KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/4417 E., 2010/3088 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2010
Karar Metni
341 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacılar tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 347 ada 28 ve 30 parsel sayılı sırasıyla 255368 m² ve 7770 m² yüzölçümündeki taşınmazlar mera vasfıyla 775 sayılı Kanun gereğince Aksaray Belediyesi Tüzel Kişiliği adına tespit edilmiş, yapılan tespit 11.09.1970 gününde kesinleşmiştir. Davacılar ... ve müşterekleri dava konusu taşınmazların miras bırakanları adına tespit gören dava dışı 347 ada 35 parsel sayılı taşınmazla bütün olduğunu öne sürerek tapu kaydına, mahkeme ilamına ve miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre dava, niteliği ve içeriği itibariyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesi hükmüne dayalı kesinleşen kadastroya karşı açılan dava niteliğindedir.
Dosya kapsamına göre davacılar ... ve ...'in 347 ada 35 parsel sayılı taşınmazın 1/3 payının maliki ... ...'in mirasçısı oldukları anlaşılmaktadır. Davacılar tapu kaydına, miras bırakanları babalarının taraf olduğu mahkeme ilamına ve miras haklarına dayanarak dava açmışlardır.
Dosyada bulunan mirasçılık belgesine göre ... ...'in dava açan ... ve ... dışında ... ve ... adında iki mirasçısı daha bulunmaktadır. ... ...'in ölüm gününe göre terekesinin elbirliği halinde mülkiyet esaslarına tabi olduğu, davanın genel mahkemede açıldığı, kadastro mahkemesinde açılmadığı dikkate alındığında, somut olayda 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 29. maddesi hükmünün uygulama olanağının bulunmadığı eski Medeni Kanun'un 581, yeni TMK'nın 640. maddesi hükmü uyarınca ...'ın dava dışı mirasçıları ... ve ...'nın davaya muvafakatlarının sağlanması veya terekeye temsilci atanması gerektiği kuşkusuzdur.
Saptanan bu olgu dava koşulu olup mahkemece resen dikkate alınır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/4417, K. 2010/3088, 24 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama