KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/4141 E., 2010/2365 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2010
Karar Metni
600 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... ile davalı ... oğlu ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 105 ada 18 parsel sayılı taşınmaz davacı ..., aynı ada 27 parsel sayılı taşınmaz davalı ..., 105 ada 28 parsel sayılı taşınmaz tarafların ortak miras bırakanı ..., 110 ada 11 parsel sayılı taşınmazın 8/40 payı davacı ..., dava konusu olmayan diğer paylar da ... ve paydaşları adına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak tespit edilmiştir.
Davalı ... oğlu ...’in miras yolu ile gelen hakka dayanarak 105 ada 18, 27 ve 110 ada 11 parsel sayılı taşınmazlara yönelik itirazı kadastro komisyonunca kabul edilerek 105 ada 18 ve 27 parsel sayılı taşınmazların tamamı ile 110 ada 11 parsel sayılı taşınmazın davacı ... adına tespit edilen 8/40 paydan 4/40 payının tarafların ortak miras bırakanı ... adına tespitine karar verilmiştir.
Davacı ..., satınalmaya, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 105 ada 18, 27, 28 parsel sayılı taşınmazların tamamı ile 110 ada 11 parsel sayılı taşınmazın kadastro komisyonunca tarafların ortak miras bırakanı ... adına tespit edilen 4/40 payın adına tapuya tescili istemi ile dava açmıştır.
Mahkemece davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile 110 ada 11 parsel sayılı taşınmazın ortak miras bırakan ... adına tespit edilen 4/40 pay ile 105 ada 18 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi ...
Dal tarafından hazırlanan 02.03.2009 tarihli rapor ekindeki haritada (A) harfiyle gösterilen 11559,76 m² bölümün davacı ..., aynı taşınmazın (B) harfiyle gösterilen 6944,82 m² kesimi ile 105 ada 27 ve 28 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... ile davalı ... oğlu ... tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının temyizi 105 ada 18 parsel sayılı taşınmazın haritasında (B) harfiyle gösterilen bölümü ile aynı ada 27 ve 28 parsel sayılı taşınmazların tamamı, davalının temyizi ise 110 ada 11 parsel sayılı taşınmazda davacı adına tapuya tesciline karar verilen 4/40 payla ilgili kurulan hükme yöneliktir.
105 ada 18 parsel sayılı taşınmazın haritasında (B) harfiyle gösterilen 6944,82 m² bölümü ile aynı ada 27 ve 28 parsel sayılı taşınmazların, tarafların ortak miras bırakanı ...’e ait olduğu, ölümü ile mirasçılarına kaldığı, mirasçılar arasında paylaşılmadığı, 110 ada 11 parsel sayılı taşınmazdaki 4/40 ... payının ise ...’ya satıldığı, Ramazan’ın da davacı ...’e satıp zilyetliğini devrettiği, böylece davalıların 110 ada 11 parsel sayılı taşınmaz üzerinde ... terekesinden gelen bir hakların kalmadığı mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davalının tüm, davacının sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki, dava 105 ada 18 ve 27 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki kadastro komisyon kararlarına karşı açıldığı ve 105 ada 18 parsel sayılı taşınmazın haritasında (B) harfiyle gösterilen 6944,82 m² bölümü ile 105 ada 27 parsel sayılı taşınmazın tamamı hakkında davanın reddine karar verildiği halde bu taşınmaz ve taşınmaz bölümünün kadastro komisyonu kararı gibi tapuya tescil yerine tespit gibi tapuya tesciline karar verilmesi isabetsiz,
davacının temyiz itirazları bu nedenle yerinde ise de yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hüküm fıkrasının "iki numaralı bendinin üçüncü paragrafının tümü" ile hüküm yerinden çıkarılarak yerine “aynı haritada 105 ada 18 parsel sayılı taşınmazın (B) harfi ile gösterilen 6944,82 m² bölümünün aynı parsel numarası ile kadastro komisyonu kararı gibi tapuya tesciline” sözlerinin yazılmasına, yine hüküm fıkrasının üç numaralı bendinin ikinci satırındaki “Bahsi geçen taşınmazların tespit gibi tescillerine” sözlerinin hüküm yerinden çıkarılmasına,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/4141, K. 2010/2365, 21 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama