KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/7623 E., 2010/4845 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2010
Karar Metni
591 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Erzurum İl Özel İdaresi tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 341 ada 14 parsel sayılı 4772,69 m2 yüzölçümündeki taşınmaz İlköğretim binası ve deposu niteliği ile Kadastro Kanununun 16 (A) maddesi uyarınca davalı Erzurum İl Özel İdaresi adına tespit edilmiştir. Davacı hazine, kendi adına tespit edilen 341 ada 16 parsel sayılı taşınmazın, tapu kayıt miktarından eksik tespit edildiğini, söz konusu eksikliğin komşu 341 ada 14 parsel sayılı taşınmazda kaldığını öne sürerek dava açmıştır.
Mahkemece davanın kabulüne, 341 ada 14 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaliyle 855,67 m2 yüzölçümondeki taşınmaz bölümünün 341 ada 16 parsel sayılı taşınmaza dahil edilerek hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, uzman bilirkişinin 21.01.2009 tarihli rapor ve krokisinin kararın eki sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı İl Özel İdaresi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu 341 ada 14 parsel sayılı taşınmazın 855,67 m2 yüzölçümündeki bölümünün davacı hazinenin tutunduğu 15.03.1993 tarih, 1 sayılı tapu kaydı kapsamında kaldığı gerekçesiyle davacı hazinenin davasının kabulüne ilişkin hüküm kurulmuşsa da mahkemece yapılan araştırma hüküm vermeye yeterli değildir.
Davacının tutunduğu 15.03.1993 tarih, 1 sayılı tapu kaydının uygulamasına ilişkin yerel bilirkişi sözleri soyut ve gerekçesiz, uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve eki harita keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan vermediğinden yetersiz olduğu gibi dava konusu 341 ada 14 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümü hükümde gösterilmemiş, dava dışı taşınmazlara komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile komşu taşınmazların tespit tutanakları varsa dayanakları kayıtlar Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilerek uyguluma denetlenmemiştir.
Davaya konu 341 ada 14 parsel sayılı taşınmaz hakkında kadastro mahkemesinin 2008/20 ve 2008/18 esas sayılı dava dosyalarında ayrı ayrı davaların açıldığı anlaşılmaktadır. Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre davalardan biri hakkında verilecek hükmün diğer davanın ya da davaların sonucunu etkileyeceğinin anlaşılması halinde davalar arasında fiili ve hukuki irtibatın varlığının kabulü gerekir. Hal böyle olunca; davaların birlikte çözümlenmesi zorunludur. Bu olgu sağlıklı bir sonuca varmanın, dava ekonomisine uymanın temel koşullarındandır.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle dava konusu taşınmaza komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile komşu taşınmazların tespit tutanakları varsa dayanakları kayıtlar Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, dayanılan tapu kaydı yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı,
kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, uzman bilirkişiden keşfi denetlemeye imkan verecek şekilde rapor alınmalı, uygulama komşu parsellerin tespit tutanağı ve dayanakları kayıtları ile denetlenmeli, dava konusu taşınmazın davacı tarafın tutunduğu 15.03.1993 tarih, 1 sayılı tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı belirlenmeli, aynı taşınmaz hakkında açılan dava dosyaları HUMK.’un 45 ve onu izleyen maddeleri uyarınca yöntemine uygun şekilde birleştirilmeli,
bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/7623, K. 2010/4845, 21 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama