Karar Özeti
7. Ceza Dairesi 2025/6494 E. , 2026/2515 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/1421 E., 2023/110 K. SUÇ : Bakaya kalmak İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kar
Karar Detayı
7. Ceza Dairesi 2025/6494 E. , 2026/2515 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/1421 E., 2023/110 K. SUÇ : Bakaya kalmak İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Diyarbakır 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.01.2023 tarihli ve 2022/1421 Esas, 2023/110 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında bakaya kalmak suçundan, basit yargılama usûlü uygulanarak 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'nun 63/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 251/3. maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309/1. maddesi uyarınca, 06.11.2025 tarihli ve 94660652-105-21-27773-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.11.2025 tarihli ve KYB- 2025/129472 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.11.2025 tarihli ve KYB- 2025/129472 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Sanığa yüklenen bakaya kalmak suçunun oluşabilmesi için 7179 sayılı Askeralma Kanunu'nun 24. maddesinde yer alan kabahatlerin herhangi birinden dolayı kesinleşmiş bir idarî para cezasının bulunması gerektiği hususu ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 16. maddesinde yer alan, "Kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır." şeklindeki düzenleme ile Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 25. maddesinde yer alan, "Kendisine tebligat yapılacak kişi adresinde bulunmazsa tebliğ, kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır." şeklindeki ve aynı Yönetmeliğin 29/1. maddesinde yer alan, "21, 22, 23, 25, 26... nci maddelerde yazılı kişiler, tebliğ yapılacak olanın geçici olarak başka yere gittiğini belirtirlerse, tebliğ memuru, muhatabın hangi sebeple adresten geçici olarak ayrıldığını, beyanda bulunanın adı ve soyadı ile sıfatını tebliğ tutanağına yazar. Tebliğ tutanağını beyanda bulunana imzalattırır ve tebliğ edilecek evrakı beyanda bulunana verir. Bu kişiler, tebliğ evrakını kabule mecburdurlar." şeklindeki düzenleme birlikte nazara alındığında; Dosya kapsamına göre, sanık hakkında bakaya kalmak kabahatinden dolayı uygulanan .... Askerlik Şubesi Başkanlığının 22.10.2020 tarihli ve 2020/933 sayılı idarî para cezası kararının, sanığın bilinen son adresinde sanık ile aynı konutta birlikte ikamet ettiği belirtilen ".... ya da "...." isimli şahsa teslim edilmek suretiyle 26.11.2021 tarihinde tebliğ edilerek kesinleştirildiği anlaşılmış ise de, muhatabın adresinde bulunamaması üzerine adresinden geçici süreli olarak mı yoksa sürekli mi ayrıldığına ilişkin tebligat işlemini yapan görevli tarafından durumu açıklar şekilde bir tespit yapılmadığı gibi tebliğ evrakının teslim edildiği şahsın açık kimlik bilgisinin denetime elverişli ve tereddüte mahal bırakmayacak biçimde gösterilmediği, bu nedenle söz konusu idarî yaptırım kararının tebliğ işleminin usulüne uygun olmadığı ve dolayısıyla sanık hakkında usulüne uygun şekilde kesinleşmiş bir idarî yaptırım kararının bulunmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesindeki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, somut olayda hükümlü hakkında bakaya kalma kabahatine ilişkin .... Askerlik Şubesi Başkanlığı tarafından verilen, 22.10.2022 tarihli ve 2020-933 Karar sayılı idarî yaptırım kararı bilinen en son adresinde aynı konutta ikamet ettiğini belirten babası "...." veya "...." isimli kişiye tebliğ edilmiş ise de, tebliğ mazbatasında muhatabın adresten geçici mi yoksa sürekli mi ayrıldığı, adreste bulunmama sebebi ve tevziat saatlerinden sonra gelip gelmeyeceği hususları Tebligat Yönetmeliği'nin 35. maddesi gereğince sorulduğuna dair bir açıklama da yapılmadan teslim edilmesi nedeniyle usûlsüz olduğu gibi hükümlünün nüfus kayıt örneği incelendiğinde babasının isminin de ... olduğu, bu durumda idarî yaptırım kararının tebliğ işleminin usulüne uygun olmadığı ve hükümlü hakkında usulune uygun şekilde kesinleşmiş bir idari yaptırım kararının bulunmadığı anlaşılmakla unsurları itibarıyla oluşmayan atılı suçtan hükümlünün beraatı yerine mahkûmiyetine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Diyarbakır 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.01.2023 tarihli ve 2022/1421 Esas, 2023/110 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. Hükümlü hakkında usulüne uygun şekilde kesinleşmiş bir idari yaptırım kararının bulunmadığından 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca yüklenen suçun unsurları itibarıyla oluşmadığı anlaşıldığından; sanığın 5271 sayılı Kanun’un 223/2-a maddesi uyarınca BERAATİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.03.2026 tarihinde karar verildi.