KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/2328 E., 2010/4813 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2010
Karar Metni
252 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... Müdürlüğü tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, hüküm yerinde gösterilen gerekçelere, hükmüne uyulan bozma kararı çerçevesinde işlem yapılmasına, hüküm verilirken bozma kararı dışında kalarak kesinleşen yönlerin de göz önünde bulundurulmasına göre davalı ... Müdürlüğü’nün yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile daire bozma kararı gereğine uygun bulunan hükmün ONANMASINA, peşin ödenen 705,05 TL harcın mahsubu ile eksik ödenen 2.067,74 TL harcın davalı ... Müdürlüğü’nden alınmasına, 21.09.2010 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Taraflar arasındaki tazminat davası sonunda mahkemece davalı ... A.Ş. açısından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ne var ki, Dairemizin 11.12.2007 tarih ve 2007/3859-4672 E.K. sayılı bozma kararından önce alınan 12.12.2006 tarihli bilirkişi raporunda davacının kira kaybı 3.600 TL olarak belirlenmiş, 13.12.2006 tarihli oturumda rapor tarafların vekillerine verilmiş ve aynı günlü oturumda
davacı vekili rapora karşı beyanda bulunmak üzere süre istemiş, müteakip oturumda ise rapora karşı açıkça miktar yönünden itirazda bulunmamıştır. O halde anılan rapor miktar açısından davalı yararına usulü kazanılmış hak oluşturmuştur.
Dairemizin bozma gerekçesi ise tümüyle reddedilen kira kaybına ilişkin olup miktar yönünden kesinleşen önceki duruma nazaran daha fazlasının hüküm altına alınabileceği şeklinde yorumlanamaz ve bu yorum tarzı kazanılmış hak ilkesine aykırı düşer.
Mahkemece bozmadan sonra alınan bilirkişi raporunda davacının kira kaybı olarak belirlenen 5.400 TL'ye hükmedilmesi doğru olmadığından salt bu nedenle kararın davalı ... A.Ş. yararına bozulması gerektiğinden aksi yöndeki sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/2328, K. 2010/4813, 21 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama