İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2025/679 Karar: 2025/9835 Tarih: 2025

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2025/679 K.2025/9835

7. Ceza Dairesi 2025/679 E. , 2025/9835 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi KARAR TARİHİ : 30.12.2022 SAYISI : 2022/832 E., 2022/2802 K. SUÇLAR : 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na muhalefet, özel belgede sahtecilik SUÇ TARİHLERİ : 18.06.2010 - 04.03.2011 HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2025/679 E. , 2025/9835 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi KARAR TARİHİ : 30.12.2022 SAYISI : 2022/832 E., 2022/2802 K. SUÇLAR : 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na muhalefet, özel belgede sahtecilik SUÇ TARİHLERİ : 18.06.2010 - 04.03.2011 HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2025/679 E. , 2025/9835 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi KARAR TARİHİ : 30.12.2022 SAYISI : 2022/832 E., 2022/2802 K. SUÇLAR : 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na muhalefet, özel belgede sahtecilik SUÇ TARİHLERİ : 18.06.2010 - 04.03.2011 HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz İsteminin Esastan Reddi ile Onama Bir kısım sanıklar hakkında özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün incelenmesinde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın kesin nitelikte bulunduğu belirlenmiştir. Sanıklar hakkında 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na (5411 sayılı Kanun) muhalefet suçundan kurulan hükümlerin; yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.12.2021 tarihli ve 2020/142 Esas, 2021/304 Karar sayılı kararı ile kredi teklifini yapan ve onaylayan yetkililerin; kredinin tahsisi sırasında kredinin şahsî/maddî teminatını Bankanın iç mevzuatına uygun olarak, şube kredi yetki limiti çerçevesinde kalarak aldıkları, açılan/kullandırılan kredilerin hemen tamamının, ödeme yoluyla tasfiye edildiği, kredi süreci/takibi süren kredilere de tahsilat yapıldığı, somut olayda sanıkların zimmet kastıyla hareket etmedikleri, zimmet/zimmete iştirak suçunun yasal unsurlarının olayda oluşmadığı anlaşılmakla sanıkların atılı suçu işlediği sabit olmadığından müsnet suçtan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-(e) maddesi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir. B. İstinaf ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 30.12.2022 tarihli ve 2022/832 Esas, 2022/2802 Karar sayılı kararı İlk Derece Mahkemesince 5411 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kurulan beraat kararları ve hukuki gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu, hükmün kaldırılması veya bozulmasını gerektirecek ölçüde bir hukuka aykırılık saptanılmadığı anlatımı ile hükme yönelik istinaf başvuruları yerinde görülmediğinden ayrı ayrı düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Katılan ... A.Ş. Vekilinin Temyiz Sebepleri Sanıklar hakkında banka zimmeti ve özel belgede sahtecilik suçlarından kurulan beraat hükümlerinde hukuka uyarlık bulunmadığına, bireysel kredi kullandırılması mümkün olmayan veya ödeme gücü yeterli olmayan dosyanın sanıklarına, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... aracılığı ile gerçeği yansıtmayan veya sahte belgeler düzenlendiği, bu gerçeği yansıtmayan/sahte belgeler ile banka görevlileri sanık ... ile ...'ın inisiyatifi ile usulsüz veya mevzuata aykırı bireysel krediler kullandırıldığı, bu şekilde kredi lehtarı olan diğer sanıklara menfaat temin edildiği, karşılığında aracı sanıklar ile bankacı sanığın da maddi menfaat temin ettiklerinin kredi lehtarı olan sanıkların çekmiş oldukları kredilerden bir miktar parayı kredi çıkmasını sağlayan aracı ve bankacılara verdikleri yönündeki beyanları ile sabit olduğu, bu şekilde aracı sanıklar, bankacı sanık ve kredi lehtarı olan diğer sanıkların fikir ve eylem birlikteliği içerisinde hareket ederek üzerlerine atılı olan suçları işlediklerine, bankanın zararının halen tamamen tahsil ve tasfiye edilemediğine, banka zararının resen ödettirilmesi gerektiğine, eksik incelemeye dayalı kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, resen sebeplerle bozulması talebine ilişkindir. 2. Sanıklar ..., ..., ... müdafiin Temyiz Sebepleri İlk derece mahkemesince sanıklar yönünden beraat hükümleri kurulurken üç sanık yönünden tek müdafi ile temsil edildiğinden tek vekalet ücretine hükmedilmesine yönelik istinaf başvurusu üzerine, istinaf mahkemesince talebin reddine karar verildiğine, her sanık için ayrı ayrı vekalet ücretinin takdir edilmesi gerektiğine, vekalet ücreti ile sınırlı olarak hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir. 3. Sanıklar ... (1949 doğumlu) ve ... (1952 doğumlu) müdafiin Temyiz Sebepleri İlk derece mahkemesince sanıklar yönünden beraat hükümleri kurulurken iki sanık yönünden tek müdafi ile temsil edildiğinden tek vekalet ücretine hükmedilmesine yönelik istinaf başvurusu üzerine, istinaf mahkemesince talebin reddine karar verildiğine, her sanık için ayrı ayrı vekalet ücretinin takdir edilmesi gerektiğine, vekalet ücreti ile sınırlı olarak hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... Hakkında 5411 sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden Soruşturma raporu içeriğine, bilirkişi raporuna, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre; sanıkların savunmalarının aksine atılı bankacılık zimmeti suçunu işledikleri yönünde her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından, şüphe sanıklar lehine değerlendirilerek anılan sanıklar hakkında atılı suçtan beraat hükümleri kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. 2. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) "Sanığın veya hükümlünün ölümü" kenar başlıklı 64/1. maddesi; "Sanığın ölümü halinde kamu davasının düşürülmesine karar verilir. Ancak, niteliği itibarıyla müsadereye tabi eşya ve maddi menfaatler hakkında davaya devam olunarak bunların müsaderesine hükmolunabilir." şeklinde düzenlenmiştir. Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden (UYAP) temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 07.08.2024 tarihinde vefat ettiğinin ve bu durumun ... İl Sağlık Müdürlüğü tarafından tescil edildiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir. 3. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... Hakkında 5411 sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 40/2. maddesine göre “özgü suçlarda, ancak özel faillik niteliğini taşıyan kişi fail olabilir. Bu suçların işlenişine iştirak eden diğer kişiler ise azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulur” hükmü gözetilerek, kredi müşterilerinin kredi kayıt bürosu sorguları incelendiğinde kredibilitesi olmadığı halde sahte belgeler kullanılarak, ödeme gücünün üstünde, teminat alınmaksızın veya yeterli teminat alınmaması suretiyle dönüşü olmayacak şekilde kredi verilmesine, katılan bankanın sunduğu bilgi ve belgelere göre kredi tutarlarının tamamen tahsil edilemememesi suretiyle bankanın zarara uğramasına sebebiyet veren banka çalışanı sanık ...'ın bu eylemine iştirak ettiklerinin anlaşıldığı, sanıklardan ... ve ...'in savunmalarında kredi işlemleri sonrasında dosya kapsamında aracı olan sanıklara komisyon verdiklerini açıkça ifade ettikleri gibi kredi sözleşmelerine eklenen sahte belgelerle kredilerin sağlandığı, sanıklardan ..., ..., ... ve ...'ın bir kısmının savunmalarında aracı olan sanıklarla işlemleri yürüttüklerini, bir kısmının ise kredibiliteleri olmadığı, kredi sözleşmelerine eklenen gerçeği yansıtmayan ya da sahte belgelerle kredilerin sağlandığı, sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın hem kendilerinin hem de ortağı olduğu şirketlerin kredi kayıt bürosu sorgulamasında negatif kayıtları bulunduğu halde kredilendirildiği, sanık ...'nin kendisi ve eşi ... üzerinden çekilen kredi işlemlerinden, sanık ...'ın kendisi, eşi(eski) ..., kızı ... ve kredi çekmediğini ifade eden ... üzerinden çekilen kredi işlemlerinden, sanık ...'ın ise eşi(eski) ..., ... ve kredi çekmediği anlaşılan ... üzerinden çekilen kredi işlemlerinden sorumlu olduğu gibi, bu krediler kapsamındaki ödemelerin tamamen tahsil edilip edilmediğinin de anlaşılamaması karşısında; banka çalışanı sanık ...'ın banka zimmeti eylemine iştirak ettikleri dosya kapsamına göre sabit olan sanıkların 5237 sayılı Kanun'un 39. maddesi gereği hukuki durumları değerlendirilmek suretiyle hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 4. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... Hakkında 5411 sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden T.C. ... A.Ş. .../... Şube yönetmeni olan sanık ... ve servis yetkilisi ...'ın inisiyatifi ile ... ilinde esnaf olan ..., ..., ... ve ...'ın maddi menfaat temin etmek amacıyla bireysel kredi kullandırılması mümkün olmayan veya ödeme gücü yeterli olmayan kişilere gerçeği yansıtmayan, sahte belgeler düzenlemek ya da düzenlettirmek suretiyle usulsüz ve mevzuata aykırı olarak kredi kullandırılması hususunda işbirliği yapmak suretiyle bankayı zarara uğrattıkları ve bu suretle 5411 sayılı Kanunda düzenlenen zimmet suçunu işledikleri iddia olunarak haklarında kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. Sanıkların üzerilerine atılı suçlamaları kabul etmedikleri görülmüş ise de; dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler, bilirkişi raporu ile ifadelerin bütün olarak yapılan değerlendirmesinde; T.C. ... A.Ş. ...şubesinde görev yapmakta iken .../... şubesine müdürün isteği üzerine sanık ...'ın şube yönetmeni olarak 2009 Kasım ayında, ...'ın ise 2009 Aralık ayında servis yetkilisi olarak atamalarının yapıldığı, şubede görev yaptıkları süre boyunca sanık ...'ın bireysel krediler servisinden sorumlu olup, ...'ın da yoğunluklu olarak bu serviste çalıştığı anlaşılmıştır. ... Şubesince 18.06.2010 - 04.03.2011 tarihleri arasında yaklaşık 9 aylık süreçte kullandırılan bireysel kredi dosyalarının tetkik edilmesi neticesinde, 59 müşteriye toplamda 101 adet (74 adet taksitli, 27 adet kredili mevduat hesabı ve kredi kartı olmak üzere) 3.698.100,00 TL tutarında usulsüz ve mevzuata aykırı kredi kullandırıldığı, söz konusu işlemlerin büyük bir kısmının sanık ...'ın Şubede müdürlüğe vekalet ettiği 15.10.2010 - 13.12.2010 tarihleri arasında yoğunlaştığı, bu dönemde ... Şubesi bireysel kredi artış hızının önceki dönemlerdeki 3 aylık artış hızından dahi yüksek olduğu, ...'nın iş hacmi ve kampanya koşulları düşünüldüğünde olağandışı şekilde ... Bölge Başkanlığı nezdinde 1.sıraya yükseldiği, söz konusu kredilerin büyük bir kısmının şube tüketici kredisi yetki limitinin üst sınırı olan 50.000,00 TL tutarlı kredilerden oluştuğu, söz konusu işlemlerin beş tanesi hariç tamamında kredi komite onayında şube yönetmeni sanık ...'ın yer aldığı, kredi kayıt bürosu sorgulamalarında kredi kullandırımı öncesinde müşterilerin diğer bankalara yoğun kredi başvurularının bulunduğu ancak diğer bankalarca kredilendirilmedikleri, bir kısmının hiçbir bankada kredisinin bulunmadığı, bir kısmının önceki kredilerinin takip hesaplarından kapatıldığı, kredilerde kredi müşterilerinin kredilendirmeye esas gelir durumlarını gösterir belgelerin gerçeği yansıtmadığı, şöyle ki gelir belgelerinin ekseriyetinin ... Oto-Klima, ...Restoran A.Ş., ....Trafik gibi sanıklar ..., ..., ... ve ... tarafından işletilen ya da irtibatlı firmalar tarafından düzenlendiği ve bu belgelerde ilgililerin gelir durumlarının bahsi geçen tarih ve pozisyonlarına göre gerçeğe aykırı biçimde yüksek gösterildiği, birçok evrakın bu sanıklarla irtibatlı ... Turizm-... gibi firmalardan faks yoluyla şubeye iletildiği, dosyada sanık olan bazı kredi müşterilerinin eklenen bu belgelerden bilgi sahibi olmadığı halde, bir kısım kredi müşterilerinin ise eklenen belgelerden haberdar oldukları, bunun yanısıra kredi kayıt bürosunda negatif kaydı olmasına rağmen kredibilitesi olmayan müşteriler adına kredi kullandırımının sağlandığı, yine dosyanın tetkikinde kefillerin yeterli ödeme gücüne sahip olmadıkları, kefil olmak amacıyla bankaya gelip adına kredi sözleşmesi düzenlenen ancak kredi sözleşmesini imzalamadığı sabit olduğundan banka tarafından tahsilat yapılmayan müşterilerin de olduğu, kredi tahsis edilen tarih veya sonrasında bazı müşteriler adına net gelirinin üzerinde, herhangi bir teminat alınmaksızın KMH(kredili mevduat hesabı) tanımlanarak kredi taksitlerinin buradan karşılanmak suretiyle kredi taksit ödemelerindeki gecikmelerin de ötelendiği anlaşılmaktadır. Kredi komitesinde yer alan, işlemlerin tamamını yapan şube servis yetkilisi ...'ın banka müfettişine verdiği ifadesinde; bahsi geçen kredi müşterilerinin bir kısmının aracı ... ile geldiğini, evrakın kimi zaman faks yoluyla geldiğini ancak kredi sözleşmesi sırasında müşterinin mutlaka bankada bulunduğunu, maaş yazısı, vergi levhası gibi evrakın teyidini yapmadığını zira bunların teyidinin şube yönetmeni ... tarafından yapıldığını belirttiği, sanık ...'ın banka müfettişine verdiği ifadesinde; emekli maaşı olanlar açısından ek gelir olarak düzenlenen maaş belgelerini sorgulamadığını, bazı müşterilerin negatif kayıtları olmasına rağmen kredilendirilmelerinin gözden kaçmış olabileceğini, hesap özetleri ve vergi levhalarının teyidini yapmadığını, usulüne uygun olduğunu düşünerek kredileri onayladığını belirttiği olayda; Şube yönetmeni sanık ... ile servis yetkilisi ...'ın aracı sanıklar tarafından bankaya yönlendirildiği anlaşılan müşteriler için müteaddit defalar bankacılık mevzuatına aykırı şekilde, gerçeği yansıtmayan gelir belgeleri kullanılarak, kredi kayıt bürosunda negatif kaydı olmasına rağmen kredilendirilmemesi gereken şahısların kredilendirildiği, şube tarafından aslında ödeme gücü olmayan kişilere kredi temin edilerek bankanın zarara uğratıldığı, bu şekilde aracı olan sanıkların dolaylı olarak finanse edildiğinin anlaşılması, yönlendirilen kişilere verilen kredilerin bir kısmının kısa sürede takip hesaplarına düşmesi ve tahsilat yapılamaması hususları göz önüne alındığında; banka şube yönetmeni sanık ... tarafından bankacılık mevzuatına aykırı olarak yapılan usulsüzlükler ile aslında hiç kredi verilmemesi gereken, yeterli teminat alınmadan geri ödeme yapması beklenmeyecek kişiler için kredilendirme yaparak bankanın zarara uğramasına sebebiyet verecek şekilde 3. kişilere dolaylı olarak finansman sağladığı dikkate alınarak, görünüşte usulüne uygun gibi kredi verilmesinin zimmet kastını ortadan kaldırmayacağı, böylece şube yönetmeni olan sanık ...'ın üzerine atılı bulunan zimmet suçunu işlediği, aracı olan sanıkların ise yönlendirdiği kişilerle ilgili yapılan işlemlerin çokluğu, sanıkların bu işlemler nedeniyle sağladığı menfaat ve irtibatları nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 40. maddesinde hüküm altına alınan bağlılık kuralı gereğince özgü suç olan sanık ...'ın zimmet suçuna azmettirme biçiminde iştirak ettikleri olayda, dosya kapsamında yer alan bilirkişi heyet raporunun gereken değerlendirmeleri içermediği anlaşıldığından tüm işlemler yönünden öncelikle kredi kullanmak için ilgili müşterilerin mali yeterliliklerinin bulunup bulunmadığının tespitine yönelik ön raporlar, mali durum analiz raporları, geri dönen, kapatılan kredilerin tek tek belirlenmesi, kredilerin vadesinde ödenip ödenmediği hususları ile dava konusu usulsüz krediler nedeniyle kapatılan bankanın zararının tam olarak tespiti, aracı olan sanıkların hangi olaylara işlem ve eylemleriyle ne ölçüde katıldığı ve olaydaki fonksiyonu ile gerçekleşen banka zararındaki sorumluluğunun niteliği, eylemlerin denetime imkan verecek şekilde ayrı ayrı açıklanması bakımından dosyanın üniversitelerde bankacılık konusunda uzmanlaşmış bir öğretim görevlisi, bir ceza hukukçusu ile bankacılık konusunda fiilen görev yaparak uzmanlaşmış bir kişiden oluşturulacak bilirkişi heyetine tevdi edilerek kredi tahsis işlemlerinde bankacılık teammülleri de gözetilerek usulsüzlüklerin net olarak tespitinden sonra aracı olan sanıkların hukuki durumunun buna göre takdir ve tayin edilmesi, banka zararının usulsüz tahsis edilen krediler toplamı, bakiye zimmet miktarının ise gelinen tarih itibariyle yapılan tüm ödemeler bu miktardan düşülerek bulunacak tutar olduğu da nazara alınarak sanıkların banka zimmeti suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmesi gerekirken dosya kapsamına uymayacak şekilde beraat hükümleri kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR A. Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 286/2-g maddesinde yer verilen “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan T.C. ... A.Ş. vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... Hakkında 5411 sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden Gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararında katılan T.C. ... A.Ş. vekili, sanıklar ..., ... müdafi ile sanıklar ..., ... müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle, katılan T.C. ... A.Ş. vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanun’un 303/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık ... hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği sanığın vefat etmesi nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, D. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., , ..., ..., ... Hakkında 5411 sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden Gerekçe bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, katılan.. A.Ş. vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 30.12.2022 tarihli ve 2022/832 Esas, 2022/2802 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, E. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... Hakkında 5411 sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden Gerekçe bölümünün (4) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, katılan T.C. ... A.Ş. vekilinin, sanık ... müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 30.12.2022 tarihli ve 2022/832 Esas, 2022/2802 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.07.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla