KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/2301 E., 2011/1636 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mart 2011
Karar Metni
370 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... ile katılan davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 133 ada 15 parsel sayılı 25850,28 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... Belediyesi Tüzel Kişiliği dava konusu taşınmazın mera olduğunu öne sürerek dava açmıştır. Yargılama sırasında Hazine, davacı ile aynı nedene dayanarak davaya katılmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, 133 ada 15 parsel sayılı taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... ile katılan davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu 133 ada 15 parsel sayılı taşınmaz üzerinde davalı ...'un ekonomik amacına uygun zilyetliği bulunmadığı gibi, taşınmazın kamu malı niteliğinde mera olduğu, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Kural olarak meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğe değer verilemeyeceği gibi Kadastro Mahkemesince taşınmazların hangi köye ait mera olduğuna dair aidiyet belirleyecek şekilde hüküm de kurulamaz.
Meralar'a aidiyet belirleme, yenilik doğurucu haklardan olup görevli mahkeme Genel Mahkemelerdir. Mahkemece aidiyet belirlenmeden taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına dair hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davalı ... ile katılan davacı Hazine'nin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki; mahkeme hükmünden sonra 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun 36/A ve geçici 11. maddelerinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı Kadastro Mahkemeleri ile Genel Mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekalet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz ve bu hüküm henüz infaz edilmemiş yargı kararlarına da uygulanır.” hükmü öngörülmüştür.
Bu yasal değişiklik nedeniyle davalı aleyhine vekalet ücreti dahil yargılama giderine hükmolunmaması gerekirken, yazılı şekilde hüküm oluşturulması sonradan yürürlüğe giren ve geçmişe etkili sonuç doğuran yasal düzenlemelere aykırı ise de; yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün 2 ve 4 bentlerinin hüküm yerinden çıkartılmasına,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/2301, K. 2011/1636, 17 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama