KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/7225 E., 2010/5415 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2010
Karar Metni
262 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 116 ada 1 parsel sayılı 104,57 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz zilyedi yararına edinme koşullarının gerçekleşmediğinden sözedilerek arsa niteliğiyle davalı hazine adına tespit edilmiş, üzerindeki kargir evin davacı ...'a ait olduğu beyanlar hanesinde gösterilmiştir. Davacı ..., dava konusu taşınmazın kendisine ait olduğunu öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, 116 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastroca yapılan tespitinin aynen bırakılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının taşınmaz üzerinde zemini ekonomik amacına uygun olarak kullanmak koşuluyla iktisap sağlayan süreye ulaşan zilyetliğinin bulunmadığı, bunun sonucu olarak da dava ve temyize konu 116 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde tespit gününde davacı ... yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davacının sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki mahkemece davanın reddine karar verildiğine göre dava ve temyize konu 116 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, kadastroca yapılan tespitinin aynen bırakılmasına karar verilmesi isabetsiz olup davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden, hükmün üçüncü satırında yazılı bulunan “kadastroca yapılan tespitinin aynen bırakılmasına“
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/7225, K. 2010/5415, 30 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama