KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2025/1802 E., 2025/6754 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2025
- Sayısı
- 2020/812 E., 2021/1125 K.
- Malen sorumlu
- ...
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hükümler
- Mahkûmiyet, eşya ve nakil aracının müsaderesi
- Temyiz edenler
- Katılan ... İdaresi vekili, sanıklar
- Tebliğname görüşü
- Kısmî ret, kısmî bozma
Karar Metni
590 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Sanık ...'ın temyiz istemi yönünden, 31.01.2022 tarihinde tebliğ edilen hükme yönelik, yasal süresinden sonra 23.01.2025 tarihinde temyiz talebinde bulunulduğu, temyiz isteminin süresinde olmadığı,
Katılan ... İdaresi vekilinin, sanıklar ... ve ...'nun temyiz istemleri yönünden; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. Sanık ...'ın Temyiz İstemi Yönünden
Sanığın yokluğunda verilip 31.01.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310/1.
maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 23.01.2025 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, sanık ...'ın temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II. Katılan ... İdaresi Vekilinin Münhasıran Vekalet Ücretine Yönelik Temyiz İstemi ile Sanıklar ... ve ...'nun Temyiz İstemleri Yönünden
Olayın oluş biçimi, sanıkların aşamalardaki savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1. Sanıklar hakkındaki hükümlerin temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 7242 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun'da sanıklar lehine yasa değişikliği nedeniyle dosyanın yerel mahkemeye iadesi üzerine, bozma niteliğinde olan iade yazısı ile önceki hükmün hukuken varlığını yitirdiği, kesinleşen bir hüküm olmadığı gibi yargılama usulleri de farklı olduğu halde, Mahkemece yeni esasa kaydedilen dosyanın uyarlama yargılaması olarak kabul edilmesi suretiyle "uyarlama nedeniyle önceki hükmün kaldırılmasına" karar verilerek sanıklar hakkında hüküm kurulması,
2. Savunmalarının alınmasına yönelik talimat yazılan sanıklar hakkında talimat mahkemesince savunmaları alınmadan önce Mahkemece hüküm kurulması suretiyle sanıkların savunma haklarının kısıtlanması,
3. Suça konu kaçak eşyanın miktarına göre sanıklar hakkında temel cezada 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 61. maddesi uyarınca teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulması gerekirken, hapis cezası bakımından alt sınırdan hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,
4. Sanıkların tekerrüre esas olan adli sicil kayıtlarının 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a ve 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'na muhalefet suçları kapsamında olduğu anlaşılmış olup, 15.04.2020 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar,
pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içerdiği gözetilerek bu ilâmlarla ilgili öncelikle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı mahkemesinden araştırılarak, neticesine göre söz konusu ilâmların tekerrüre esas alınıp alınmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
5. Sanıklar hakkında temel ceza belirlenerek, 5607 sayılı Kanun'un 4/2. maddesi uygulandıktan sonra, aynı Kanun'un 3/22. maddesinin (7243 sayılı Kanun ile değişik 23. fıkrası) uygulanması ve buna göre netice cezanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, uygulama sırasında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm tesisi,
6. Katılan ... İdaresi lehine karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 4.080,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, eksik vekalet ücretine hükmedilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2025/1802, K. 2025/6754, 8 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama