KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/6268 E., 2010/2969 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2010
Karar Metni
371 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 105 ada 6 parsel sayılı 4144,76 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, hali arazi olarak Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... tapu kaydına dayanarak tespitin iptaliyle taşınmazın adına tescilini talep etmiştir. Mahkemece davanın kabulüne dava konusu taşınmazın davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacının tutunduğu 26.8.1976 tarih ve 17 sayılı tapu kaydının, dava konusu 105 ada 6 parsel sayılı taşınmazı kapsadığı, davacı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 13. ve 14. maddesi hükmünde öngörülen taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemece yapılan araştırma hüküm vermeye yeterli değildir. Tapu kaydının uygulamasına ilişkin yerel bilirkişi ve tanık sözleri soyut ve gerekçesiz, uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve eki harita keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan vermediğinden yetersizdir.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davacı tarafın tutunduğu tapu kaydı ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, dayanılan kaydın dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği,
Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmaz ile revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlara komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile komşu taşınmazların tespit tutanakları varsa dayanakları kayıtlar Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, dayanılan tapu kaydı yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı,
kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, tapu kaydı sınırları itibariyle taşınmaza uyar ise miktar fazlasının kayıp ve yitik kişi yeri olup olmadığı belirlenmeli, uzman bilirkişiden keşfi denetlemeye imkan verecek şekilde rapor alınmalı, dava konusu taşınmazın kaydın kapsamı dışında kaldığı saptandığı takdirde zilyetlik araştırması yapılmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/6268, K. 2010/2969, 13 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama