KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/3667 E., 2010/4948 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2010
Karar Metni
667 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacılar ... ... mirasçıları ile ... mirasçılarından ... ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Hükmüne uyulan Yargıtay bozma kararında dava konusu 434 ve 435 sayılı parsellere yönelik davacılar ... ... ve ...'ün davalarının bulunmadığı gözönünde tutularak, teknik bilirkişi haritasında (A) harfi ile gösterilen bölümlerinin komisyon kararında belirtilen hak sahipleri adına tesciline karar verilmesi, 436, 437, 438, 439, 440, 441 sayılı parsellerde ise davalı-davacı ..., ... kızları ... ve ...'nin 12/96 paylarını K.Sani 1943 tarih 65 sayılı tapu kaydı ile satın alıp davacı tarafça bu pay yönünden tespit tarihine kadar bir uyuşmazlık çıkarılmadığı gibi pay satın almakla kötü niyetli olduğu da ileri sürülmediğinden,
kayıt malikinin mirasçılarının 3402 sayılı Kadastro Kanununun 25.maddesine göre belirlenmesi, ondan sonra gerekiyorsa ...'ın iktisabı yönünden Medeni Kanunun 931.maddesindeki koşullar araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda davacılar ... ... mirasçıları ile ... mirasçılarının davalarının reddine, davacı ...'ın davasının kısmen kabul kısmen reddi ile 434 ve 435 parsel sayılı taşınmazların teknik bilirkişi ... Kargacı'nın 25.5.1984 tarihli haritalı raporunda (A) harfiyle gösterilen bölümlerinin kadastro komisyon kararında belirtilen hak sahipleri adına, (B) harfiyle gösterilen bölümlerinin davalı hazine adına, dava konusu 436, 437, 438, 439, 440, 441 parsel sayılı taşınmazların tamamının davalı-davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar ... ... mirasçıları ile ... mirasçılarından ... ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacılar ... ... ile ... 434 ve 435 sayılı parsellerde kadastro komisyonunca hazine adına tespite karar verilen bölümler yönünden dava açmamışlardır. Bu nedenle adı geçenlerin 434 ve 435 sayılı parsellerin uzman bilirkişi haritasında (B) harfi ile gösterilen ve hazine adına tesciline karar verilen bölümlerle ilgili önceki günlü hükme yönelik temyiz inceleme istekleri reddedilip bu bölümlere yönelik aleyhlerindeki hüküm kesinleştiğinden davacılar ... ... mirasçıları ile davacı ... mirasçısı ... ... 'ün 434 ve 435 parsel sayılı taşınmazların (B) harfi ile gösterilen ve hazine adına tapuya tesciline karar verilen bölümlerine yönelik temyiz inceleme isteklerinin REDDİNE,
2-Davacıların 434 ve 435 parsel sayılı taşınmazların (A) harfi ile gösterilen bölümlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, hüküm yerinde gösterilen gerekçelere, hükmüne uyulan bozma kararı çerçevesinde işlem yapılmasına, hüküm verilirken bozma kararı dışında kalarak kesinleşen yönlerin de göz önünde bulundurulmasına göre davacıların 434 ve 435 parsel sayılı taşınmazların haritasında (A) harfi ile gösterilen bölümlerine yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile daire bozma kararı gereğine uygun bulunan hükmün ONANMASINA, peşin alınan harcın mahsubu ile geriye kalan 3,15 TL harcın hükmü temyiz eden davacılardan alınmasına,
3-Davacıların 436, 437, 438, 439, 440, 441 parsel sayılı taşınmazlar hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince:
Mahkemece bozma kararına uyulmuştur. Kural olarak bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için zorunluluk doğar. Öte yandan bozma dışında kalan yönler ise kesinleşir. Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.
436 ila 441 parsel sayılı taşınmazlar hakkında kısa kararda hüküm kurulmamış, gerekçeli kararda ise keşif haritasında böyle bir uygulama olmadığı halde bu taşınmazların (A) harfi ile gösterilen bölümleri hakkında hüküm kurulmuştur. Öte yandan bozma kararında belirtildiği şekilde kayıt malikinin mirasçıları tam olarak belirlenmemiş, özellikle davalı ...'ın bayiileri olan ... kızı ... ve ...'nin ... oğlu ...'ın mirasçısı olup olmadığı gerektiğinde tarafların göstereceği tanıklar da dinlenmek suretiyle saptanmamış, ...'ın iktisabı yönünden Medeni Kanunun 931 (yeni Türk Medeni Kanunu 1023) maddesindeki koşullar araştırılmamıştır.
436 ila 441 parsel sayılı taşınmazlarda davanın sadece davalı ...'ın 12/96 payına yönelik olduğu, önceki günlü kararla ölü ... adına tespit edilen 24/96 payın ... oğlu ... mirasçıları ... ... , ... ve ... adına kesinleştiği, ... ... adına tespit edilen 60/96 payın da dava konusu olmadığı dikkate alınmaksızın taşınmazların tümünün davalı ... adına tapuya tesciline karar verilmesi dahi isabetsizdir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/3667, K. 2010/4948, 22 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama