KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/5768 E., 2010/383 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ocak 2010
Karar Metni
576 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 156 ada 63 parsel sayılı 458,67 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... ve paydaşları adına tespit edilmiştir. Davacı hazine dava konusu taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanununun 18. maddesi gereğince hazine adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi davalılar adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu 156 ada 63 parsel sayılı taşınmaz üzerinde tespit gününde adına tescile karar verilen zilyet davalı taraf yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma soruşturma hüküm vermeye yeterli olmadığı gibi çekişmeli taşınmaz keşifte mahkemece görülüp gözlenmediği, gözlem keşif tutanağına yansıtılmadığından hükme dayanak yapılan uzman ziraatçi bilirkişi raporu ile yerel bilirkişi anlatımı denetlenmemiş, tanık ve tutanak bilirkişileri dinlenmeden hüküm kurulmuştur.
Gerçekten taşınmazın kadastro tespitine bir kayıt ve belge esas alınmamış yargılama sırasında taraflar bir kayıt ve belgeye de dayanmamışlardır. Hal böyle olunca uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözümleneceği kuşkusuzdur. Kaldıki hükme dayanak yapılan yerel bilirkişi beyanı ile uzman ziraat bilirkişisinin beyanları mahkeme hükmü ile çelişmektedir.
O halde, mahkemece sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle usulün 276. maddesi hükmü gözönüne alınarak yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi, tarafların aynı yöntemle göstereceği tanıklar hazır olduğu halde ve dava konusu 156 ada 63 parsel sayılı taşınmaza dıştan komşu taşınmazların tümünün tespit tutanakları varsa dayanağı kayıtlar davalı iseler dava dosyaları da getirtildikten sonra çekişmeli taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişiden ve tanıklardan dava konusu taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıç günü,
süresi ve sürdürülüş biçimi ile dava konusu taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı yolunda yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı olaylara dayalı bilgiler alınmalı, bundan sonra tespitte saptanan maddi ve hukuki olgu dikkate alınarak uzman ziraatçi bilirkişi ve mahkeme heyeti hazır olduğu halde taşınmazın tümü birlikte gezilip görülmeli ve gözlenmeli, gözlem keşif tutanağına aynen yansıtılmalı, özellikle, taşınmazın meyil durumu, toprak yapısı, fiziksel durumu, dıştan komşu taşınmazların tümünün toprak yapısı ile mukayese edilmeli, sözü edilen bulgularda keşif tutanağına aynen yansıtılmalı,
bundan sonra taşınmazın para ve emek sarfı ile imar ve ihyaya konu olup olmadığı yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı sorulup saptanmalı, taşınmaz imar ve ihyaya konu olmuş ise imar ve ihyanın hangi günde başladığı, hangi günde bitirildiği,
özellikle tespit gününden önce imar ihyanın tamamlanıp tamamlanmadığı yolunda yerel bilirkişi ve tanıklardan da ayrı ayrı olaylara dayalı bilgi alınmalı, taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin iradi olarak terk edilip edilmediği terk edilmiş ise hangi günde terk edildiği duraksamasız belirlenmeli, yerel bilirkişi ve tanıklar ile tutanak bilirkişilerinin beyanları bu doğrultuda çeliştiği takdirde taşınmazın başında adı geçenler ayrı ayrı dinlenerek çelişki duraksamasız giderilmeli, uzman ziraatçi bilirkişiden gözlemi yansıtacak biçimde ayrıntılı, gerekçeli,
uzman bilirkişi ve fen memurundan keşfi izlemeye yerel bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye elverecek biçimde ayrı ayrı rapor alınmalı, hükme dayanak yapılan uzman ziraatçi raporu ile gözlem sonucu alınacak rapor arasında bilimsel bulgular yönünden çelişki var ise duraksamasız giderilmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/5768, K. 2010/383, 28 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama