Karar Özeti
7. Ceza Dairesi 2025/6572 E. , 2026/561 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/73 E., 2019/148 K. SUÇ : 237 sayılı Kanun'a muhalefet, görevi kötüye kullanma HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kararın temyizen incelenerek onanması Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi
Karar Detayı
7. Ceza Dairesi 2025/6572 E. , 2026/561 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/73 E., 2019/148 K. SUÇ : 237 sayılı Kanun'a muhalefet, görevi kötüye kullanma HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kararın temyizen incelenerek onanması Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. Katılan Vekilinin Görevi Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Temyiz İstemine İlişkin Olarak Yapılan İncelemede; Sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan Muğla 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.05.2018 tarihli ve 2016/843 E., 2018/291 K. sayılı kararı ile beraat kararı verildiği, bu kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği, Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 05.11.2018 tarihli ve 2018/6508 E., 2018/11287 K. sayılı kararı ile de yalnızca 237 sayılı Kanun'a muhalefet suçu yönünden kanun yararına bozma kararı verildiği belirlenmekle, Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.04.2019 tarihli ve 2019/73 E., 2019/148 K. sayılı kararının hukuki değerden yoksun olduğu anlaşılmakla, dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, II. Katılan Vekilinin 237 Sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Temyiz İstemine İlişkin Olarak Yapılan İncelemede; Muğla 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.05.2018 tarihli ve 2016/843 E., 2018/291 K. sayılı, sanık hakkında 237 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararının, kamu davasına katılabilecek şekilde suçtan zarar gören ve karara karşı kanun yollarına başvurma hakkı bulunan .. ve .. Bakanlığı'na tebliğ edilmediği, karar usulüne uygun kesinleşmediğinden denetim süresinin de başlamayacağı ve zamanaşımının da durmayacağı, ayrıca görevsiz Mahkemedeki sorgudan sonra görevli Mahkemece tekrar yapılan sorgunun da zamanaşımını kesmeyeceği gözetilerek yapılan incelemede; Sanığın yargılama konusu eylemlerine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 67/2-a maddesi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan, sanığın Muğla 1. Asliye Ceza Mahkemesinde savunmasının alındığı 01.12.2017 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir. Açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 302. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.01.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık hakkında görevi kötüye kullanma ve 237 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından yürüyen süreçte, Muğla 1. Asliye Ceza Mahkemesinin görevi kötüye kullanmadan verdiği beraat kararı temyiz edilmeden kesinleşmiş, 237 sayılı Kanun'a muhalefetten verilen HAGB kararı ise kanun yararına bozulmuş ve dosya Ağır Ceza Mahkemesine gelmişti. Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi bozma sonrası her iki suçtan beraat kararı verdi; katılan vekili temyiz etti.
Hukuki İlke: Kanun yararına bozma yalnızca 237 sayılı Kanun'a muhalefet suçuna ilişkin verildiğinden, kesinleşmiş görevi kötüye kullanma beraati hakkında yeniden kurulan hüküm hukuki değerden yoksundur. Ayrıca HAGB kararı suçtan zarar gören Bakanlığa tebliğ edilmediğinden usulüne uygun kesinleşmemiş sayılır; bu durumda denetim süresi başlamaz, zamanaşımı durmaz ve görevsiz mahkemedeki sorgudan sonra görevli mahkemece tekrarlanan sorgu da zamanaşımını kesmez.
Uygulama Sonucu: Görevi kötüye kullanma yönünden dosya incelenmeksizin iade edildi; 237 sayılı Kanun'a muhalefet yönünden ise TCK 66/1-e'deki 8 yıllık olağan zamanaşımı, son kesme işlemi olan 01.12.2017 tarihli sorgudan itibaren dolduğundan hüküm bozularak kamu davasının CMK 223/8 uyarınca oy birliğiyle düşmesine karar verildi.
Dava Strateji Notu: HAGB kararlarında suçtan zarar gören kuruma tebligat yapılmamışsa karar kesinleşmez ve zamanaşımı işlemeye devam eder; savunma açısından bu, yıllar sonra dahi zamanaşımından düşme elde etme fırsatı demektir. Kesinleşmiş bir hükmün kanun yararına bozma kapsamı dışındaki kısmı üzerinde mahkemenin yeniden karar kuramayacağı da bu emsalle sabittir.