KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/3004 E., 2010/1629 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mart 2010
Karar Metni
336 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava ve temyize konu 145 ada 29 parsel sayılı 766,26 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına, paylaşmaya, bağışlamaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalılar ... ve paydaşları adına tespit edilmiştir. Davacı ... tapu kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava ve temyize konu 145 ada 29 parsel sayılı taşınmazla birlikte aynı ada 37 parsel hakkında da dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu 145 ada 29 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Bir davada birden fazla istemle dava açılması halinde mahkemece davaya konu edilen istemlerin tümü yönünden olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerektiği kuşkusuzdur.
Somut olaya gelince davacı ... dava dilekçesinde 170 ada 585 ve 145 ada 19 parsel sayılı taşınmazlardan söz ederek bu taşınmazlara yönelik dava açmış, yargılama sırasında ve 10.03.2005 tarihinde mahkemeye verdiği dilekçesiyle parsel numaralarını yanlış yazdığını belirterek dava açtığı parsellerin 145 ada 29 ve aynı ada 37 parsel sayılı taşınmazlar olduğunu açıklayarak dava dilekçesini düzeltmiştir. Davacının iki ayrı parsele yönelik olarak dava açtığına göre az yukarıda açıklanan hukuksal olgu gözetilerek bu parsellerden her biri yönünden olumlu veya olumsuz karar verilmesi gerekir.
Ne varki mahkemece 145 ada 29 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili dava yönünden hüküm verildiği halde aynı kök tapu kaydına dayanarak hakkında dava açılan aynı ada 37 parsel sayılı taşınmazla ilgili olarak hüküm verilmemiş, bu parselle ilgili olarak da hüküm verilip malikinin belirlenmesi gerektiği gözardı edilmiştir. Usul hükümleri gözardı edilerek hüküm verilemez.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/3004, K. 2010/1629, 24 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama