KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/4414 E., 2010/2580 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Nisan 2010
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi taraflarca istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 136 ada 7 parsel sayılı 11803,99 m² yüzölçümündeki taşınmaz ham toprak niteliği ile davalı ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacılar ... ve ... vekilleri tapu kaydına, miras yoluyla gelen hakka dayanarak taşınmazın kadastroca davalı ... adına oluşturulan tapu kaydının iptali ile 14/16 payının davacı ..., 2/16 payının da davacı ... adına tapuya tescili istemi ile dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile taşınmazın fen bilirkişisinin 25.5.2009 havale tarihli haritalı raporunda (C) harfi ile gösterilen 8281,06 m² bölümün 14/16 payının davacı ...; 2/16 payının da davacı ... adına tapuya tesciline, (D) harfi ile gösterilen 3522,93 m²lik bölüme yönelik davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
Dava 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3.maddesi hükmünde öngörülen kesinleşmiş kadastroya karşı 10 yıllık hak düşürücü süre içinde açılan tapu kaydına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacıların temyizi 136 ada 7 parsel sayılı taşınmazın haritasında (D) harfi ile gösterilen 3522,93 m², davalı hazinenin temyizi ise (C) harfi ile gösterilen 8281,06 m² yüzölçümündeki bölüm hakkında kurulan hükme yöneliktir.
Davacıların dayandığı tapu kaydının doğusundaki Vasil Haraçar ve hazine sınırı itibariyle genişletilmeye elverişli ve miktarı ile geçerli olduğu, mahkemece diğer üç sınırdaki sabit derelerden başlanarak tapu kaydına miktarı ile kapsam belirlendiği, taşınmazın tapu kaydı yüzölçümü fazlası üzerinde ise davacıların ekonomik amacına uygun ve iktisap sağlayan süreye ulaşan zilyetliklerinin bulunmadığı mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen diğer delillerle belirlenmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/4414, K. 2010/2580, 28 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama