KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/7821 E., 2010/6894 K.·Elatmanın Önlenmesi Tazminat
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2010
Karar Metni
449 kelime·2 dk okuma
3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 14 ]
3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 25 ]
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı M... Y... ve davalı K... Y... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 332 ada 3 ve 4 parsel sayılı sırasıyla 4657,23 ve 351,07 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı olduklarından sözedilerek malikhaneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı M... Y... tarafından davalı K... Y... aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan elatmanın önlenmesi ve tazminat davası görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama sonucu davanın reddine, dava konusu 332 ada 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazların hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı M... Y... ile davalı K... Y... tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Davacı M... Y... Asliye Hukuk Mahkemesine açtığı dava ile elatmanın önlenmesi istemi ile birlikte tazminat isteminde de bulunmuştur. 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 25. maddesi hükmüne göre elatmanın önlenmesi davalarına bakmak Kadastro Mahkemesinin görevine girmekte ise de tazminat davalarının genel mahkemede görülmesi zorunlu, kadastro mahkemesinde çözümlenmesi olanaksızdır. Mahkemece bu olgu dikkate alınarak tazminat isteği hakkındaki davanın bu dosyadan tefriki ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine, usulün 27.maddesi hükmü uyarınca dosyanın görevli genel mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekir.
2-Davacı M... Y... ile davalı K... Y...'ın diğer temyiz itirazlarına gelince. Mahkemece dava konusu taşınmazlar üzerinde tespit gününde taraflar yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmü uyarınca kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle taşınmazların hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş ise de yapılan araştırma, uygulama hüküm vermeye yeterli değildir.
Dava konusu taşınmazların tespit tutanağı içeriği incelendiğinde hükme dayanak yapılan, keşifte dinlenen bilirkişi ve tanık sözleri ile tutanak bilirkişileri beyanlarının çeliştiği tartışmasızdır. Bir başka deyişle kadastro tespitinde saptanan hukuksal olgu ile keşifte saptanan hukuksal olgu birbirine aykırı düşmüştür.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için tespit tutanağı bilirkişileri hazır olduğu halde taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, tutanak bilirkişileri taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenilmeli, hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen bilirkişi ve tanıkların sözleri ile tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları arasındaki aykırılık giderilmeli, ayrıca dava konusu taşınmazlara komşu parsellerin kadastro tespit tutanaklarının onaylı örnekleri ile varsa dayanağı belgeler getirtilmeli, tespitlerine esas belge alınmış ise sözü edilen belgelerin nizalı parseller yönünü ne biçimde ve kimin yeri olarak sınır gösterdiği incelenmeli,
bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/7821, K. 2010/6894, 2 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama