KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/2130 E., 2011/986 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2011
Karar Metni
407 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 174 ada 7 parsel sayılı 18482,06 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına, miras yoluyla gelen hakka, satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, edinme koşullarının gerçekleşmediğini öne sürerek taşınmazın belirli bölümüne yönelik olarak dava açmıştır.
Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 25.05.2008 tarihli rapor ve ekindeki haritada (A) harfi ile işaretli 5048,06 m2 yüzölçümündeki bölümün aynı ada da son parsel numarası ile davacı Hazine adına, geriye kalan taşınmaz bölümünün ise tespit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı tarafın tutunduğu Haziran 1308 tarih 501 sayılı sicilden gelen T.Sani 1317 tarih 12 sayılı tapu kaydının yüzölçümünden fazlası ile dava dışı 179 ada 1-13, 174 ada 1-4, 34 ve 177 ada 1-5 parsel sayılı taşınmazlara revizyon gördüğü, dava konusu taşınmazı kapsamadığı, dava konusu 174 ada 7 parsel sayılı taşınmazın dava ve temyize konu bölümü üzerinde tespit gününde davalı ... yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği,
davalının taşınmaz bölümü üzerinde zemini ekonomik amacına uygun olarak kullanmak koşuluyla iktisap sağlayan süreye ulaşan zilyetliğinin bulunmadığı mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre; davalı ...'nun sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki; mahkeme hükmünden sonra 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun 36/A ve geçici 11. maddelerinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekalet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz ve bu hüküm henüz infaz edilmemiş yargı kararlarına da uygulanır.” hükmü öngörülmüştür.
Bu yasal değişiklik nedeniyle davalı aleyhine vekalet ücreti dahil yargılama giderine hükmolunmaması gerekirken, yazılı şekilde hüküm oluşturulması sonradan yürürlüğe giren ve geçmişe etkili sonuç doğuran yasal düzenlemelere aykırı ise de; yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün 2, 3 ve 4. bentlerinin hüküm yerinden çıkartılmasına,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/2130, K. 2011/986, 23 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama