KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2025/3203 E., 2025/10816 K.·Bozma Üzerine
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/302 E., 2021/462 K.
- Suçlar
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet,
Karar Metni
516 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet
SUÇ TARİHLERİ : 28.03.2013, 23.04.2013
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
Kısmî onama, kısmî bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak; 1.28.03.2013 tarihli eylem yönünden yürürlükte olan 4733 sayılı Kanun ve 23.04.2013 tarihli eylem yönünden 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu (5607 sayılı Kanun) ile sonradan yürürlüğe giren ve hüküm tarihinde yürürlükte olan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un ilgili hükümlerinin somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle denetime imkan verecek şekilde lehe olan kanunun belirlenmesi gerekirken, lehe kanunun belirlenmesinde denetime imkan vermeyecek şekilde hüküm tesis edilmesi,
2.Zincirleme suç hükümleri uygulanarak hüküm kurulurken iki ayrı ceza yerine tek bir cezaya hükmedilmesi nedeniyle sanık hakkında birleşen dosyada kurulan Tarsus 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.01.2014 tarihli kararı ile hükmolunan cezanın kazanılmış hak oluşturmayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre ise; 1.28.03.2013 tarihli eylemde 730 karton sigara ele geçen olayda, ele geçen gümrük kaçağı ve bandrolsüz sigaranın miktarına, meydana gelen zararın ve sanığın suç işleme kastının ağırlığına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 61. maddesi gereği temel ceza tayin edilirken hak ve nesafete uygun teşdit uygulanması gerektiği halde yazılı şekilde hüküm kurulması,
2.23.04.2013 tarihli eyleme ilişkin dosyada kaçak eşyaya mahsus tespit varakası (KEMT) bulunmadığı anlaşılmakla, Gümrük İdaresi'ne KEMT varakası düzenlettirilerek, eşyanın değeri ve yapılacak ihtaratlar hususunda düzenlenecek KEMT varakasındaki değerlerin esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
3.15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 5. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, sanığın kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık müessesesinden yararlanabilmesi için mahkemece kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında yer alan dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar tutarı ödemesi hususunda ihtarat yapılması ve ödeme yapması halinde,
soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kanun'un 5. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca daha önce sanığa bu hususta ihtar yapılmamış olduğu da gözetilerek cezasında 1/2 oranında indirim yapılacağının bildirilmesi gerektiği cihetle; kovuşturma aşamasında yapılan ihtaratta indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerekirken 1/3 olarak bildirilerek sanığın yanıltılması ve ödeme yapılmadığından bahisle hakkında ilgili hükümlerin uygulanmaması,
4.28.03.2013 tarihli eylem nedeniyle ele geçen eşyanın niteliğine göre davaya katılma hakkı bulunan ve 14.01.2014 tarihli oturumda katılmasına karar verilen ... lehine maktu vekâlet ücretine hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi ve gerekçeli karar başlığında katılan olarak gösterilmemesi,
5.Nakil aracı hakkında açılmış dava bulunmadığı halde iade kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanığın ve katılan ... vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 23.09.2025 tarihinde karar verildi.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2025/3203, K. 2025/10816, 23 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama