Karar Özeti
7. Ceza Dairesi 2026/607 E. , 2026/6475 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/769 E., 2021/1533 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, nakil araçlarının müsaderesi, eşyanın müsadere talebinin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma San
Karar Detayı
7. Ceza Dairesi 2026/607 E. , 2026/6475 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/769 E., 2021/1533 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, nakil araçlarının müsaderesi, eşyanın müsadere talebinin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 19.10.2010 yerine 16.12.2010 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir. I- Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Katılan ... İdaresi Vekilinin ve Sanık Müdafiin Temyiz İstemleri Yönünden Yapılan İncelemede Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin ve sanık müdafiin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, II- Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Katılan ... İdaresi Vekilinin ve Sanık Müdafiin Temyiz İstemleri Yönünden Yapılan İncelemede Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı ve 16.05.2017 tarih ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtilmekle; İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 19.10.2010, iddianame düzenleme tarihinin 27.12.2010 olduğu, Sanığa ilişkin Tarsus 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/79 Esas, 2013/432 Karar sayılı onama suretiyle kesinleşen dosyasında suç tarihinin 09.04.2010, iddianame düzenleme tarihinin 21.01.2013 olduğu gözetilerek suç tarihlerine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyanın celp edilerek incelenmesi, kesinleşen cezanın mahsubuna karar verilmesinin düşünülmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin ve sanık müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, III. Sanıklar ... ve ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükümlerine Yönelik Katılan ... İdaresi Vekilinin ve Sanıklar Müdafiilerinin Temyiz İstemleri Yönünden Yapılan İncelemede Olayın oluş biçimi, sanıkların aşamalardaki savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; Sanıkların ortağı olduğu şirketin alıcısı olduğu TIR karnesi kapsamı dava konusu eşya 23.000 kg atık yağ olduğu halde diğer sanıklar ... ve ...'un ortağı ve müdürü olduğu şirketin alıcısı olduğu TIR karneleri kapsamı dava konusu tüm atık yağlara ilişkin düzenlenen KEMT varakalarındaki toplam gümrüklenmiş değerin hükme esas alındığı anlaşılmakla, sanık ...'ın bozma öncesi 05.11.2012 tarihinde kamu zararı olarak yapmış olduğu ödeme miktarının sanık ... ...'a ihtar edilecek miktardan düşülmesi gerektiği de gözetilerek; 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulanmasının olanaklı hale geldiği ve sanıklara soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı da gözetilerek, suça konu 23.000 kg atık yağ cinsi kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarın sanıklar tarafından kovuşturma evresinde ödenmesi halinde 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca cezasında yarı oranında indirim yapılacağı ihtarı yapılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, sanıklara dava konusu tüm kaçak eşyalara ilişkin KEMT varakalarındaki toplam değerin ihtarı ile yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin ve sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, IV. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... Müdafiilerinin, Katılan ... İdaresi Vekilinin ve Malen Sorumlular Vekillerinin Temyiz İstemleri Yönünden Yapılan İncelemede 1-Dosyanın diğer sanıklarının ortakları ve yetkilileri oldukları şirketlerin alıcısı oldukları tır karneleri kapsamı eşyayı, Adana ... Müdürlüğüne götürmek üzere ... Sınır Kapısına gelen sanıklar ..., ..., ... ve ...'nın sürücüsü olduğu çekicilere bağlı römorklarda yapılan arama neticesinde TIR karnesinde beyan edilen base oil olduğu halde alınan numunelerin analizleri sonucunda 2. kategori atık yağ olduğunun tespiti üzerine yapılan yargılamada, şoför olan sanıkların TIR karnesi kapsamında taşıdıkları eşyanın, her iki eşyanın da petrol ürünü olması nedeniyle niteliğini bilebilecek durumda olmadıkları, taşınan sıvının atık yağ olduğunun ancak analiz sonucunda belirlendiği, sanık ...'ın ise sanıklar ... ve ...'ın sahibi ve yetkilisi oldukları şirkette çalışan işçi olduğu, şirket ortağı veya yetkilisi olmadığı gibi yapılacak ithalat işleminde de bir eylemi bulunmadığı anlaşılmakla, sanıkların mahkûmiyetlerine yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilerek beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi, 2-Sanıklar ..., ... ve ...'in sevk ve idaresindeki araçların anılan sanıklara ait olduğu, sanık ...'nın sevk ve idaresindeki nakil aracının ise malen sorumlu şirket adına tescilli olduğu, malen sorumlunun iyiniyetli 3. kişi olduğunun anlaşılması, araç maliki sanıkların da atılı suçu işledikleri sabit olmadığından iyiniyetli olmadıklarından da bahsedilemeyeceği gözetilerek, dosya kapsamına göre müsadere şartları oluşmayan nakil araçlarının iadesi yerine müsaderesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin, sanıklar müdafiilerinin ve malen sorumlular vekillerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 02.06.2026 tarihinde karar verildi.