İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2007/3995 K.2008/550

3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 14 ]

Esas2007/3995Karar2008/550Tarih14 Şubat 2008Okuma4 dk · 757 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2007/3995 E., 2008/550 K.·Bilirkişi Beyanlarında Aykırılık Kadastro Tespiti Vakıf Taşınmaz

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Şubat 2008
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

757 kelime·4 dk okuma

3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 14 ]

3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 18 ]

3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 20 ]

"İçtihat Metni"

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:

Kadastro sırasında dava ve temyize konu 154 ada 62 parsel sayılı taşınmaz tutanağında belirtilen hukuksal nedenlere dayanılarak davalı Vakıflar İdaresi adına tesbit edilmiştir.

Davacı taraf kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ve satın almaya dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, taşınmazın davacı taraf adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Vakıflar İdaresi tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemece dava ve temyize konu 154 ada 62 parsel sayılı taşınmaz üzerinde, tesbit gününde adına tescile karar verilen davacı zilyet yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş isede, yerel mahkemece yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmazın kadastro tesbitine 1937 tarih, 560 tahrir sayılı Vakıflar İdaresi adına oluştuğu saptanan vergi kaydı esas alınmıştır. Vergi kaydında oluşma nedeni açıklanıp gösterilmemiştir.

Kural olarak, öğretide ve yerleşik Yargıtay uygulamasında kararlılık kazanan görüşlere göre vergi kaydı mülkiyet belgesi değildir. Öte yandan zilyetlikle birleşmeyen vergi kaydına da değer verilmesi hukuken olanaksızdır.

Kaldı ki, vergi kaydının uygulaması da yetersizdir. Öte yandan hükme esas alınan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık sözleri maddi olaylara dayanmayan soyut nitelikte gerekçesiz sözlerden ibarettir. Mahkemece bu olguların gözardı edilmesi isabetsiz olduğu gibi somut olayda uyuşmazlığın sağlıklı bir biçimde çözümlenebilmesi için dava konusu taşınmazın türü açık bir deyişle örneğin mülhak, mazbut, icareteyinli veya mukataalı veya diğer vakıf taşınmazlardan olup olmadığı, ayrıca taşınmazın vakıfnamesinin bulunup bulunmadığının duraksamasız belirlenmesi gerekir. Ne varki mahkemece bu olgu üzerinde gereği gibi durulmamış açık bir söyleyişle bu doğrultuda yöntemine uygun bir araştırma ve soruşturma yapılmamıştır.

Kural olarak öğretide ve yerleşik Yargıtay uygulamasında kararlılık kazanan görüşlere göre vakıf taşınmaz MÜLKİYETİ TANRIYA, GELİRİ (AKARI) VAKFEDİLEN KURUM YADA KİŞİYE AİT TAŞINMAZ OLARAK NİTELENDİRİLMEKTEDİR.

O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davalı Vakıflar İdaresinden dava konusu taşınmazın vakfiye kaydının bulunup bulunmadığı, vakfiye kaydı var ise anılan kaydın tarih ve sayısı belirlenerek yöntemine uygun şekilde Tapu İdaresine devredilip devredilmediği,

sorulup saptanmalı, taşınmaza ait vakfiye varsa buna ait kayıt ve belgeler varsa haritası ile birlikte merciinden getirtilmeli, ayrıca konusunda uzman bir bilirkişi aracılığı ile Özel İdare Müdürlüğünde bulunan vergi kayıtlarının tutulduğu defterler üzerinde somut olayda 1937 tarih, 560 tahrir sayılı vergi kaydının bulunduğu kayıt ve belgeler üzerinde uzman bilirkişi incelemesi yaptırılarak vergi kaydının oluşma nedeni duraksamasız belirlenmeli, taşınmaza ait vakfiye varsa niteliği, türü, oluşma nedeni hakkında az yukarıda açıklanan biçimde uzman bilirkişi incelemesi yaptırılmalı, uzman bilirkişiden ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı,

daha sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi, fen elemanı tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar, tesbit tutanağı bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, taşınmaza ait vakıfname varsa vakıfname ile birlikte tesbitinin dayanağı vergi kaydı yerel bilirkişi yardımı uzman bilirkişi eliyle 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20. maddesi hükmü uyarınca yerine uygulanmalı, sözü edilen kayıtların dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği kayıtların kapsamı belirlenirken özellikle gözönünde tutulmalı,

anılan dava dışı taşınmazlar davalı iseler usulün 43 ve onu izleyen maddeleri hükmü uyarınca dava dosyalarının birleştirileceği düşünülmeli, bu olgunun tutunulan kayıtların kapsamının sağlıklı biçimde belirlenme ve dava ekonomisi için zorunlu olduğu dikkate alınmalı, yapılan zilyetlik araştırmasının yetersiz olduğu dikkate alınarak taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı,

zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı olaylara dayalı bilgi alınmalı, tesbit tutanağı bilirkişileri de taşınmaz başında ayrı, ayrı dinlenerek hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile tesbit tutanağı bilirkişilerinin beyanları arasındaki aykırılık giderilmeli, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye,yerel bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı,

dava konusu taşınmaza ait vakıfname bulunmadığı takdirde taşınmazın saptanan vakıf türü dikkate alınarak dava konusu taşınmazın zilyetlik yoluyla kazanılıp kazanılamayacağı düşünülmeli, dıştan komşu taşınmazların tesbit tutanağı içeriği varsa dayanakları kayıtlarla uygulamaya ilişkin yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli, dıştan komşu taşınmazların tesbitlerine bir kayıt ve belge esas alınmış ise sözü edilen kayıt ve belgelerde nizalı taşınmaz yönünün ne biçimde ve kimin yeri olarak sınır tarif edildiği yönü üzerinde durulmalı, daha sonra 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14,

18 ve Vakıflar Yasasının konuya özgü hükümleri eşliğinde sonucuna göre bir karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

Mahkemece böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı Vakıflar İdaresinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA,peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 14.2.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2007/3995, K. 2008/550, 14 Şubat 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2007/3995
Karar No
2008/550
Tarih
14 Şubat 2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2007/4002 K.2008/674
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2007/4010 K.2008/543
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2007/4012 K.2008/926
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2007/4014 K.2008/874
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2007/4017 K.2008/540
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2007/4018 K.2008/545

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.