KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/2236 E., 2010/934 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2010
Karar Metni
416 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı hazine ile davalılardan ... ve arkadaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 238 parsel sayılı 389200 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına dayanılarak ölü ... ve paydaşları adına tespit edilmiştir. Davacı hazine tapu kaydının sabit sınırlı olmadığını ileri sürerek miktar fazlasına yönelik olarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dava konusu taşınmazın uzman bilirkişi tarafından tanzim edilen 25.05.1994 tarihli rapor ve haritada doğu kısımda işaretlenen 136760 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bölümünün davalılar adına tapuya tesciline, (A) harfi ile gösterilen 252440 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bölümünün son parsel numarası ile davacı hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı hazine ve davalılardan ... ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davanın esasına girilerek dava konusu 238 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün davalılar adına, (A) harfi ile işaretlenen diğer bölümünün ise davacı hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş ise de mahkemece yargılaması yapılan dava dosyasında dava dilekçesi ve duruşma gününün davalılara tebliğ edilmediği, 10.09.1992 tarihli ve takip eden celselerdeki ara kararı gereğince 1989/20 E. sayılı dava nedeniyle çıkarılan tebligat evrakının fotokopisi çekilerek dosyaya konulduğu, taraf teşkilinin bu şekilde sağlanması yoluna gidildiği dosya içeriği ile belirlenmiştir.
HUMK'un 73. maddesi hükmüne göre hakim, tarafları dinlemeden, iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun olarak davet etmeden hüküm veremez. Hal böyle olunca davada yöntemine uygun biçimde taraf koşulunun oluşturulmadığı kuşkusuzdur. Taraf koşulunun oluşturulmamış olması başlı başına bozma nedenidir. Usulsüz tebligatla yargılama sürdürülüp davalıların savunma ... kısıtlanarak hüküm verilemez.
Dosyanın incelenmesinde, 1989/20 E. sayılı dava dosyasından çıkarılan tebligat evrakında dava konusu olan 238 parselin de numarasının yazıldığı nazara alındığında, dava ve temyize konu 238 parsel sayılı taşınmazın başka dosyada da davalı olabileceğinin düşünülmesi gerekir.
O halde, mahkemece öncelikle davalılara dava dilekçesi ve duruşma günü 7201 Sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Tüzüğü hükümlerine göre ve usulüne uygun olarak tebliğ edilmeli, davalılardan davaya karşı diyecekleri varsa delilleri sorulup saptanmalı, göstereceği deliller toplanmalı, bu yolla davada yöntemine uygun biçimde taraf koşulu oluşturulmalı, dava konusu 238 parsel sayılı taşınmaz hakkında açılmış başka davalar varsa HUMK.45 maddesi hükmü uyarınca birleştirilmesi hususu düşünülmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/2236, K. 2010/934, 26 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama