İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2009/8447 K.2010/1443

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davacı tarafça istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi. Gereği görüşüldü:

Esas2009/8447Karar2010/1443Tarih17 Mart 2010Okuma5 dk · 1.020 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2009/8447 E., 2010/1443 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Mart 2010
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.020 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davacı tarafça istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi. Gereği görüşüldü:

Dava, taşınmaz üzerinde bulunan muhtesatların aidiyetinin tespiti ve tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesi istemine ilişkindir.

İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliğine, davaya konu muhtesatın kadastro tespit gününden sonra meydana getirildiğinin, bu nedenle de somut olayda 3402 sayılı Kadastro Kanununun 19. maddesinin uygulanma koşullarının gerçekleşmemesi nedeniyle mahkemece davacıların şerhe yönelik isteminin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacıların sair temyiz itirazları yerinde değildir.

Ne var ki, mahkemece davacıların tespit isteminin kabulüne karar verilmiş ise de, varılan sonuç toplanan delillere ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.

Öğreti ve uygulamada tespit davalarının dinlenebilmesi için genel dava koşullarından başka aşağıda açıklanan iki özel koşula daha ihtiyaç bulunduğu kabul edilmektedir.

1-HUKUKİ İLİŞKİ: Tespit davasının konusunu ancak bir hukuki ilişki oluşturabilir. Tespit hükmü bir hak ve alacağın var olup olmadığını, bir başka deyişle hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığını tespit eder. Bu nedenle uygulamada konusu yalnızca maddi olaylar olan tespit davalarının dinlenemeyeceği, maddi olay yada olayların ancak hukuki bir ilişki ile birlikte tespit davasına konu edilebileceği kabul edilmektedir.

2-HUKUKİ YARAR: Hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığının hemen tespitinde davacının hukuki bir yararı bulunmalıdır. Hukuki yarar koşulu özellikle tespit davasının açıldığı günde mevcut olmalı ve verilen hüküm kesinleşene kadar da varlığını sürdürmelidir. Bir hukuki ilişkinin hemen

tespitinde hukuki yarar bulunduğunun kabul edilebilmesi için de aşağıda belirtilen üç koşulun birlikte mevcut olması zorunludur.

a)YAKIN TEHLİKE: Davacının bir ... veya hukuki durumu halen mevcut veya yakın bir tehlike ile ciddi biçimde tehdit edilmiş olmalıdır.

b)TEHDİDİN ZARAR MEYDANA GETİREBİLECEK NİTELİKTE OLMASI: Objektif olarak değerlendirildiğinde yakın ve ciddi tehdit davacı için bir zarar meydana getirebilecek nitelikte olmalı, tehdit sebebiyle davacının hukuki durumu belirsizlik içinde bulunmalıdır.

c)TESPİT HÜKMÜNÜN TEHLİKEYİ ORTADAN KALDIRACAK NİTELİKTE BULUNMASI: Tespit hükmü koşulları usulün 237. maddesi hükmünde açıklanan kesin hüküm sonuçlarını meydana getirmekte ise de, eda bölümü bulunmadığından cebrî-icraya konu olmaz. Hal böyle olunca icra ve infaz kabiliyeti bulunmayan böyle bir hüküm almak üzere dava açmakta hukuki yarar bulunduğundan söz edilebilmesi için alınacak tespit hükmünün mevcut veya yakın tehlikeyi ortadan kaldıracak nitelikte olması gerekir.

Açıklanan bu olguların sonucu olarak; öğreti ve uygulamada davacının hukuki korunma ihtiyacını başka bir yolla tamamen giderebilmesinin mümkün olduğu hallerde soyut hukuki ilişkinin tespitini istemekte hukuki yararının bulunmayacağı, bu nedenle de eda davası açılabilecek hallerde tespit davası açılamayacağı kabul edilmiştir. Buna karşılık eda davası sonucunda elde edilecek hükmün tespite ilişkin bölümünün kapsam olarak tespit davasında elde edilecek hükmün kapsamından daha dar olması halinde eda davasından bağımsız olarak açılan tespit davasının dinlenmesi gerektiği de kuşkusuzdur.

Tespit davasının kendine özgü koşulları olarak tanımlanan bu koşullar ve dolayısıyla da hukuki yarar dava koşuludur. Bu nedenle davacının tespit davası açmakta hukuki yararı bulunup bulunmadığının diğer dava koşulları gibi taraflarca öne sürülmese bile mahkemelerce kendiliğinden araştırılması gerekir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 699. maddesi hükmünde paylı mülkiyet halinde paylaşmanın malın aynen bölüşülmesi veya pazarlık yada artırmayla satılarak bedelinin bölüşülmesi biçiminde gerçekleştirileceği, 703. maddesi hükmünde de elbirliği halinde mülkiyette paylaştırmanın, aksine bir hüküm bulunmadıkça paylı mülkiyet hükümlerine göre yapılacağı açıklanmış, HUMK'un 565, 566 ve 567. maddelerinde ise paylaştırma veya ortaklığın giderilmesi davalarında sulh hakiminin basit yargılama usulüne göre yargılama yapacağı, yargılama sırasında ortaya çıkan ve miktar itibarıyla kendi görevine giren uyuşmazlıkları da basit usule göre çözümleyeceği,

görevini aşan uyuşmazlıkların ise yazılı usule göre çözümleneceği, bu durumda sulh hakimi huzurunda uyuşmazlığın tespit edildiği günden itibaren on gün içinde davasını açmaya mecbur olduğu açıklanmıştır.

Tapu kütüğünün beyanlar hanesinde taşınmaz üzerinde bulunan muhtesatın maliklerden birine veya birkaçına ait olduğuna ilişkin kayıt bulunması veya muhtesatın maliklerden biri veya birkaçı tarafından kendi adına ve hesabına meydana getirildiğinin maliklerin tümü tarafından kabul edilmesi ve bu konuda oybirliği sağlanması halinde, ortaklığın giderilmesi davasına bakan sulh mahkemesince taşınmazın satışından elde edilecek bedelinin paylaştırma oranının muhtesata isabet edecek satış bedelinin sadece bu muhtesatı meydana getiren malik veya maliklere verilmesini sağlayacak şekilde belirlenmesi ve buna göre hüküm verilmesi gerekir.

Tapu kütüğünün beyanlar hanesinde bir kayıt bulunmaması ve muhtesatın kime ail olduğu konusunda taşınmaz malikleri arasında oybirliği sağlanamaması halinde ise mahkemenin bu konuyu ön mesele yapacağı, muhtesat değerine göre uyuşmazlığı çözmek kendi görevine giriyorsa uyuşmazlığı kendisinin çözeceği, görevini aşıyorsa muhtesatın kendisine ait olduğunu öne süren malik veya maliklere tespit davası açmak üzere süre vererek açılacak davanın sonucunu bekleyeceği,

mahkemenin verilen süre geçtikten sonra açılacak davanın sonucunu beklemek zorunda olmadığı ancak gerek verilen süre üzerine ve gerekse taşınmaz maliklerince kendiliğinden açılacak böyle bir dava sonucunda verilecek ve kesinleşecek hükmün davanın taraflarını ve ortaklığın giderilmesi davasına bakan mahkemeyi bağlayacağı, bu nedenle de taşınmazın satışından elde edilecek bedelinin paylaştırılma oranı belirlenirken kesin hükme değer verilerek oranlama yapılacağı kuşkusuzdur.

2942 Sayılı Kamulaştırma Kanununun 19. maddesine 26.05.2004 günlü ve 5177 sayılı kanunla eklenen ek fıkra hükmünde de "Başkası adına tapulu, sahipsiz ve/veya zilyedi tarafından iktisap edilmemiş yerin kamulaştırmasında binaların asgarî levazım bedeli, ağaçların ise 11 inci madde çerçevesinde takdir olunan bedeli zilyedine ödenir" denilerek muhtesatın kamulaştırma bedelinin muhtesatı meydana getiren malik dışındaki kişilere ödenmesi imkanı getirilmiştir.

Nitekim öğreti ve uygulamada bu hükümler dikkate alınarak muhtesatın üzerinde bulunduğu taşınmazın ortaklığının giderilmesi için açılmış ve davacının da taraf olduğu görülmekte olan bir davanın bulunması veya muhtesat yada üzerinde bulunduğu taşınmazın kamulaştırılması için karar alınmış olması hallerinde muhtesatı meydana getiren kişi veya kişilerin muhtesatın kendi adlarına ve hesaplarına, kendileri tarafından meydana getirildiğinin tespiti istemiyle dava açmakta hukuki yararlarının bulunduğu,

bu iki hal dışında muhtesatın davacı tarafından meydana getirildiğinin tespiti istemiyle açılan tespit davalarının dinlenebilmesi için de ya tespit davası açılmasına imkan tanıyan özel bir kanun hükmünün bulunması veya az yukarıda açıklanan tespit davalarının kendine özgü koşullarının gerçekleştiğinin belirlenmesi gerektiği kabul edilmektedir.

Somut olaya gelince; davaya konu muhtesatın üzerinde bulunduğu 157 ada 156 parsel sayılı taşınmaz ve üzerindeki muhtesatın kamulaştırmasının sözkonusu olmadığı, taşınmazın ortaklığının giderilmesi için açılmış bir davanın da bulunmadığı gözetildiğinde davacıların tespit davası açmakta hukuki yararlarının bulunmadığı kuşkusuzdur.

SONUÇ / HÜKÜM

Hal böyle olunca mahkemece açıklanan bu olgular göz önüne alınarak tespit isteminin de dava koşulu yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken tespit isteminin kabulü yönünde hüküm verilmesi isabetsiz, davacı tarafın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin ödenen 347,20 TL temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine iadesine, 17.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/8447, K. 2010/1443, 17 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/8447
Karar No
2010/1443
Tarih
17 Mart 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2009/8448 K.2010/1198
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2009/8449 K.2010/2264
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2009/8453 K.2010/1942
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2009/8453 K.2010/9942
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2009/8454 K.2010/10412
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2009/8455 K.2010/1805

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.