılaşan kolluğun, olay yerinde kişilerin ve toplumun sağlığına, vücut bütünlüğüne veya malvarlığına zarar gelmemesi ve suçun delillerinin kaybolmaması ya da bozulmaması için gerekli acele tedbirleri aldıktan sonra durumu derhal Cumhuriyet savcısına bildirmesi ve Cumhuriyet savcısının talimatı doğrultusunda işin aydınlatılması için gerekli soruşturma işlemlerini yapması şarttır. Buna uymayan kolluğun yaptığı işlemler usulüne uygun olmayıp, deliller hukuka aykırı nitelikte elde edilmiş olduğundan, yerel mahkemenin kararının yapılan işlemlerin ve aramanın usulsüz olması ve sanığın beraatine karar verilmesi gerekçesiyle bozulması gerektiğini düşündüğümden heyetimizin sayın çoğunluğunun aksi yöndeki görüşlerine iştirak etmiyorum. KARŞI OY Olay günü İzmir Balçova'da seyir halinde bulunan 35 ... 9647 plaka sayılı araç içerisinde 4 kişi bulunduğunu gören ve durumundan şüphelenilen aracın kolluk görevlilerince takibe alınarak bir süre sonra durdurulduğu, araç içerisinde sanığın da aralarında bulunduğu 4 kişinin kimlik bilgilerinin kontrolünü müteakip, aracın içerisine dışarıdan el feneri bakıldığında bagaj kısmında iki kolinin görüldüğü, akabinde aracın bagajının açtırıldığı, bu ana kadar önleme veya adli arama kararı bulunmayan kolluğun sanığa kolileri rızası dahilinde açtırarak suça konu kaçak sigaraları ele geçirdiği olayda; yukarıda anlatılan şekli ile bagajda iki adet koliyi gören kolluğun bu andan itibaren adli arama kararı ya da yazılı arama izni alarak işlemlere devam etmesi gerekirken, sanığın rızası gerekçe gösterilerek, bahse konu kolileri açtırmak suretiyle delillere ulaşmasının hukuka aykırı olduğu düşüncesinde olduğumuzdan sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir.