KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/1829 E., 2010/573 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2010
Karar Metni
540 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 102 ada 20, 106 ada 30, 39, 52, 97, 111, 127, 130, 131, 132, 139, 145, 146, 147, 148, 171, 194, 207, 209, 254, 255, 107 ada 8, 9, 11, 108 ada 27, 29, 34, 35, 112 ada 20 ve 21, 114 ada 3, 9, 15, 115 ada 3, 4, 5, 116 ada 1, 120 ada 23, 30, 40, 41, 124 ada 1, 126 ada 4, 127 ada 5, 9, 128 ada 2, 3, 4, 5, 6, 11, 19 ve 130 ada 5 parsel sayılı taşınmazlar tutanaklarında belirtilen hukuksal nedenlere dayanılarak davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre dava ve temyize konu 106 ada 97, 111, 139, 171, 194, 254, 255, 107 ada 9, 11, 108 ada 29, 112 ada 20 ve 21, 115 ada 5, 116 ada 1, 120 ada 23, 30, 40, 41, 124 ada 1, 127 ada 5, 9, 128 ada 11, 19 ve 130 ada 5 parsel sayılı taşınmazların tarafların ortak miras bırakanı ...’dan kalmadığı taşınmazlar üzerinde tespit gününde adına tescil kararı verilen zilyet davalılar yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği,
mahkemece yapılan keşif, uygulama toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Dava ve temyize konu 106 ada 30, 39, 52, 127, 130, 131, 132, 145, 146, 147, 148, 207 ve 209, 102 ada 20, 107 ada 8, 108 ada 27, 34, 35, 114 ada 3, 9 ve 15, 115 ada 3, 4, 126 ada 4, 128 ada 2, 3, 4, 5 ve 6 parsel sayılı taşınmazların ise tarafların ortak miras bırakanı ...'dan kaldığı yönünde yanlar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun biçimde bir paylaşmanın yapılıp yapılmadığı yönünde toplanmıştır. Kural olarak, mirasçılar arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın varlığından söz edilebilmesi için, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra, tüm mirasçılarının bir araya gelerek, terekeyi kendi aralarında pay etmeleri, her bir mirasçının kendi payına düşeni aldıktan sonra, terekedeki diğer miras haklarından vazgeçmesi gerekir.
Somut olayda ortak miras bırakan ...’ın sağlığında tüm taşınmazlarını mirasçılarına paylaştırdığı, ölüm gününden sonra da mirasçıları arasında bu paylaşmaya uygun olarak paylaşmanın yazılı sözleşmeye geçirildiği ve dava konusu taşınmazların davalıların miras payına isabet ettiği, davacı ...’a terekeye dahil dava dışı 112 ada 30 parsel sayılı taşınmazın tamamı ile 127 ada 24 parsel sayılı taşınmazın da paylı olarak miras payına isabet ettiği mahkemece yapılan keşif, uygulama, yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile toplanıp değerlendirilen diğer delillerle belirlenmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/1829, K. 2010/573, 11 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama