KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/1359 E., 2011/918 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2011
Karar Metni
518 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava ve temyize konu 188 ada 22 parsel sayılı 26.428,17 m2 yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğundan söz edilerek ham toprak niteliği ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ..., miras yolu ile gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu 188 ada 22 parsel sayılı taşınmaz üzerinde davacı ... yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Mahkemece keşif sırasında gözlem yapılmadan dava konusu 188 ada 22 parsel sayılı taşınmaz üzerinde davacı ...’in ekonomik amaca uygun olmayan hayvan otlatmak suretiyle zilyetliğinin bulunduğu taşınmazın, ham toprak niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği halde, yerel bilirkişi, tespit bilirkişileri ve davacı tanıkları taşınmazın uzman bilirkişi Uğur Aslan ve M.
Metin Tan tarafından düzenlenen 10.8.2008 havale tarihli rapor ve eki haritada (C) harfi ile işaretli 1.362,12 m2, (D) harfi ile işaretli 651,80 m2 ve (H) harfi ile işaretli 13.492,40 m2 yüzölçümündeki bölümlerin davacı ...’nün miras bırakanı ... ... tarafından 1950’li yıllardan beri arpa buğday ekilip biçilmek suretiyle zilyet edildiği, ...’un 1989 yılında ölümü üzerine de mirasçıları tarafından zilyet edildiği haber verildiği gibi, ziraat bilirkişi ve uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen haritada (C), (D) ve (H) harfleri ile işaretli taşınmaz bölümlerinin tarım arazisi olduğu bildirilmiştir.
Bu olgular dikkate alındığında mahkemece yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir. Eksik araştırma ve inceleme ile karar verilemez.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için tespit bilirkişileri, seçilecek elverdiğince yaşlı, yansız yerel bilirkişileri, taraf tanıkları, uzman fen ve üç kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi heyetinin tümü hazır olduğu halde dava konusu taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişi, tanıklar ve tutanak bilirkişileri taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenilmeli, uzman ziraat bilirkişileri aracılığıyla taşınmaz bizzat mahkemece görülüp gözlenmeli, taşınmazın fiziksel yapısı, meyil durumu, taş ve toprak unsurundan hangisinin galip olduğu ayrıntılı şekilde keşif tutanağına geçirilmeli,
komşu taşınmazların toprak yapısı ile dava konusu taşınmazın toprak yapısı mukayese edilmeli, bu fiziksel olgular da keşif tutanağına geçirilmeli, dava konusu taşınmazın kim tarafından ne zamandan beri ne şekilde zilyet edildiği yeterli şekilde araştırılmalı, özellikle uzman bilirkişi fen memurundan keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye, üç kişilik uzman ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi heyetinden ise mahkemenin keşif tutanağına geçen gözlemini yansıtmaya elverişli ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı,
davacının miras bırakanı ... ... ve mirasçıları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile başka taşınmaz mal tespit yada tescil edilip edilmediği Kadastro Müdürlüğü, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulup saptanmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/1359, K. 2011/918, 21 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama