KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/153 E., 2010/1664 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mart 2010
Karar Metni
428 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacılar ..., ... (....) ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Dava, mirasçılık belgesinin verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç davanın niteliğine, tarafların sıfatına, dosya kapsamında toplanan delillere uygun düşmemiştir.
Toplanan delillerden, miras bırakan ....’ın daha önce Arnavutluk vatandaşı iken Türkiye’ye geldiği, 16.01.1963 günlü Bakanlar Kurulu kararı ile Türk vatandaşlığına geçtiği ve 11.09.1977 tarihinde öldüğü, ölüm günü itibarıyla Nüfus Aile Kayıt tablosuna göre mirasçısının görülmediği, ancak aynı sayfanın dip notunda Arnavutluk vatandaşı ... ile evli olduğunun belirtildiği, davacıların dosyaya sundukları belgelerden miras bırakanın çocuklarının olduğu ve davacıların da Arnavutluk vatandaşı olduğu anlaşılmaktadır.
Miras bırakanın ölüm tarihinde yürürlükte bulunan 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi’nin 517.maddesi hükmüne göre miras ölümle açılır. Aynı Kanunun 539.maddesi hükmüne göre de miras açılınca mirasçılar mirasın tamamına sahip olurlar ve miras bırakana ait hak ve alacaklar, taşınır ve taşınmaz mallar kendiliğinden mirasçılara intikal eder. Türk Kanunu Medenisinin yürürlüğüne ilişkin 864 sayılı Kanununun 16.maddesi hükmüne göre de mirasçılık ve mirasın geçişi, miras bırakanın ölüm tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre belirlenir.
Miras bırakanın ölüm tarihinde yürürlükte bulunan mülga 2675 sayılı Kanunun 22/1.maddesi hükmünde mirasın ölenin milli hukukuna tabi olduğu Türkiye’de bulunan taşınmaz mallar hakkında Türk Hukukunun uygulanacağı mirasın açılması sebeplerine, iktisabına ve taksimine ilişkin hükümlerin terekenin bulunduğu ülke hukukuna tabi olacağı 2644 sayılı Tapu Kanununun miras bırakanın ölüm tarihinde yürürlükte bulunan 35.maddesi hükmünde de yabancı uyruklu gerçek kişilerin karşılıklı olmak ve kanuni sınırlamalara uyulmak kaydıyla, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde taşınmaz edinebilecekleri açıklanmıştır.
Somut olaya gelince dosya içeriğinde toplanan delillerden miras bırakan ...’ın ölüm günü olan 11.09.1977 tarihinde ülkemiz ile Arnavutluk arasında taşınmaz edinme yönünden karşılıklılığın bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle miras bırakanın ölüm günü itibarıyla taşınmazlar yönünden mirasçılık belgesinin verilmemesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ne varki miras bırakanın terekesi sadece taşınmaz mallardan ibaret değildir.
Terekede taşınmaz dışında para ve taşınır mallar da bulunabilir. Tapu Kanunu’nun az yukarıda açıklanan hükmü ve karşılıklılık ilkesi terekede bulunan para ve taşınır malların edinilmesi yönünden uygulanamaz. Yasalarımızda yabancı uyrukluların para ve taşınır malları edinmesini yasaklayan başkaca bir düzenleme de bulunmamaktadır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/153, K. 2010/1664, 25 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama