KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/1383 E., 2011/1560 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mart 2011
Karar Metni
492 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 101 ada 2768 ve 147 ada 1 parsel sayılı sırasıyla 1615,42 m2 ve 39,66 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak, 101 ada 2768 parsel sayılı taşınmaz davalı ..., 147 ada 1 parsel sayılı taşınmaz davacı ... ile davalılar ... ve arkadaşları adına tespit edilmiştir.
Davacı ..., miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava konusu taşınmazların adına tescili ve 147 ada 1 parsel sayılı taşınmazın üzerindeki kerpiç evin davalılarla kendisine ait olduğunun beyanlar hanesinde gösterilmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine, 101 ada 2768 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi davalı ... adına tapuya tesciline, 147 ada 1 parsel sayılı taşınmazın davacı ... adına tapuya tesciline, üzerindeki evin davacı ile davalılara ait olduğunun beyanlar hanesine şerh verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
101 ada 2768 parsel sayılı taşınmaz ile dava dışı 2767 parsel sayılı taşınmazın davalı ... ile kardeşi ... ...’a miras yoluyla intikal ettiği, aralarında yapılan paylaşımda dava dışı 2767 parsel sayılı taşınmazın davalının erkek kardeşi ... ...’a, dava konusu 2768 parsel sayılı taşınmazın davalı ...’ya düştüğü, 101 ada 2768 parsel sayılı taşınmaz üzerinde davalı yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davacı ...’ın 101 ada 2768 parsel sayılı taşınmaza ilişkin oluşturulan hükme yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu taşınmazla ilgili oluşturulan hükmün ONANMASINA, peşin alınan harcın mahsubu ile geriye kalan 15,10 TL harcın davacı taraftan alınmasına,
Davacının 147 ada 1 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarına gelince; davacının temyizi vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkindir. HUMK 94. maddesinin ikinci fıkrası hükmüne göre davanın kabulü halinde davacı tarafın yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması için davayı kabul etmesi yeterli olmayıp aynı zamanda ve birlikte kabulün en geç taraf teşkilinden sonraki ilk duruşma oturumunda yapılması ve davalının hal ve durumu itibarı ile dava açılmasına sebebiyet vermemiş olması gerekir. Bu iki koşuldan herhangi birinin gerçekleşmemiş olması halinde davanın kabul edilmiş olması nedeniyle davalının yargılama giderlerinden ve yargılama giderlerinden sayılan vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerekeceği kuşkusuzdur.
Somut olaya gelince; davalıların ilk duruşma oturumunda yaptıkları bir kabul bulunmadığına göre davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi ve yargılama giderinden davalıların kabul–red oranına göre sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de, yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hüküm fıkrasının 2 ve 3 numaralı bentlerinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerlerine;
“2-83,80 TL. keşif gideri ile 5 davetiye gideri 22.5 TL. olmak üzere toplam 106.3 TL. yargılama giderinin davalılar ..., ..., ..., ... ve ...’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/1383, K. 2011/1560, 15 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama