KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2025/4789 E., 2025/13047 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/505 E., 2025/420 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hükümler
- Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi
- Tebliğname görüşü
- Kısmî onama, kısmî bozma
Karar Metni
419 kelime·2 dk okuma
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olayın oluş biçimi, sanıkların aşamalardaki savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1.Suç tarihi itibarıyla sanıkların eyleminin 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5 ve 3/10. maddeleri kapsamında bulunduğu nazara alınarak,
suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile 6545, 72 42... sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/ 23... /2. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak netice olarak sanıklar hakkında 6455
sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin uygulanmasına karar verilmiş ise de, anılan maddenin cezasının alt sınırının 3 yıldan başladığı gözetilmeden eksik ceza tayini,
2. Kaçak sigaraların taşınmasında kullanılan nakil aracının iyi niyetli 3. kişiye ait olup olmadığı hususunun tespiti bakımından ruhsat sahibi olarak gözüken malen sorumlunun çağrılarak beyanın alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, malen sorumlu ...'ın 5271 sayılı Kanun'un 257/2. maddesi uyarınca davadan haberdar edilip katılma imkanı tanınmadan, müsadere konusunda beyanı alınmadan ve aracın iyiniyetli 3. kişiye ait olup olmadığı hususu araştırılmadan eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi,
3. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince ödenmeyen adli para cezasının infaz aşamasında hapis cezasına çevrilebileceği ihtarı ile yetinilmesi gerekirken infaz aşamasında Cumhuriyet savcısının kararıyla 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/3 krası uyarınca kamuya yararlı bir işte çalışma kararı verilebileceğinin de ihtar edilmesi suretiyle infazda yetkinin kısıtlanması, hukuka aykırı bulunmuştur.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2025/4789, K. 2025/13047, 23 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama