KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/7831 E., 2010/6897 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2010
Karar Metni
468 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 104 ada 3 parsel sayılı 3754,29 m2 yüzölçümündeki taşınmaz 4753 sayılı Yasa uyarınca oluşturulan tapu kaydına dayanılarak davalı hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar ... ve ... miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu 104 ada 3 parsel sayılı taşınmazın eşit paylarla davacılar ... ve ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu 104 ada 3 parsel sayılı taşınmaz üzerinde 8.11.1963 tarih, 457 sayılı hazine tapusunun oluştuğu günden önce adına tescil kararı verilen zilyet davacılar ... ve ... yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14 ve 46/1. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de, dava konusu taşınmaza komşu 104 ada 1 parsel sayılı taşınmaz mera olarak sınırlandırıldığı halde dava konusu taşınmaz yönünden yöntemine uygun şekilde mera araştırması yapılmamıştır.
Hal böyle olunca davada usulüne uygun mera araştırmasının yapılması gerekir. Kural olarak mahkemece bir yerin mera olarak kabul edilebilmesi, taşınmazın yetkili idari merciler tarafından mera olarak tahsis edilmesi ya da taşınmazın öncesinin bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde kamu malı niteliğinde mera olarak kullanılagelmiş olmasına bağlıdır. Mahkemece bu doğrultuda bir araştırma ve soruşturma yapılmamıştır. Böylesine eksik inceleme ile karar verilemez.
O halde davada sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından 4753 ve 5618 sayılı Yasalar uyarınca mera tahsisi yapılıp yapılmadığı Özel İdare Müdürlüğünden, 4342 sayılı Yasa uyarınca mera tahsisi yapılıp yapılmadığı Mülki Amirlikten sorulup saptanmalı, yapılmış ve bu yönetimsel işlemler kesinleşmiş ise mera tahsis haritası ve eki belgeler yerinden getirtilmeli, dava konusu taşınmazın bulunduğu köye komşu köyler halkından seçilecek yerel bilirkişi ve tanıklar uzman bilirkişi,
tapu fen memuru ve uzman ziraatçı bilirkişi ve belirtmelikte imzası bulunan muhtar ve azalar sağ olmaları halinde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, bölgede mera tahsisi yapılmış ise mera tahsis haritasının ölçeği ile kadastro paftasının ölçeği eşitlendikten sonra yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi fen memuru eliyle her iki harita çakıştırılmak suretiyle uygulanmalı, uygulamada haritalarda tarif edilen belli poligon ve röper noktalar ile arz üzerindeki doğal ya da yapay sınır yerlerinden yararlanılmalı,
bu yolla dava konusu taşınmazın mera tahsis haritasının kapsamında kalıp kalmadığı duraksamaya meydan vermeyecek şekilde belirlenmeli, taşınmazın bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından mera tahsisi yapılamamış ise, yerel bilirkişi, tanıklar ve belirtmelik tutanağı bilirkişilerden dava konusu taşınmazın öncesinin bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde mera olarak kullanılıp kullanılmadığı yolunda olaylara dayalı bilgi alınmalı, dava konusu taşınmazın öncesinin mera olup, olmadığı duraksamaya meydan vermeyecek şekilde belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/7831, K. 2010/6897, 2 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama